Zalim ve Zulüm...

     TDK güçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, kıygı, eziyet, cefaya zulüm der. Zulmü yapana da zalim denir.

Işıksızlık anlamındaki zulmetle ayın kökten gelen zulüm kelimesi Kur'an’da küfür, şirk, kötülük, baskı, işkence, haksızlık anlamlarında kullanılmıştır. Çoğu dil bilginleri de zulmün Kur'an dilindeki anlamını şöyle vermekteler: “Bir şeyi ait olduğu yere koymamak veya ait olduğu yerden almak”

     Bundan da anlaşılır ki zulüm, yaradılış düzeninde yozlaşma ve yabancılaşmaya sebep olmaktadır. Ve bu anlamda en büyük zalim, insandır. Çünkü yaradılış düzenini ve tabiattaki denge ve ahengi bozan tek varlık insandır. 

     Kur'an, açık bir şekilde göstermektedir ki, bütün zulümler insan elinin ürünüdür. Tanrı asla zulmetmez. Yunus44 (Allah, insanlara hiçbir şekilde zulmetmez. Ama insanlar öz benliklerine zulmediyorlar.)  

     Doğal düzen korunduğu sürece zulüm söz konusu olmaz. Ali-İmran182 (Bu, ellerinizle yapmış olduğunuzun karşılığıdır. Yoksa Allah kullara asla zulmedici değildir.) Zulmün karşıtı adalettir ki, o da “Her şeyi yerli yerinde yapmak, yerli yerine koymak” anlamındadır.

     Zulümle ilgili ayetlerden üç türlü zulüm olduğu anlaşılıyor.

1. İnsanla Tanrı arasında zulüm: En büyükleri şirk, riyakârlık ve tabiata ihanettir. 

2. İnsanın kendisiyle yaşadığı toplum arasında zulüm: Bu genellikle kamu haklarına tecavüz etmek şeklinde belirir. Devlet otoritesinin bireye yaptığı zulüm de bu cümledendir.

3. İnsanın kendi kendine zulmü: İnsan, bedeninden ruhuna veya ruhundan bedenine zulmedebilir. Ruhbaniyet yani dünyaya tamamen sırt çevirmek, ruh adına bedene; fani ve bedeni zevklerin esiri olmak ise, beden adına ruha zulümdür.

     Kur'an, tarihin tüm devirlerinde çöken tüm medeniyet ve ülkelerin zulüm yüzünden mahvolduğunu birçok ayetinde dile getirmektedir. Kehf59 (İşte sana bir yığın kent, medeniyet. Zulme saptıklarında onları helâk ettik. Onları helâk etmek için de bir süre belirlemiştik.)

     Ülke ve uygarlıkların yıkımına, doğal dengelerin bozulmasına sebep olan zulüm, daima servet ve nimet şımarıklığı ile yan yana olmuştur. Hud116  (Sizden önceki kuşakların söz ve eser sahibi olanları, yeryüzünde bozgunculuktan alıkoymalı değiller miydi? Ama içlerinden kurtarmış olduğumuz az bir kısım dışında hiçbiri bunu yapmadı. Zulme sapanlar ise içine gömüldükleri servet şımarıklığının ardına düşüp suçlular haline geldiler.)

     Zalimler bu şımarıklığın kurbanıdırlar. Kur'an'ın kanlı çarpışmaya izin verme gerekçesi de zulümdür. Kanlı çarpışmanın meşruluğu zulme uğramış olmakla gerçekleşir. Bu meşruluk doğunca da Allah, zalimlere karşı savaşanların başarısını garantiler. Hac39 (Kendilerine savaş açılanlara savaşma izni verilmiştir. Çünkü onlar zulme uğratıldılar. Allah onlara yardıma elbette kadirdir.)

     Zulme rıza göstermek, zalime karşı çıkmamak da bir zulümdür. Kur'an’ın bu konuda kısaca:  “İnsanın, zulüm ve zalimden başka düşmanı yoktur, olmamalıdır.” der.

