Çanakkale Savaşı Tarihin Seyrini Değiştirdi

Üzerine türküler söylenen, eserler yazılan, hikayeler anlatılan, belgeseller hazırlanan, filimler çekilen Çanakkale savaşı, Osmanlının ingiliz emperyalizmine karşı bir direniş savaşıdır...

Şanlı tarihimizin en kıymetli zamanlarından birinin adıdır Çanakkale Zaferi… Bizim kendi tarihimize olan ilgisizliğimizin bu savaş için de geçerli olduğunu söylemeliyim. Dünyada bir kural vardır Tarihini anlamayanlar, ondan uzak kalanlar yaşadığı coğrafyayı koruyamazlar. Üzerinden çok zaman geçmemesine rağmen yeteri kadar araştırma yapılmadan, orada Yakın Tarihin zenginliklerini anlayamadan sadece anma törenleri ile yetinmişiz. Bu konuda araştırma yapan Tarihçi Mehmet Niyazi ÇANAKKALE MAHŞERİ isimli eserinde farklı açılardan yaklaşarak hem olayın değişik yönlerini ele almaktadır, hem de aslında en küçük ayrıntısına kadar bilinmesi gereken yakın tarihimizin en önemli zamanını gösteren bu olayın yeteri kadar araştırılmadığından bahsetmektedir.

Boğaza önceden yapılan topçu bataryaları, bu savaşın seyrini değiştiren önemli unsurlardan birisidir. Nusrat mayın gemisinin yaptıkları, tarihe altın harflerle yazılmıştır...

En önemli yanı önceki yazımda da belirttiğim gibi tarihi olayların seyrini değiştirmesidir. Dünya da sonradan yaşanan bir takım olayların bu savaşa bağlı olarak seyri değişmiştir. Anadolu’nun ve İstanbul’un işgalinin önlenmesini sağlamış. Batılı devletlerin sömürgelerini kaybetmelerini hızlandırmış daha sonrada bazı coğrafyalarda bağımsızlık hareketlerinin hayata geçmesine neden olmuştur.

Dünya üzerindeki sömürge devletler, bağımsızlık mücadelesine girmişlerdir. Bu direniş, onlara öncülük etmiştir.

Savaş anında bile tüm Dünyaya insanlık dersini verebilecek anların yaşanmasına neden olmuştur. Her zaman söylediğimiz gibi bu Milletin en büyük düşmanlarından olan İngilizler aldıkları esirleri diğer Osmanlı askerlerinin görebileceği bir meydanda diri, diri yakarak katletmiştir. Buna karşılık Osmanlı askerlerinin o savaşı bizzat yaşayan ve sonradan hatıralarını yazan insanların da belirttiği gibi ne kadar düşmanına bile merhametli ve insanca davrandığını örneklerini yaşayarak anlatmışlardır. Komutanlarının onlara esir olana kadar ölün, mesajlarına rağmen; esir olan düşman kuvvetlerine aylarca insani davranıştan başka bir şey yapılmamıştır.

Savaş meydanlarına havadan attıkları üçgen demir çiviler, çoğu Osmanlı askerinin ayak topuğunun ciddi manada yaralanmasına sebep olmuştur.
Bugün bile anma törenlerine Anzak temsilcisinin, Yeni Zelanda heyetinin katılmasının bir anlamı olması gerekir. Savaşırken bile, Dünyaya insanlık dersi vermek... Çünkü insanlığı, geleneği, inancı, öyle davranmasını emretmektedir. Yoksa, düşmanından korktuğundan dolayı değil.

Bütün bunlara rağmen İngiliz Devletinin yöneticileri Osmanlılar hakkında kendi meclislerinde hakarete devam etmişlerdir. Bu savaşta ayrıca tüm psikolojik savaş unsurlarını da kullanmışlardır. Osmanlı ordusu hakkında kara propaganda yapmaya devam etmişlerdir. Savaşan askerlere bildiri atmalar, onların morallerini bozacak uydurma haberler yaymaya devam etmişlerdir.
Hatıralarda insanlık örnekleri olarak anlatılan bir olayı nakletmek gerekir. Çünkü sonradan yazılan anılarda da bu olaya yer verilmiştir, amma eksik olarak. Yedi günde Çanakkale’yi geçeceğini zannederek saldıran düşman güçleri, karşılarındaki gücü kıramayınca savaş uzamış ve siperler arasında mesajlaşmalara hatta birbirlerine hediyeler atmalara yönelik olayların gerçekleştirildiğinden bahsedilmektedir.

Siperler arasındaki bu görünüşteki hoş insanlığa sığan yardımlaşma olaylarını bile bir taktik olarak kullanmışlar ve o, oyalama zamanları süresince alttan lağım açarak, sonradan o lağıma yerleştirdikleri bombalarla bir birliğimizi katletmişlerdir. İşte insani yardımlaşmaları bile, tuzak için fırsat olarak kabul eden bir zihniyetle savaştı askerimiz.

Zamanla yapılacak tüm araştırmalar gösterecektir ki; bu savaş tarihin seyrini değiştirmiştir. Çarlık yıkılmış, Rusya’da iktidar değişmiştir. Bugün aynı Rusya’dan bağımsız Türk devletleri ortaya çıkmıştır. Dünya savaşları, menfaat işbirlikleri gerekçesi ile hala devam etmektedir. En önemlisi Bugün mazlumu koruyacak Dünya üzerinde büyük bir güç kalmamıştır. Bu amaçla kurulduğu söylenen Birleşmiş Milletlerin yaptıkları ortadadır. İngilizler yine ince siyasetini göstererek Kıbrıs ve adalar gibi problemleri Türkiye’nin gelişmemesi için önüne engel olarak koymaktan çekinmemiştir. O da yetmiyormuş gibi, Ortadoğu’ya İsrail devletinin kurulmasını teşvik ederek ayrı ve büyük bir sorunu ortaya koymuşlardır. Hala saldırılarına dolaylı olarak devam etmektedirler, başkaları aracılığı ile olsa bile. Bütün bunlar İngiliz ince siyasetinin Osmanlı ve onun devamı olan Türk Devleti hakkındaki gerçek düşüncelerini ortaya koymak için yeterlidir.
Tarih bu coğrafyaya, İngilizlerin yaptığı ihanetleri açığa çıkardığı zaman, tüm Dünya insanının yüzüne nasıl bakacaklardır.

Kendilerinin yaptıkları bir Çanakkale savaşı filminde, kendi yanlarında savaşan Anzak ve diğer bölge askerlerini; nasıl tifüs salgında ölüme terk ettiklerini, onlara ilaç vermediklerini, sağlık hizmeti götürmediklerini anlatmaktadır.
Savaşın şiddetini anlatan en önemli delil havada çarpışan iki merminin bir birine girmiş halidir.
Allah tüm şehitlerimizin mekanını CENNET eylesin...

ORHAN ARSLAN

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan ARSLAN - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?