Kurban Ayı Paylaşma Ayıdır

Öncelikle, şu mübarek günlerde, ormanlarımızı yakarak, devletimizi güçsüz duruma düşürmeye çalışanlara  yazıklar olsun, lanet olsun...

Yaktığınız canlar kadar yanasınız... Hedefinize ulaşamayacaksınız, memleketimizi bölemeyeceksiniz... Allah'ım ülkeme yardım et... Etrafımızı çepeçevre saran tüm dış düşmanlarımıza karşı bizleri koru, bizlere birlik beraberlik ihsan et... İçimizdeki düşmanlarımızın işbirlikçlerine  fırsat verme, hainlere  satılmışlara, onlara yardım edenlere, fırsat verme...

Bayram günlerimizi,  kara günlere  çevirmeye çalışanların Hepsini kahreyle...

Şimdi, 

Evet, adı bayramdır. Fazla söze hacet yoktur. Bu zaman dilimini tatil olarak algılayanlara da sözümüz yoktur...

Bayram aynı zamanda, ziyaret demektir. İnsanlar arası ilişkilerin zirveye çıkması demektir. Sımsıcak insan ilişkilerinin yumak haline dönmesi demektir. Hem hal olmaktır. En azından güler yüz ile insanlara davranmak demektir. İnsanları mutlu etmektir. Mutlu olmaktır. Çocukluğuna dönmektir. Hangimizin geçmişinde çocukluğumuzun bayramlarının izi  yoktur. O anları anmak demektir. Tekrar yeniden yaşamak demektir...

ÇOCUKLARI SEVİNDİRMEK, ONLARA HEDİYE VERMEK DEMEKTİR...

Ellerine küçük de olsa, para sıkıştırmak demektir. O anar ömür boyu bir insanın unutmayacağı zamanlardır. Ne mutlu çocuklara böyle bir anı yaşatanlara...

Evet daha sayamayacağımız özellikleri vardır. Bu özellikleri hangi tatil beldesinde yaşarsınız! Tamamen kültürümüze sırtını dönmüş, yabancılaşmış, bir baskı türünün esiri olmak nasıl bir duygudur?

Hangi eline şeker tutturulan bir çocuğun tebessümündeki mutluluğu, tatil beldelerine mahkum etmek daha üstün sayılabilir... Bir yetimin başını okşamak, hangi ölçü ile tartılabilir... Bir hastayı ziyaret etmek, hangi kelimelerle anlatılabilir...

Evet, bayramda yakınlarımız bekler... Büyüklerimiz bekler, küçüklerimiz bekler... Bunların hepsi aynı zamanda dini bir görevdir. Tatil beldesinde bu zamanı geçirmek dini bir görev midir?

Amma  akraba ile ilişkileri kuvvetlendirmek, dini bir görevdir. Fazla söze hacet yoktur...

Hz. Peygamber;'' Akraba ile ilgisini kesen kimse, cennete giremez...'' Diye buyurmuştur.

Şanı Yüce Rabbimiz;'' “De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir.” (En’ âm 6/162)  Böyle ilahi emirleri göz ardı etmememiz gerekir.

 

Kurban paylaşım demek olduğuna göre, bu günlerde paylaşımı önde tutamız gerekir. Kestiğimiz kurbanların etlerini dolaplarda saklamak için değil, fakir fukaraya, garip gurabaya dağıtmak için, çaba göstermeliyiz...

Bizi dolaplarda biriktireceğimiz etler mutlu etmesin... Bizi insanımıza yardım etme eylemimiz, mutlu etsin. Onu yaşamaktan daha güzel mutluluk var mıdır?

Evet insan hakkını gözetmeden hayatını geçirenler, kul hakkını keyifle yiyenler, adalet kavramını tanımayanlar, kibir ve azamet içerisinde yaşayanlar, insanları aldatanlar, bu bayramda insan içine hangi yüz ile çıkmaktadırlar. Bir gün yalnız oldukları zaman aynanın karşısına geçsinler ve de yaptıkları insanlık dışı davranışlarla yüzleşsinler. Belki bu bayram coşkusu onların yaptıkları bu hataları terk etmesine neden olabilir. Ancak önce ciddi bir öz eleştiri yapmaları gerekir. Eğer bu bayram günü de onları öz eleştiri yapmaya davet etmiyorsa; vay onların haline, yazık onların haline demekten başka çözüm yoktur.

Bayramın aynı zamanda bir muhasebe günü olabileceği ihtimalini uzak tutmamız gerekmektedir...

Ne mutlu bayramı bayram gibi yaşayanlara... Akrabalarını, dostlarını, büyüklerini, küçüklerini ziyaret edenlere... Hasta ve kimsesiz kimselerin, kimsesi olanlara...

Memlketinin kıymetini bilenlere... Ziyaretin önemine inananlara... 

YAZIK, Bayram gibi kutsal bir günü tatil beldelerine hapsedenlere...

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan ARSLAN - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?