“Zalimlerden başkasına kin ve düşmanlık olmamalıdır.” Bakara193 (Fitne kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla çarpışın. Eğer çarpışmaktan vazgeçerlerse artık zulme sapanlardan başkasına düşmanlık edilmez.)

      Din ayrılığı düşmanlık sebebi değildir. Başka dinlerdeki zalim olmayanlar, sizin dininizdeki zalimlerden yeğdir. 

      Kur’an, imanın huzur ve aydınlığa çıkarmasını imanın zulümle kirletilmemesi şartına bağlamıştır.

En’am82 (İman edip de imanlarını herhangi bir zulümle kirletmeyenler var ya, güvende olma, güvenilir olma işte onların hakkıdır. Doğruyu ve güzeli yakalayanlar da onlardır.) 

Bunun açık anlamı şudur:

Bir ülkenin hayatı ve yönetimi dinsizlik üzere yürüyebilir ama zulüm üzere yürümez. 

      “Zalimin dostu ancak zalim olur.” Casiye19 (Kuşkun olmasın ki onlar, Allah karşısında sana hiçbir yarar sağlayamazlar. Allah'tan gelecek hiçbir şeyi senden uzaklaştıramazlar. Zalimler birbirlerinin dostlarıdır; Allah ise takvaya sarılanların Velî'sidir.)

     Allah, zalimleri sevmemekle kalmamış, onları lanetlemiştir. Araf44 (Cennet halkı ateş halkına şöyle seslenir: "Biz, Rabbimizin bize vaat ettiğini gerçek bulduk. Peki siz, Rabbinizin size vaat ettiğini gerçek buldunuz mu?" Onlar, "evet" derler. Aralarında bir duyurucu şunu ilan eder: "Allah’ın laneti zalimlerin üzerine olsun!")

     Zulüm üzerine deyişler:

Zulme sessiz kalan dilsiz şeytandır. (Hz. Muhammed)

Bin zulme uğrasan da, bir zulüm yapma. (Hz. Ali)

Sorgulamayan insan cahildir. Sorgulatmayan ise zalim. (Atatürk)

Zulüm ile abad olanın, akıbeti berbad olur. (Yunus Emre)

Zalimin sonu gelince zulmü artar daha da azgınlaşır. (Hz. Ali)

Adalet için en büyük talihsizlik, devleti idare edenlerin zalimliğidir. (Hz. Ali)

Halkına zulmü reva gören bir anlayışı lanetliyoruz. Zulüm ile abad olunmaz. (Namık Kemal)

Zulmü alkışlamam, zalimi asla sevmem. Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. (M. Akif Ersoy)

Memurlarınızı seçerken zalim yöneticilere hizmet etmemiş ve devletin suçlarından ve zulümlerinden sorumlu olmamış bulunmalarına dikkat ediniz. Hz. Ali

Aydınlar susunca zulüm kökleşir.

Yolunu kaybetmişe iyi gidiyorsun demekte zulümdür.

Zulmün olduğu yerde tarafsızlık zalimlik ve namussuzluktur.

Zalimleri bağışlamak mazlumlara cefadır.

     Dünya genelinde insanlık ayıbı olarak görülen zulüm her geçen gün artmaktadır. İnsanlığa yapılan bu işkenceler geçmişten günümüze kadar hiç azalmadan artarak gelmiştir. İnsanların insanlara ve hatta yaşayan tüm varlıklara karşı bir çeşit savaş açmış olması halidir zulüm. Bu dünyada insanın en büyük düşmanı insandır. Ve zalim insanın zulmü insanlığa yapılan bir eylemdir. Zalim olmak için illa da Nemrut veya Firavun olmak gerekmez. Dünya dengesini bozan ve dünyaya ayak uyduramayan insan yozlaşmıştır ve zalim olmuştur. İnsanın kendi kendine bile zulmettiği bu dünyada başkasına ettiği zulmü görüp susarak sessiz kalanlar da zalimdir…

      Selamım zulmetmeyen, zulme sessiz kalmayan ve var gücüyle zulme ve zalime karşı çıkan inançlı bireylere gitsin. ESEN KALINIZ

Abdullah Haktankaçmaz

   [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdullah HAKTANKAÇMAZ - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?