İmamoğlu Terör Bağlantılı Kişileri İşe Aldı! Nasıl Kirli Bir Siyaset Bu?

Ekrem İmamoğlu İBB'de göreve geldikten sonra 13 bin 353 kişiyi işten çıkardılar ve 45 bin 29 kişiyi işe aldılar.
Bu korkunç bir durum çünkü İBB'nin bütçe performansının karşılaması çok mümkün bir durum değil..

İmamoğlu yönetimindeki İBB’ye alınan 33 bin personelden 12 bininin incelendiği bunlardan ise 557'sinin terör örgütleri ile bağlantılı oldukları ortaya çıktı..

"İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı şirketlerde işbaşı yaptırılan personelden:
455 PKK/KCK,
80 DHKP-C,
20 MLKP,
2 MKP, ayrıca bazılarının FETÖ ve diger terör örgütleriyle iltisaklı

İmamoğlu maalesef halka hizmet etmiyor başka bir gündemi var.
Ülkenin geleceğine kastedenleri istihdam etmekle uğraşıyorlar.
CHP'nin olduğu yerde şeffaflık olmaz, liyakat olmaz, adalet olmaz ve sözlerinde durmazlar. .

İçişleri Bakanlığı, PKK, DHKP-C, MLKP, FETÖ ve diğer terör örgütleriyle bağlantılı kişilerin işe alındığı iddialarının ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde özel inceleme başlattı.

Aman Allah’ım..

Bunlar, bu ülkede İçişleri Bakanlığı yapmış..

Bunlar, bu ülkede ilçe belediye başkanlığı yapmış şimdi de büyükşehir belediye başkanlığı yapıyorlar..

Nasıl bir ülkede yaşıyoruz..

Nasıl bir kirli siyaset ile karşı karşıyayız..

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde işe alınan binlerce kişinin olduğunu, bunların bir kısmının terör örgütleri ile iltisaklı bulunduğunu belirtiyor...

Ekrem İmamoğlu, devlet düzeninin d’sinden haberi yok ki..

Her iltisaklı kişinin cezaevinde olması gerektiğini sanıyor olmalı ki..

“Gel tutukla o zaman” cevabı veriyor.

Hukukçuları hatırlatmış olmalı...

Her örgüt iltisakı olan sanık, mutlaka tutuklanmaz. (Bu gezici takımı da zaten, Osman Kavala’nın tutuksuz yargılanmasını istiyor ya.. Demek ki, her tutuksuz kişi, pir-pak demek değil.. Yargılanıyor olabilir.. Yargılamanın sonunda mahkum olabilir..)

Bazılarının tutuksuz yargılaması yapılır ve mahkeme sonuçlandığında mahkum olursa, cezası kesinleştikten sonra tutuklanır.. Bazen de..

Küçük küçük cezalar söz konusu olduğunda, mahkumiyetin cezaevinde yatmayı gerektirecek boyutta olmaması sebebi ile, mahkumiyet kesinleştikten sonra bile cezaevine girilmez...

Tüm bu bilgiler ışığında, tekraren belirtelim ki, cezaevinde yatmak, yatmamak ayrı..

Terör iltisaklı kişilerin belediyelerde, kamu kurumlarında (eski hükümlü statüsünde çalışmalar ayrı bir konu) çalıştırılmaları ayrı..

Ekrem İmamoğlu, artık bunu öğrenmiş olmalı..

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ekrem İmamoğlu’nun “Gelin, sabıkalı var ise, tutuklayın” çağrısından sonra, yeniden bir açıklama yaptı.. Müfettiş incelemesinin başladığını belirtti..

Bir önceki aşamada, “Gelin, iltisaklıları tutuklayın” diye meydan okuyan Ekrem, bu sefer bambaşka bir söyleme evrildi:

“İBB ve iştiraklerinde bir kişinin işe giriş prosedürleri bellidir. Eğer işe almaya karar vermişseniz ondan birtakım belgeler istersiniz. Bu belgelerin içerisinde adli sicil kaydı vardır.”

Eeee?

Yani ne demek istiyor, Ekrem Bey?

Şunu demek istiyor:

“Ben PKK’lıları, FETÖ’cüleri İBB’ye doldurdu isem..

Adalet Bakanlığı’nın verdiği sabıkasızlık belgesi ile doldurdum..”

Eğer gerçekten, İBB Başkanı, bir kişinin sabıkasızlık belgesine bakıp, işe aldı ise..

Kendisine kimse bir suçlama yöneltemez..

Ama Ekrem Bey, İBB’nin iştiraklerini CHP, İP ve HDP’li isimlere bölüştürdü ise..

Özellikle de, bu yönde CHP İl Başkan Yardımcısı Özgür Nas’ın itirafı ses kaydı ile sabit ise..

