Bu nasıl bir futbol oynamak, Milli Takım berabere kaldı!

Milli Takım sanki maçı nasıl olsa kazanamayacağım mantığı ile sahadaki yerini almıştı. Karşı takım orta sahasını daha diri, kalabalık tutatark, oyun kurma şansını bize tanımama adına mücadele tti. Başarılı oldu. Saha içerisinde sanki orta sahamız yok gibi oynadık. Geri dörtlünün önünde yer alan berat, dışında topu o bölgeden gelip oyuna sokma çabası içerisinde olan adam yok gibiydi.

Karşı takım adeta orta sahayı kuşattı. Kanat adamlarımız bile kendilerine gelen topları ileriye taşımak, adam eksiltip kenara inmek yerine, geri pası olarak kullanmayı tercih etti. Böyle pozisyon maç içerisinde otuz defa oldu desem yanılmam her halde...

Ozan orta sahada ne yaptığını anlayamadığımız bir mücadele içerisinde idi. Hakan ise, bir var bir yok. Kerem ve Cengiz sanki orta sahaya gelip yardım etmeme talimatı almış gibi oynadılar. Yan beklere de yeteri kadar yardımcı olamadılar. Bir pozisyonda beratın kendi kalemize yönelttiği top son anda ditreğe çarparak dışarı çıktı. Amaçlananı bilmem ama, Görüntü 4-3-3 Taktiği gibi idi. Orta sahayı beşlemek çabasını hiç görmedik desem yalan olmaz.

Hatta sol tarafftan yapılan bazı hücüm organizasyonlarında, Cengiz sağ çizgiye yakın yerde çakıldı kaldı. Topun oynandığı bölge ile kendisi arasında en az otuz metre boşluk vardı. Hatta o boşlukta yanında rakip defans adamı bile yoktu. Kendisinin oyuna katkı vermesi için iletilen pasları içeriye dönerek geri pas olarak stoperlere attı. Bunu en az beş defa belki yaptı. Kaleye atılan bazı şutlar, rakip kaleye geri pas niteliğinde idi. Şut çekmemiz gerken yerde pas yapma uğraşına girdik. Pas atmamız, yardımlaşmamız gereken yerde şut atmayı tercih edip, trübünlerin tozunu sildik.

Oyuna pasla başlayıp, organize atak yapma çabalarımız başarılı olmadı. O nedenle uzun pas yapmayı tercih ettik. Oyun doldur boşalta yöneldi. Hatta bir pozisyonda Burak, kaleciye acele edip topu uzaktan oyuna sokması için, çaba gösterdi.

Rakip takımın yöneticisi, bizim sağ bek mevkinin zayıflığını, o bölgeye cengiz efendinin yardıma gelmekte geciktiğini fark ettiği için, çoğu hücüm organizasyonlarını sol taraftan yaptı ve başarılı oldu. Yediğimiz gol de o taraftan geldi. Zeki yalnız kaldığı için başarısız bir garafik çizdi.
Orta sahanız olmayınca, nasıl başarılı olursunuz? Oysa orta sahayı kalabalık tutup, aldığımız topları süratli bir şekilde hücüm bölgesine taşımak gerekiyordu. Başaramadık. Hatta atılan çoğu uzun toplar Burağın kafasında eridi. Yahut, ofsayt oldu. Rakip defansın elemanları tarafından etkisiz hale getirildi...

Oysa bizim orta sahamızı daha güçlü tutarak, akınlarımızı oradan başlatmamız gerekiyordu. Çoğunlukla orta sahadaki az olan adam sayımız top kendilerine gelince ne yapacaklarını şaşırdılar. Çok düzenli bir orta saha organizasyonu göremedik.

İleri üçlü ile ofansif bir anlayış içerisinde, diyebileceğimiz bir görünümle maça başladık. Hatta kimi zaman bazı akınlarda, ne yapacağımızı bilemeyeck anlar yaşadık. İlerideki elemanlarımız bir birlerine çok yakın oldular, topu organize etmekte başarılı olamadılar. Yrdımlaşamadılar, yani çalışılmış bir organize atak yoktu.
Kanat akınları futbolun vaz geçilmezleridir. Maç boyunca cengiz veya kerem hücüm bölgesine topu taşımak adına başarılı olamadılar. Cılız ve gayesiz bazı ortalar rakip defans tarafından püskürtüldü. Hele, sol taraftan Canerin anlamsız topu havalandırmaları, duvara çarpan top misali bize olumsuz olarak geri döndü. Kaptırdığı toplar, tehlikeli akınlara dönüştü. Maç boyunca parmakla göstereceğimiz bir orta atma işini gerçekleştiremedi. O bölgede görev yapan Kerem, topu hücüm bölgesine taşımakta başarılı olamadı. Hatta sahada bazı topçuların ayağına top dakikarlaca, değmedi.

