İyiliği tavsiye etmek

Muhterem Kardeşlerim…

Kendisi iyi olmayan bir kimse, başkalarının iyi olmalarını tavsiye edebilir.

Bazıları, bu husustaki âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerden hakkı tavsiyeyi ancak günahsız insanın yapabileceğini zannetmişlerdir. Doğru olmayan kimsenin başkasını doğrultmaya çalışmasının, salih olmayan kimsenin başkasını ıslah etmesinin doğru olmadığını sanmışlardır.

Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:

“Kendiniz tam yapamasanız da iyiliği emredin! Kendiniz tam sakınamasanız bile kötülükten sakındırınız!” [İ.Gazali]

Demek ki iyiliği tavsiye etmek için günahsız olmak şart değildir. Sonra Peygamberler hariç günahsız kul bulmak kolay mıdır? Yukarıda bildirilen âyet-i kerime ve hadis-i şerif iyiliği emri ve kötülüğü men etmeyi yasaklamıyor, iyiliği emrederken kendimizi unutmamamız bildirilmektedir. Çünkü kötülüklerin tehlikesini bilen âlime yapılacak azap daha şiddetlidir.

Âlim günah işlerse, “Bilmiyordum” diye bir mazeret ileri süremez. Fakat iyiliği tavsiye ettiği ve kötülükten sakındırdığı için günaha girmeyecektir. Âlim, kendisi yapmazsa bile iyiliği bildirmesi farzdır. Farzı yapan da ihlasına göre ecir kazanacaktır.

Vaaz yolu ile irşatta bulunan kimsenin fâsık olması, fâsıklığının bilinmesi, sözünün tesirsiz olmasına sebep olur. Allahü Teâlâ, önce kendimize öğüt vermemizi, eğer kendimiz yaparsak, başkalarına da tavsiye etmemizi bildiriyor. İyiliğe kendimizden başlamamız gerekir, kendimiz yapamazsak bile iyiliği tavsiye etmekten vazgeçmemeliyiz.

İyiliği tavsiye edecek kimsenin dikkat edeceği hususlar:

1- Niyeti düzgün olmalıdır! Yalnız Rıza-i İlahi için iyiliği tavsiye etmeyi düşünmelidir!

2- Tavsiye edeceği iyiliğin iyi olduğuna, men edeceği kötülüğün kötü olduğuna dair muteber kitaplardan delili bulunmalıdır!

3- Sabretmesini bilmelidir!

Bu üç şartın yanında iyiliği tavsiye edecek kimsede üç haslet bulunmalıdır:

1- Rıfk ile konuşmalıdır. Rıfk yumuşaklık demektir. Katılığın tersidir. Yumuşak yerine sert ve kaba konuşan fitneye sebep olur. Kur'an-ı kerimde Firavuna yumuşak şekilde nasihat edilmesi emredilmiştir.

2- İlim sahibi olmalı, doğru söylemelidir. İlmi olmayan iyiliği tavsiye edemez. Fayda yerine zarar verir.

3- Hilm ile tatlılıkla söylemelidir.

Hadis-i Şerifte iyiliği tavsiye eden kimsenin, yumuşaklıkla, şefkatle muamele etmesi emredilmektedir.

Bu şartları taşıyan akıllı kişi, gücü nispetinde iyiliği tavsiye etmelidir. Akıllının kim olduğu Hadis-i Şerifte şöyle bildirilmektedir:

“Aklın alameti, nefse hakim olup öldükten sonra gerekenleri hazırlamaktır. Ahmaklık alameti nefse uyup, Allah’tan af ve merhamet beklemektir.” [Tirmizi]

Bu hususların yanında, iyiliği tavsiye eden kimse, güzel ahlak sahibi olmalıdır. Güzel ahlak sahibi olmayan kendini ıslaha çalışmalıdır. “İnsanlar, kendilerine iyilik edenleri sever” ve “Hediyeleşirseniz, birbirinizi seversiniz” Hadis-i Şeriflerine uymaya çalışmalıdır.

Hediyenin en kıymetlisi güler yüz, tatlı dildir. Bid'at sahiplerinden başka herkese, dost, düşman, Müslüman ve kâfire, daima güler yüz, tatlı dil göstermelidir. Kimse ile münakaşa etmemelidir. Münakaşa, dostluğu giderir, düşmanlığı arttırır.

Sevgide orta yol

Müslüman’a elbette güvenilir. Ama dinin emri dahilinde itimat edilir. Mesela ödünç verince senet yapılır. Mal çalınacak yere konmaz. Her işte tedbir alınır.

