Geçmişi ile özdeşmeyen nesillerin geleceği hep karanlık olur

2021-2022 yılı eğitim sezonunun başlamasıyla beraber bütün öğrenim çağındaki öğrencilerin ve eğitim veren hocalarımıza yeni sezonda başarılar diler, hayırlara vesile olmasını temenni ederim.

Bu arada yeni Milli Eğitim Bakanımız olan Prof. Mahmut ÖZER hocaya da makamı ali ve hayırlı uğurlu olmasını dilerim. Mahmut hocanın camiadan biri olması eğitim müfredatına nasıl bir revizyon gerektiğini ve iyi bir müfredatın sağlanmasını bilen biri olarak o da görev alması apayrı sevindirici bir durumdur...

Her ne kadar zaman zaman müfredatın değişikliği için girişimlerde bulunulsa dahi, hiçte o kadar faydalı bir müfredat oluşmadı. En basitinden bir ilk öğrenim çağında ki çocuğun adab-ı muaşeret dersinden mahrum bırakılması, orta ve lisedeki ders seviyelerindeki din derslerin zorunlu dersten çıkartılması, tarih ve genel kültür ağırlıklı derslerin çağın teknolojisi ile uyarlanarak geliştirilmemesi ise, bir vatandaş olarak ciddi anlamda bizleri üzmüştür.

Ne zaman ki eğitim müfredatında çağın teknolojisi ile bütün ilmi bilgiler ile dersler donatıldığında, işte o zaman gelecek neslin ilk eğitim ayağı sağlam temeller üzerinde oturtulduğunu görmüş oluruz...

İkinci bir mevzu ise özellikle bazı özel lise eğitimcileri tarafından üniversitelerin tercihi sırasında öğrencilerin özel okullara gitmeleri için adeta teşvik edilircesine bütün imkanlar seferber edilerek cazibeli hale getirilmesi ise de apayrı düşündürücü bir olaydır.

Mübarek, okul değil sanki bir ticarethane. Keza hükümet tarafından özel okullara bu kadar yüksek dozajlarda verilen desteklerin ciddi anlamda devlet okullarına olan rağbetin git gide eksilere düşmesine sebep olduğunu görmekteyiz. Oysa ki bu durum, devlet okulları için daha rağbet hale getirmeleri gerekmez mi ? Zira özel okullara tanınan bu kadar imkan devlet okullarına da tanınmış olsa, en azında eğitimdeki kalite seviyesi daha da yükselmiş olurdu...

Bir diğer konu, eğitimdeki tarih derslerin sayısı artırılarak hatta diğer derslerinden de destek sağlanarak daha da güçlü hale getirmiş olunursa daha güzel bir eğitim sağlanmış olur.

Geçenlerde ahali arasına çıkarak şu meşhur Z kuşağı dedikleri nesil üzerinde yaptığım bir araştırmaya göre; özellikle lise çağındaki gençlere üç soru yönelttik. Kimi telefondaki arama motorlarına bakarak cevap vermeye çalıştı kimi de müflis bir şekilde sustular!

Evet, soru 1) Siyeri nebi ne demektir ? Soru 2) Kendi tarihimizin neresine kadarını biliyoruz ? Ve üçüncü sorumuz, adab-ı muaşeret ne demektir ?

Sorduğumuzda, direk bire bir yapılan bin kişilik görüşme neticesinde, ancak %12'ye tekabül eden bir oranla doğru cevap alabildik. Buda hiç iç açıcı bir durum değildir.

Hele bir de özellikle İslam coğrafyasında yaşamış olmamız ve her sözün başında 'Elhamdülillah Müslümanım' deyişimize ne kadar uzak olduğumuzun net beyanıdır.

İla ahiri kelam ile yüce Allah, cümlemizi din cahillerinden muhafaza eylesin. Selam ve dua ile huzur ve sağlık içinde kalın, selametle...


“SAYGILARIMLA WESSSELAM“

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdullah TAŞKIN - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?