İnsanlar doğduğu yerde iş ve aşını bulsun

Her bakımdan devletin karı olacaktır. Bazı harcamalar azalacaktır. Göç az da olsa, önlenecektir. Herkes mecburen memleketine sahip çıkacaktır...

Devlet politikaları bu ana fikir etrafında şekillenir ise, insanlar çoğunlukla doğduğu yerde karnını doyurursa, maddi anlamda bazı sıkıntıları yaşamaz. Aile dayanışmaları ortaya çıkar. Daha az tüketim gerçekleşir. İsrafın önüne geçilmiş olur. Yardımlaşma, dayanışma, hem hal olma üst düzeyde ortaya çıkar. Daha az ayrılıklar, daha az maddi endişeleri yaşarlar. İnsanlar daha sağlıklı, daha uyumlu bir hayat yaşarlar.

Böylece Devlet önüne geçilemeyen devasa boyutlara ulaşan düzensiz göçü engellemiş olur. Yatırımlar bu ana fikir baz alınarak düzenlenmelidir. İnsanlar böylece toprağına, coğrafyasına, memleketine daha bağlı olurlar. Yatırımlarını oralara yaparlar. Yatırım konusunda Devlet böyle fikirlere destek vermelidir. Daha fazla teşvik etmelidir.  O,  bölgelere yatırım yapılmasını teşvik edecek yeni fikirler ortaya koymalıdır.

Hatta bu küçük şehirlerde yaşayan insanlar, Devlet özel imkanlar tanıyabilir. Daha az vergi almak, sigorta parasını daha az almak, hatta o bölgeye yatırım yapacak insanlara çok uzun vadeli faizsiz krediler sağlamak. Orda yaşayan bölge insanına devlet kaynaklı ekstra yapılarak, yardımlar devreye girebilir. Böylece orada yaşaması teşvik edilmiş olur.

Bu ana fikir gerçekleşir ise, ev fiyatları düşer, kiralar kontrol altına alınır. Sonuçta insanların doğduğu memleketlerinde maddi açıdan az da olsa, bir kaynağı vardır. Aile dayanışması ortaya çıkar. Yetiştirilen çocuklar daha az kreşlere, ana okullarına teslim edilmek zorunda kalır. Yaşlı insanlarımız terk edilmiş sendromu yaşamaz. Kısacası her alanda tasarruf sağlanmış olur. Devletin kasasına dolaylı olarak, katkı sağlanır. Yaşanan bazı sıkıntılar kendiliğinden ortadan kalkar.

Şimdi yaşadığımız hayatta yatırımlar belirli bölgelerde daha fazla olmaktadır. Bu ise, kontrolsüz şehirleşmeyi, devasa sorunları ortaya çıkarmaktadır. Ulaşım ve barınma ihtiyaçları zor karşılanmaktadır. Haliyle daha fazla para harcamak zorunda kalarak, bu ihtiyaçları karşılamak için çaba harcamaktasınız. İşte büyük şehirlerin hali, trafik, stres, gerginlik, pahalılık, doyumsuz tüketim... Ne demek istediğimi anlamanız için, bir an büyük şehirlerde yaşanan manzarayı şöyle gözünüzün önüne getiriniz...

Bazı bölgelerde iş ve aş kaygısı ortaya çıkınca, Doğal olarak insanımız aş ve iş endişesi ile, gurbet diye tanımladığımız mekanları tercih etmek zorunda kalmaktadır. Oysa, kendi doğduğu yerde iş ve aş, eğitim öğretim  konusu çözülmüş olsa, insanların çoğu doğdukları toprakları terk etmezler.

Üstelik büyük şehirlerin gittikçe kabaran nüfusu adeta bir kara delik gibi, yaptığınız tüm yatırımları anında yutmaktadır. Sağlık, eğitim, ulaşım, sorunlarını çözmek için çok yüklü paralar harcamak zorunda kalmaktasınız. Bu gidişle zaten bütçeniz yetmeyecektir.

Oysa Devleti yöneten irade, özellikle sağlık ve eğitim açısından büyük şehirlerdeki yığılmayı önleyebilir. Yapacağı yeni yatırımları, Daha küçük şehirlere kaydırabilir. Oralara yapılacak yatırımlarda; Devlet, özel sektöre motor görevini üzerine alarak lider olabilir. Daha büyük sanayi, eğitim, sağlık  yatırımlarını o bölgelere kaydırabilir. Devlet kaynaklı sanayiler devreye girebilir.

O bölgelerin gençlerinin eğitimlerini  kendi topraklarında yapması için, üniversite seçimlerinde kendi bölgesini seçenlere ek puanalar, ek kontenjanlar tanınabilir. Devlet kademesinde görev alacak memur ve işçi personel seçimine o bölgede yaşama şartı  isteyebilir. Hatta o bölgede çalışma süresini çok daha uzun tutabilir. Personel alımında böylece O, bölgenin dışında bir insanının orada işe alınmasının önüne geçilmiş olur.

Böylece yüksek eğitimini kendi şehrinde yapan bir genç, hem Devlete daha az yük olur. Hem ailesine... Hem de aile ortamı içerisinde okumanın rahatlığını yaşar. Tüm zararlı örgütlerin eline düşmez. Tüm kötü bağımlılıklara müptela olmasının önüne set çekilmiş olur. Aile ortamında eğitimini sağlar. Böylece daha az yurt talebi ortaya çıkar. Devlet bu işten çok karlı çıkacaktır. Daha fazla yurt  yapımına gerek kalmayacaktır. Yurt sıkıntısı olmayacaktır.

Daha sayamadığımız teşvik konuları her zaman hayata geçirilebilir.

Sonuçta slogan şu olmalıdır...

İNSAN DOĞDUĞU YERDE, DOYMALIDIR... GEÇİM   DERDİ   İÇİN  UZAK  BÖLGELERE   GÖÇ   ETMEMELİDİR... BÜTÜN MADDİ SIKINTILARIN, AYRILIKLARIN ÇARESİ BU SÖZDEDİR...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan ARSLAN - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?