İki Hadis-i Şerif meali şöyledir:

“Zebur’da bildirildi ki, akıllı kimse, diline sahip olur, işine yönelir ve en sağlam dostuna karşı bile ihtiyatlı olur.” [Deylemi]

“Sevdiğin kimseyi itidalli sev, bir gün düşman olabilir, sevmediğine de itidalli ol, bir gün dost olabilir.” [Tirmizi]

Görüldüğü gibi tedbirli, ihtiyatlı olmak gerekiyor. Bütün suçu hırsıza yüklememeli, tedbir almayanda da kusur vardır.

İslamiyet her işte orta yolda olmayı emreder. Arkadaşa, ne haddinden fazla güvenmeli, nede ona hep güvensizlik içinde olmalı. Onun da insan olduğunu şeytana uyabileceğini düşünerek tedbiri elden bırakmamalı.

Liderlik, iyi ve kötü yönetici

Liderlik vermek sanatıdır, almak değil. Başarının sırrı vermektir.

Yönetici, dengeyi iyi koruyandır. Cenab-ı Hak her şeyi, hesap ve denge üzerine yaratmıştır.

İş liderdedir. Öndeki iyi olursa, netice iyi olur. Öndeki kötü olursa, netice bozuk olur.

Lider, kendini aradan çeken kimsedir. Bardaktan kendi benliğini çıkartıp, onun yerine temsil ettiği kimseleri koyan kimsedir. Bardakta kendisi bulunduğu müddetçe, oraya başka bir şey giremez. Kendini aradan çekmedikçe, ben ben dedikçe lider olunmaz.

Ateş düştüğü yeri yakar. Yürek yanacak, acı çekecek. Acı çekmiyor, yürek yanmıyorsa, memur zihniyetiyle lider olunmaz. Mevki, mal sevdasıyla lider olunmaz. Ne ki dinimizce “güzeldir”, onu örnek almak lazımdır. Bir işin delisi olmadıkça, o işin velisi olunmaz.

İnsanlara rehberlik eden, yol gösteren kimsede şu hasletler bulunmazsa, o rehberlik edemez. Kusurları örtücü ve bağışlayıcı olması, şefkatli ve yumuşak olması, doğru sözlü ve iyilik yapıcı olması, iyiliği emredip kötülüklerden men edici olması, misafirperver ve geceleri insanlar uyurken ibadet edici olması, bilgili ve cesur olması gerekir.

İdareci yükünü dağıtmalı, emri altındakilere durumlarına göre uygun görevler vermeli. Tek kişide bütün yük toplanmamalı. Tek kişide bütün iş, yük toplanırsa, altından kalkılamaz, işler tıkanır.

Her işi ben yapacağım diyen idareci, kötü bir yöneticidir. İşi ehline verdikten sonra, artık yöneticinin işi olmaz. İşi olmaz demek, iş yapmaz, işleri takip etmez demek değildir. O, teferruatla uğraşmaz, her şeye karışıp bunaltmaz. İşe yön verir, bu yönde gidilmesini temin eder.

Çok çalışmamız, maiyetimizi başarılı kılmaz. Çok fazla müdahale başarıyı önler.

Kabiliyetli, iyi yönetici, şahsa göre uygun iş verebilendir. Yoksa ondan iş isteyen değil. Bir şeyin tamamını elde edemezsek, tamamını terk etmeyelim. Bir insandan tamamen istifade edemiyorsak, onu sokağa atmayalım. İstifade edebileceğimiz yerde, istifade edebileceğimiz miktarda, istifade edebildiğimiz kadar ondan istifade edelim, her insan ayrı seviyede, ayrı kemaldedir.

Aciz insan kibirli olur. Maiyetine kibirli davranan, zayıf insandır, boş insandır.

İyi bir yönetici olmamız, maiyetimizin bizi sevmesiyle belli olur.

Hasislik noksanlıktır. Cimriler noksandır. Yanında insan yetiştirmeyen hasistir. Bahçıvan, bir gül için bin diken yetiştirir. Bir kişi deyip geçmemeli. İyiliğin de, kötülüğün de azını küçümsememeli. Tarihe bakınca, bir devleti batıranın da, kurtaranın da birer kişi oldukları çok görülür.

Allahu Teâlâ cümlemizi güzel ahlak sahibi kullarından eylesin. (Amin)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Müslüm ABACI - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?