İktidarı Artan Fiyat Artışları ile Hedef Almak, Ona Yönelik Algı Operasyonu Oluşturmak

Yazmış olduğumuz önceki makalelerimizde, genel olarak piyasayı anlattık. Ancak dün Aksaray, Ankara, çorum da yolun kenarlarına bırakılmış tonlarca çürümüş soğan, bizleri çok üzdü. İnsanımız ne ara bu hale geldi. Ne kadar vicdansız oldu anlamadım... Bu Coğrafyanın insanı nasıl bu kadar hain bir ruh taşır?

Bu olumsuz gelişmeler karşısında tüketici olarak, bize düşen nedir? Onu ifade edelim.

Bizim insanımız nedense pek endişelidir. Bundan yaklaşık bir ay önce sıvı yağ konusunda Ülkemizde yaşananları hepimiz biliyoruz. İnsanlar adeta evlerine yağ depoladılar. Marketlerde bazı ürünlerin rafları boşaldı. Sanki kıtlık geliyormuş gibi, kimileri evlerini gıda deposu haline çevirdiler.

Arkadaşlar, mal talebe göre değer kazanır ya da talep olmaz ise, değer kaybeder. Bu ticarette kuraldır. Biz bir mala gereğinden fazla teveccüh eder isek, o mala talep çoğaldığı için, fiyatı da artacaktır.

Tüketici olarak daha dikkatli davranmak zorundayız. Eğer mallara teveccüh olmaz ise, inanın her şeyin ne kadar ucuzladığına şahit olacaksınız. Bu özeni göstermek zorundayız.

Burada bir sıkıntı var ise, sadece suçu iyi denetim olmuyor diye, devlete yöneltmek olmaz. Ortada var olan sıkıntıya sebep olan tüm paydaşların kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi lazım.

Bundan seneler önce kış mevsimlerinde içimizden kaç tanemiz yaz sebze veya meyvelerini yiyorduk. Rahata, refaha alıştık, gibi geliyor bana. Her sebze zamanında güzeldir. Yazın bir liraya aldığımız domateslerden yeteri kadar konserve, ezme yaptı iseniz, şu andaki domates talebi sizi ilgilendirmeyecektir. Üzülerek ifade edeyim her şeyin hazırına koşar olduk. Kışlık kurutma yapmak, kışa hazırlıklı olmak için, sebzelerden yararlanmak adına eskiden çalışmalar yapılır idi. Şimdi bitti. Kurutulan meyve ve sebzeler, kışın kullanılırdı. Neden yazın çünkü onlar çok ucuz oluyordu. Düşünün iki liraya aldığınız kuruttuğunuz patlıcana şimdi 30 lira vermek zorunda kalıyorsunuz. LÜKSE BAKAR MISNIZ? İnsanımız tembelleşti. Önceden Patates, Soğan gibi çok tüketilen mallar çuvallarla alınır ve uygun yerlerde kışın tüketilmek için saklanırdı. Yazın çok ucuz aldıkları bu ürünleri kışın rahat bir şekilde tüketirlerdi. Şimdi o, başkaları tarafından kurutulan sebzeleri de para vererek alıp, tüketmeye çalışıyoruz. Yani biz kurutmuyoruz. Öyle olunca domatesi, 30 liraya almaya mahkum olursun. Çok şaşırmıyorum.
Geçen haberlerde söyledi Getir, şirketi bir günde bir milyon sipariş almış. Düştüğümüz duruma bakar mısınız? Her şeyi ayağımıza kadar getirtiyoruz. İşte o zaman bunun bir bedeli olması gerekir. Bunu da hep birlikte ödüyoruz. Çocukluğumuzda ekmeğimize şeker serperek açlığımızı gideriyorduk Unuttuk mu? Yahut sıvı yağa zam gelecek diye kuyruklar oluşturup onar tane yağ almanın ne mantığı vardır? Bugün o yağların bazılarının tarihleri geçtiği için imha edildiğini, sosyal medyada görür olduk. Kısacası hem inancımıza göre bir saniyesine garantisi olmayan bir dünyada yaşıyoruz diyoruz. Hem de bırakın bir saniyeyi, aylar ötesine tedbir almaya çalışıyoruz. Ben bazı makalelerimde devletin kademelerinde çalışan insanların görev ve sorumluluklarının artırılmasını ifade etmek için kaleme aldım. Onlara daha geniş yetkiler verilsin istedim. Örneğin Valiler, bu konuda sorumluluk alabilirler.

