Nafile Umreden Daha Sevap

"Beşinci kez umreye gitmenin telaşında ve heyecanında olan bir arkadaşımla biraz hasbihal ettik bugün...
Eşi kızı ve küçük torunuyla birlikte gideceklerinden falan bahsederken:

"Maliyet olarak ne kadar tutuyor bu umre ziyaretin" diye sordum.

Tur şirketine ödenen miktar ile oradaki harcamalarıyla birlikte 60 bin lira gibi bir rakamdan bahsetti...

     Gel dedim sana nafile umre sevaptan daha çok sevap kazandıracak bir öneride bulunayım mı? Hacı kardeşim".
     Nedir dedi.
Çıkalım seninle birlikte..
Divanlı, Kayabaşı, Duraklı, Çiçekli Haydarlı, Kuyucak, şekerli, Ekmekçi mahallelerini gezelim.
Hani bu mahallelerde küçük küçük bakkallar olur ya...
Bu bakkalların hepsinin de veresiye defterleri olur ya...
O mahallelerde yaşayan garip gurebanın borçlarının kabardığı, o borçlarını ödeyemedikleri için ekmek bile almakta zorlanan fakir fukaranın borçlu olduğu veresiye defterleri var ya...
Hadi gidelim bu bakkallardan veresiye defterlerini satın alalım.
Hem o fakirlerin borçları bitsin.
Hem o bakkalların bükülen belleri doğrulsun.
Hem ekonomiye katkı sağlansın.
Hem o garib gurebanın yüzleri gülsün.
     Bak bu parayla rahat 15-20 bakkalın veresiye defterini alabiliriz...
Düşün ki evinde pirinci, şekeri nohudu mercimeği, makarnası vbg gıda maddeleri bitmiş bir çorba bile kaynatamayan, borcu olduğu için bakkaldan veresiye istemeye cesaret edemeyen, istese de verilmeyen bir annenin, bakkala girdiğinde bakkal amcanın "kızım.. borcunuzu bir hacı bey kapattı...
Borcunuz yok, ne istiyorsan alabilirsin" dediğindeki o annenin heyecan ve sevincini bir düşün...
     Şu kış gününde ne büyük bir hayır etmiş olursun ki bir umre değil bel ki, birçok umre sevabı kazanırsın...
Ne dersin...
     Dostlar cevap veremedi hacı efendi kardeşim.
Düşündü taşındı ofladı pufladı.
Mırın kırın, kem küm, hıg mıg...
Aaahhhhh Müslümanlık aaahhhh...
     Ben size neden oflayıp pufladığını söyleyeyim:
     Umreye gitseydi herkese duyuracaktı, beş defa umreye gidecek kadar parası olduğunu gösterecek kendince gösteriş yapıp havalara girecek, herkes duyacaktı. Üstünlük motifini ve nefsini, kibrini tatmin edecekti, Belki giderken bir şeyler götürüp orada, gelirken bir şeyler getirip burada satıp para da kazanacaktı. Kazandığıyla belki masrafını da çıkaracaktı. Kendisine üstünlük kattığına inandığı umre de ya bedava gelecek ya da bir kısım masrafı çıkacaktı...
     Bakkaldaki borcu kapatırsa kimse duymayacak, borcunu kapattığı kişiye tanımadığı için hava atamayacak, o da kendisini tanımayacağı için onun kendinden aşağıda olduğunu düşünüp üstünlük motifini tatmin edemeyecek, kibri ve gururu okşanmayacak ve gösteriş yapıp hava atamayacak. Yaptığı iyilik kendisi ile Allah arasında kalacak kendisi için daha hayırli olacaktı fakat kimse duymayacaktı ondan...
     Garip gurebanın gönlünü fethetmenin sevabını unutan Müslümanlık, paylaşmayı, bölüşmeyi unutan Müslümanlık aahhhh...
Allah'ın ihtiyacınızdan fazlasını paylaşın emrini kaale almayan Müslümanlık aaahhh...
Bir yetimin yüzünü güldürmenin Allah katındaki ecrini bilmeyen veya unutan Müslümanlık aaahhh...
     Daha bu Müslümanlar niye iflah olmuyor, niye yüzü gülmüyor diye yakınıyoruz ki? Niyeee...
     (Enfal 53): "Bu böyledir. Çünkü Allah bir topluma lütfettiği nimeti, o toplum birey olarak içlerindekini, birey olarak kendilerine ilişkin olanı değiştirmedikçe, değiştirmemiştir. Allah, iyice işiten, gereğince bilendir."
     (Rad 11) : "Kişinin önünde ve arkasında Allah’ın emriyle onu kayıt ve koruma altına alan takipçiler vardır. Bir toplum kendisindekini değiştirmedikçe Allah onlarda bulunanı değiştirmez.           Allah herhangi bir toplumun başına bir kötülük gelmesini diledi mi, artık onun geri çevrilmesi mümkün değildir. Onların Allah’tan başka yardımcıları da bulunmaz."
     Bu ayetlerdeki emirlere rağmen yakınıp duralım, bakalım ne değişecek boşuna bekleyip duralım ve görelim bakalım vesselam...
     Selamım yoksul ve güçsüz olan garip gurebanın gönlünü ve yüzünü paylaşımlarıyla güldüren her eyleminde ölçüyü elden kaçırmayanlara... ESEN KALINIZ
Abdullah HAKTANKAÇMAZ
      [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdullah HAKTANKAÇMAZ - Mesaj Gönder

# Dedi


Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?