Dersimli Kemal helallik isteyecekmiş! CHP'yi anlatsa bir türlü, sussa bir türlü

Milli meselelerde Atatürk’ün partisinin herkesten önce tavır almasını beklerken, Türkiye karşıtlarının tezlerinin savunuculuğu yapıyor.
Merak ediyorum, CHP hangi politikalarının semeresini alacak?..

“Dersimli” Kemal, Lüleburgaz'da Mustafa Kemal'in askeri, CHP Genel Merkezi'nde ise, Mustafa Kemal'in yurttaşı rolünü oynayarak halkı aldatmaktadır...

Karşıdevrim, üst yapı kurumlarını tamamlayana kadar, Kılıçdaroğlu bukalemun gibi renk değiştirip, CHP tabanını oyalamaya devam edecektir...

Genç Cumhuriyet'e ihanet eden Seyit Rıza ve Şeyh Sait'in CHP'yi ele geçiren torunları, dedelerinin intikamını almak için tıpkı onlar gibi düşmanla işbirliği içerisine girmişlerdir.

Bu noktadan itibaren, CHP'nin geri alınması da oldukça zorlaşmış bulunmaktadır...

Örgütsüz toplumun karşıdevrimi durdurabilmesi olanaksızdır. Bu nedenle Cumhuriyete bağlı gençliğin, bu yeni durumu tartışmaya başlayarak, gereğini yapmaları önlerindeki en acil görevdir...

Bekleyerek, yeni gelişmelere göre tavır belirlemek asla doğru değildir. Zira bu şekilde kaybedilecek vakit, hayati öneme sahiptir ve kaybedilmekle iş işten geçmiş olabilir...

CHP’li Engin Altay anlatıyor; “Bu hükümet dünyanın en doğru işini bile yapsa bizim bu hükümeti alkışlayacak halimiz yok. Milletin bize verdiği görev bu kardeşim...”

İşte budur… Hükümet dünyanın en doğru işini bile yapsa, muhalefet edeceksin…

Dünyanın en iyi ekonomisi de olsak, darbe olsa, düşmanlar saldırsa, ülkemizi uzaylılar işgal etse de, hükümetin yanında durmayacaklar yani?!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kamuoyu önüne çıkıp, 'helalleşelim' dediğinde konuyu muğlak bırakmamak adına bazı örnekler sıraladı.
'Başörtülüler' dedi, 'azınlıklar' dedi. Pek çok alt başlık daha saydı.
Ve bunları hatırlatırken de bir cümle kullandı: CHP'nin geçmişte açtığı derin yaralar var. İşte ne olduysa bu ifadeden sonra oldu.
Kemal Kılıçdaroğlu bu çıkışıyla hem parti içinde tepki çekti hem de hedef kitleye ulaşamadı.

Mesela helalleşmek isterken örnek verdiği 28 Şubat zulmünün mağdurları.
Ben daha "helal olsun, hakkımı helal ediyorum CHP'ye" diyen biriyle karşılaşmadım.
Yani eğer Sayın Kılıçdaroğlu, bu yolla yeni bir Şemsettin Günaltay modeli çizmek istiyorsa, sözlerinin hedeflediği mahallede bir karşılığı yok. Arz edeyim.

Belki, "helalleşmek" değil de açıkça "özür diliyorum" deseydi, daha rasyonel bir çıkış olabilirdi.
Zira "helalleşmek" çift taraflı bir eylemdir.
Biri helallik ister diğeri de hakkını helal eder veya etmez.

Misal, şapka devrimini (üstelik de devrimden önce) reddettiği için idam edilen İskilipli Atıf Hoca ile CHP nasıl helalleşecek?
Adam öldü gitti. Onun için sadece özür dilenebilir.
Sağlık karnesindeki fotoğrafı başörtülü olduğu için hastaneye alınmayan, hastane kapısında can veren Medine Bircan ile nasıl helalleşecek?
Nuray Canan orada. 28 Şubatçı polislerin zulmünde karnındaki bebeğini kaybetti.

Helalleşin hadi. Kur'an okuduğu için jandarmanın dövdüğü imam için ezanı Türkçe okumayı reddeden ve bu yüzden işkence gören müezzin için satılan, ahır yapılan camiler için. Nasıl helallik alacaksınız.

En çok özür dilersiniz. Sonrasını da Aziz Milletimize bırakırsınız. Kendisi de bir Dersimli olan Kılıçdaroğlu, 1938 için kaç aile ile helalleşecek?
31 Mart için, Menemen hadisesi için, Takrir-i Sükun'la yanan canlar için, İstiklâl Mahkemelerinin kurbanları için, Koçgiri için, Nazım Hikmet için, Sabahattin Âli için kimle helalleşecek CHP? Özür dileyecek özür. Helalleşmek yok.

Ve bunları dile getirirken de aslında çok kritik bir şey yapıyor.
Açıkça Atatürk'ü tartışmaya açıyor Kılıçdaroğlu. Parti içindeki tavizsiz Atatürkçüler'in tepkilerinden de görüyoruz bunu. –Ki zaten, bir Atlantik yapısı olan FETÖ ile kurulan ittifaktan ve emperyalistlerin maşası terör örgütü PKK'nın siyasi kanadı HDP ile ilişkiden memnun değillerdi.
Hatta Kılıçdaroğlu'nun 6 ilkeye ek olarak ambleme yeni bir "ok" diye önerdiği "demokrasi" tanımını da tartışmalı buluyorlardı.
İkinci Cumhuriyetçilerin söylemleriyle Kılıçdaroğlu'nun, "2023 sonrası cumhuriyeti demokrasi ile taçlandıracağız" sözü örtüşüyor.. Senelerce Mehmet Altan da aynı şeyi dedi zaten.
Bugün CHP o çizgiye gelmiş durumda. 7 Oklu CHP...

Kılıçdaroğlu hem Dimyat'a gidemiyor anlayacağınız hem de bir avuç bulguru sokağa atmış durumda. Şimdi CHP'nin katı Laikçi Kemalist kanadı soruyor Kılıçdaroğlu'na; "...
Neymiş hele bir anlat bakalım..
Neymiş, Atatürk'ün ya da İnönü'nün açtığı yaralar." diye. Anlatsa bir türlü sussa bir türlü.
Bakalım bu film nasıl bitecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan ALPARSLAN - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?