Ne diyordu, Özgür Nas?

“100 kişi alınıyorsa, 35 CHP, 15 İYİ Parti, 15 diğerleri, 20-25 de İBB kariyer üzerinden gidiyor, süreç bu şekilde. Yani bizim 2 bin 300-400 söylerken de 300-400 eksik var, belki o da geçmiş bir yılın sisteminin oturmamasından dolayı bir sıkıntı var, o da ileriki günlerde çözülür!”

Bu ses kaydı, aynı zamanda İBB Meclisi CHP Grup Sözcüsü Tarık Balyalı’nın huzurunda yapılıyor..

Özgür Nas’tan, bir yılı aşkın süre geçtiği halde, açıklama gelmedi.

Tarık Balyalı da, bir açıklama yapmadı..

Şimdi, sen “100 kişi alınıyorsa; 35’ini CHP, 15’ini İyi Parti, 15’ini diğerleri”ne tahsis ettiğini açıkça ikrar etti isen..

Artık, Adalet Bakanlığı’nın verdiği sabıkasızlık belgesine dayanamazsın..

Sen başka ortamlarda, başka iş kotarmalarla, adamları kadroya almışsın demektir.

Neresidir o belediyeye iş alımlarının yapıldığı illegal yerler, izah etmek zorundasınız..

Adalet Bakanlığı, cezası kesinleşmeyen kimse için, “Sabıkalıdır” diye yazamaz..

Siz de..

Partilere kadro tahsis etmezseniz..

Alım sırasında İP’e, HDP’ye kontenjan vermezseniz..

İşe aldığınız kişiler içinde FETÖ veya PKK iltisaklı kişi çıktığında..

Size kimse suçlama getiremez..

Ama görünen o ki, İP’e ve HDP’ye kontenjan tanınmış.

O kontenjan dahilinde işe alımlar yapılmış.

O sırada da, terör örgütleri ile iltisaklı kişiler işe alınmış.

İşte o noktada, Ekrem İmamoğlu’nun da, CHP’nin de, İP’in de, HDP’nin de sorumluluğu ortaya çıkıyor.

Sadece Ekrem değil..

28 Şubat sürecinde İçişleri Bakanlığı da yapmış olan Meral Akşener’inbile, “Kim sabıkalıdır, kim şüphelidir” bilmediğini ispat eden açıklamasını görünce..

Şaştım kaldım..

Ne diyor Akşener:

“Bütün belediyelerde işe alınan insanların, müracaatlarının değerlendirilme aşamasından itibaren GBT denilen yani güvenlik durumlarına bakılır, ‘Acaba hukuki olarak bir problemleri var mı?’ diye. Devleti yönetenlerin görevi, herhangi bir terör örgütüyle iltisaklı ve irtibatlı olanların bu sorgulamaları karşısında gereğini yapmaktır.”

Tam bu noktada..

Meral hanım ile Ekrem beyin çelişkisini farketmişsinizdir. Birisi sabıka (kesinleşmiş mahkumiyet kararı) yok diyor. Diğeri ise, GBT’ye (İçişleri Bakanlığı‘ndan bilgi istenmesi) bakılmalı diyor..

Zaten sayın Soylu da, sabıkasızlık yetmez, GBT de istemeli idiniz, istemediniz diyor..

Gerçekten de..

PKK’nın başındaki Murat Karayılan’ın, şu an sabıka belgesi var mı?

FETÖ’nün başındaki Fetullah Gülen’in, şu an sabıkası var mı?

İkisinin de sabıkası yok..

Avukatları vasıtası ile savcılıktan sabıka belgesi isteseler.. Veya E-Devlet sisteminden sabıka belgesi düzenlenmesini isteseler..

İkisi de sabıkasız belgesi alır..

Ama ikisinin de, ne devlet dairesinde, ne belediyede, ne de iştiraklerinde çalışmaması gerekir. Çalışamaması gerekir. Bu da, GBT denilen araştırma ile ortaya çıkar.

Osman Kavala’nın, “Mahkum olmadı. bırakın, tutuksuz yargılansın” diye dışarı çıkartmak isteyenler.

Selahattin Demirtaş’ı, “Tahliye edin, tutuksuz yargılansın” diyenler..

Sabıka belgesi yok diye..

PKK veya FETÖ’nün başını bile İBB’de işe almaya kalkarlarsa, hiç şaşırmam..

Arkasından, “Adalet Bakanlığı bize tuzak kurdu” bile diyebilirler..

Ah ah.. Milliyetçiler, bunu da mı görecekti? Ülkücüler, bu savrulmayı da mı görecekti?

HDP ile işbirliği yapıp, PKK’lıları İBB’e dolduruyorlar..

Sonra da, suçu, Adalet Bakanlığı’na atmaya çalışıyorlar..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan ALPARSLAN - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?