TOPTANCININ VE ÜRETİCİNİN DE SORUMLULUKLARI VARDIR. BUNLARI YERİNE GETİRSİNLER İSTEDİM. Bu herkesin katkı verdiği bir piyasa ortamıdır. Mal arz ve talebe göre rağbet görür. Eğer bizler tüketici olarak, nefsimize biraz sabır diyerek, piyasayı az tüketerek bir kontrol edersek bakın bakalım piyasa nasıl rahatlayacak hadi bakalım hodri meydan... O şikayetçi olduğunuz marketler o zaman malı kime satacaklar?

İSTANBULDA BAYRAMPAŞA HALİNİ BİLİRİM. HALE GELEN MAL ÇOK ERKEN SAATLERDE SATILIR. Satılmayan ve nazik olan mallar bekleyecek durumda değil ise, saatler sonra çöpe atılır. Hatta ihtiyacı olan çoğu insan belirli bir saatten sonra gelip bunları topluyor. Bazı günü birlik ürünler yazın o sıcağında satılmadığı için, yeterli hal'de her dükkanın soğutması da olmayınca, olsa da yaz fiyatları ile kurtarmaz. O nedenle öğleden sonra genellikle bu tür ürünleri atıyorlar.

Şimdi sosyal medyada Dikkat edin bazı görüntülerde malları çöpe attığı gösterilen insanlar kısa kollu tişörtlerle çalışıyor. Yani yazın olan olaylar. Amma şimdi yapılıyormuş gibi servis ediliyor. Hal olayının doğasında her gün bu görüntüler vardır.

Ancak yola dökülen, anlamsız yerlere dökülen, yahut, mesela biz geçen hafta Nevşehir'de idik. Orada olan geçmiş yıllardaki olayda bazı zengin tüccarlar önceden malları almış depolamış ve depoda çürümeye terk etmiş. Çürüyünce de dışarı atmak zorunluluğu var. Hatırlarsanız Patates ve Soğan sıkıntısı geçtikten sonra, o depoların önü, çöpe atılmış Patates ve Soğan ile dolmuştu. Çünkü o depo ona lazım. Ya da bugün fiyat artırmak için, elindeki malları çöpe atanlar, Böyle yapanlar ise, işte gerçek VATAN HAİNLERİDİR...

Devlet bu tür esnafı takip edip, tespit edip, en ağır cezaları vermelidir. Hatta ticaretten men etmelidir. İfşa etmelidir.

Şimdi sosyal medya dahil sürekli çöpe atılan sebze ve meyve görüntüleri yayınlanıyor. Bazı görüntüler günümüze ait bazıları ise eski görüntüler. Bizim insanımızın son günlerdeki bu hassasiyetini bilen birileri, eski görüntüleri de yeni imiş gibi servis edip, bakın işte iktidar bu kadar çaresiz imajı oluşturmaya çalışıyorlar, buna dikkat etmek lazım...

Bu görüntüler ile de İktidarı yıpratma politikaları üretilmektedir. Bu konuda özen göstermek zorundayız. Dünyada tedarik zincirinde bir sıkıntı olduğu ortadadır. Biz de Ülke olarak kendimize düşen payı alıyoruz. Bu arada bazı uyanık tüccar veya üretici bunu fırsat bilerek, mallarından daha fazla para kazanmanın çabası içerisindeler.

Unutmasınlar DEVLET her zaman her şeyi görmektedir. Sayın Cumhurbaşkanının dün yaptığı açıklamalar bu konunun üzerine gideceklerini ve piyasada oyun oynamaya çalışan tüm tarafların en ağır şekilde cezalandırılacaklarını belirtmiştir.
Bakanlık benim de altını çizdiğim çöpe dökme olaylarının bazılarının ortalığı germek için yapıldığının altını çizdi. O görüntülerin bazılarının Pandemi dönemine ait olduğunu, bazılarının ise, satılamadan kalan depolardaki çürümüş malların imhası olduğunu belirtti. Her konuda olduğu gibi, bunu da istismar etmek isteyen, algı peşinde koşan insanlar var. Aman oyuna gelmeyelim.

Çünkü bu tür olayların asıl hedefinin iktidar olduğu açıkça bellidir. O halde, iktidar da üzerine düşen görevi yapacaktır...

Biraz sabır...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan ARSLAN - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?