Burak kardeşimizin futbol hayatı boyunca yaptığı ofsayta düşme yanlışını yine izledik. Ön taraftan gelen topları kafası ile aşırtmek istekleri başarılı olamdı. Çünkü, o pozisyonlarda kendisine yakın oynması gereken hem kerem, hem cengiz, hem hakan çok uzaklarda idiler.

Yusuf sahaya girdiği andan itibaren gerçek kurtarıcı kendisi imiş gibi aldığı topları, anlamsız bir şekilde kullanarak, dışarıya atmayı tercih etti.  Şut girşimleri, trübünleri yoklamaya dönüştü. Bu futbolcu dostlarımıza şunu sormak lazım, kendi takımlarınızda böyle mi oynuyorsunuz? İnsan sahada yer aldığı süre içerisinde ne yapıp, yapmadığını maç sonrası bir analiz etmez mi? Hatalrım ne idi diye, o pozisyonları tekrar, tekrar izlemez mi? Yok... 

Kısacası bizim Milli takımımızda oynayan topçularımız, kendi takınmlarında oynadıkları zaman aldıkları sorumlulukları Milli maçlara taşıyamıyorlar. Milli maçlarda eriyorlar. Belki çok anlamsız bir değerlendirme olacak amma, sakatlanma endişesi mi taşıyorlar? Diyesim geliyor.
Yani biz sahada yeterli mücadeleyi, daha sorumlu bir anlayış içerisinde olan takım oyununu, takım yardımlaşmasını göremiyoruz. Daha bireysel çabalara şahit oluyoruz. Bu çabalarla yapılan mücadelelerde top kaybında, topu kazanmak adına gayret gösterilmediğina şahit oluyoruz...
Belki de bu takıma çok yükleniyoruz...

DERE geçerken at değiştirilmez, ata sözünü unuttuk. Topçuları değiştirmek yerine klasik geleneğimiz, çalıştırıcıyı değiştirdik. İyi de bu takıma her zaman yeni, yeni topçular alma hakkımız olduğu gerçeğini de unutmamak gerekir. Bu takıma topçu alamak için, Transfer mevsimini beklememiz gerekmiyor. Bence çalıştırıcı değil, topçular değişmeli idi.

Aslında Milli takımlarda oyuncu şemsiyesini geniş tutmak Gerekir. Yeni oyuncuları keşfetmek, yeni oyucular kazanmak, ligde milli takıma seçilen oyunculardan daha fazla mücadele eden adamları, daha fazla kazanma hırsı ile oynayan adamları, bulmak grekmez mi? Diye düşünüyorum. Bence aaranırsa bulunacak çok alternatif var. Amma seçmeler belirli insanlara yönelmiş gibi, gözükmektedir.

Bir maç boyunca bir tane bile doğru dürüst orta yapamayan yan beki sahaya taşıyan arkadaşlar lütfen ligdeki topçularımızı daha iyi takip etsinler. Oysa aynı şeyler tüm mevkiler için geçerlidir. Bence Bu takımdan daha iyi takım çıkar, diye düşünüyorum. Bir başka önemli ayrıntı da, Oynayan kardeşlerimize daha fazla Milli ruh aşılansın diye öneride bulunuyorum. Spor alanımızda, Örnekleri çok fazla. Aynı kazanma ruhunu Milli Futbol takımnda görmek istiyoruz.
ÇOK ŞEY Mİ İSTİYORUZ? HAYIR...

Bir eleştirimiz de sayın KUNTZ' a olsun...Tamam anladık topçuları tanımıyorsunuz. Ancak sizin futbol anlayışınızda bir devre boyunca sahanın içerisinde istediğiniz şeyleri yapmayan, hata üzerine hata yapan topçuyu görememek nasıl bir anlayıştır? Gözünüzün önünde yaşanan bu başarısızlığa nasıl tahammül ettiniz? Futbol tecrübeniz bunu ayırt edcek durumda değil midir? Böyle topçuları sahada tutarak belki de bu sonucun elde edilmesine katkınız olduğunu düşünüyor musunuz? O zaman başınızı ellerinizin arasına alarak, iyi düşününüz...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan ARSLAN - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?