Siyasetçi, Halka Dönük Strateji İle Kendisini Yenilemeli

Türkiye'deki siyaset gündeminin hareketliliğini dünya üzerindeki başka bir ülkede görmek  mümkün değil gibi.

Ülkemizde esmekte olan Lodos rüzgarının bir anda poyraz sertliğine dönüşmesi ve  herkesin bir anda 'neler oluyor' demesinin şokunu atlatmadan, bir bakmışsınız tabir-i caiz ise 'ununu elemiş eleğini asmış' misali hiç hesapta olmayan başka bir siyasetçinin gündem değiştiren çıkışları. 

Bu çıkışlar deyim yerindeyse her platformda tartışmalara sebeb olmaktadır.Son zamanlarda buna mafya siyaset ilişkisi, bürokrat ve bazı iş adamlarının adlarının girmesi gibi meselelerin çok farklı yerlere taşındığına herkes şahit...

 Fakat  bu nahoş ithamlar bir yandan kişinin itibarını zedeler iken diğer yandan insanların akıllarında soru işaretlerine sebep olmaktadır.Hani kulağa kar suyu kaçırma misali...
 Bu tür durumların  insanların siyasetçilere güveninin ne kadar olduğunun testine sebeb olduğu bilinmesi gereken bir gerçek.

Vatandaş o söylemler, ithamlar ve kanunsuz davranışlar hakkında açıklama yapanlara  bir soru ile karşılık vermek zorunda bırakılır ki bu da vatandaşların yani seçmenin en doğal hakkıdır.

Seçmen zat-I alilere der ki; 'Bu güne kadar neden içinde tuttun da bu kadar sırrı anlatmadın? Peki, daha düne kadar her şey iyiydi, şimdi ne oldu da anlatıyorsun?' diye sormak zorunda bırakılır. Lakin  verilen cevaplar tatmin edici midir, burası tartışmaya açıktır.

İnsanların, siyasetçilerin bakış açılarının zamanla değişebilecek bir bakış açısı olarak bilmeleri ve değerlendirmeleri olması gereken bir durumdur. Siyaset yapanlar da, bu değişikliğe uyum sağlamak için sürekli eylem ve söylemlerinde kendisini yenilemek durumunda olduklarını bildikleri için manevra yapmakta ustalaşmıştır.

Siyaset akademilerinde bu bir tez olarak anlatılabilir.

Buna en basit bir örnek verecek olursak, çok eskiden ses ve görüntü kaydı diye bir şey yoktu. Bir konu hakkında doğru - yanlış fikir beyan eden kişi daha sonra bunun tam tersini dediğinde kanıt olmadığı için en son ne derse o öylece yazılır ve ona inanılırdı.

Şimdilerde ise teknolojinin zirve yaptığı bir dönemdeyiz ve genç nesil teknoloji ve kitle iletişim, sosyal medya ağlarını dilediği gibi kullanabilmekte ve söylemleri karşılatırarak çelişkiler sarmalını bir bir ortaya çıkarmaktadır.

Yani sözün kısası söz uçar yazı kalır. Buna bir de son zamanlarda moda olan görüntü kayıtlarını ekleyelim.Kısacası ne konuşursan o yarın ki konuşmanın ve söylemin bir önceki konuşmalarının ya tezatı ya da teyiti anlamında tasdiki sayılır.

Siyaset sanatını çok iyi bilen siyasetin manevra ve en büyük vazgeçilmezi olan strateji geliştirmeyle yani a ve b planları ile kendisine kamuoyunda bir çıkış yolu bulmasını sağlar.

Siyasette partiler bazında strateji hamleleri yapılırken bunun önceden planlanmış olması  artı ve eksileri iyice hesaplanmış olması gerekmektedir. 

LAKİN!!  Millet bıktı bugün başka, yarın başka söylemlerden...

Millet iş, aş ve huzur derdinde.

Millet her şeye rağmen  en güzel yaşamayı hak eden, işsizliğin, yoksulluğun ve bu ikisine en büyük sebeplerden birisi olan yolsuzluğun olmadığı adil bir yaşamı hak ediyor...
Millet varını yoğunu ortaya koyan afet zamanlarında ekmeğini bölüşen, kardeşçe yaşamayı istiyor...

Millet kendisine hizmet edeni de unutmaz, seçimlerden seçimlere şahlandırarak baş üstünde taşır, lakin kendisine madik atanları da gün gelir sandıkların dibine gömer..

Bu millet birileri gözlerinin içerisine bakarak amacının üzüm yemek değil de bağcıyı dövmek olduğunu anladığı an o bağcıyı da dövdürmez, o bağa da el sürdürmez.

Siyasetçiye en büyük nasihat ise halka hizmet için proje üretin lütfen birilerinin ayaklarına çelme olmaktansa daha iyisi nasıl yapılır onun düşüncesine kafalar yorulmalı...

Dünyanın bakışları arasında  birlik ve beraberliğin şuan her zamankinden daha çok ihtiyaç hasıl olduğunu üzerine basa basa söylemekte fayda var. 

Ve ben yok biz varız...Vefanın, dostluk ve kardeşlik bağının bütün makamların üstünde olduğunu bilmek en büyük fazilet olsa gerek.

Lütfen biraz daha gerçekçi olalım her şeyden bir sebep çıkarmayalım.Ötekileştirmeden birbirimizi sevelim ve saygı çerçevesinde her fikirlerimizi beyan edelim.
Hayat zaten yeterince kısa ve ıssız değil mi ki? Yolları birlikte kat edenler birbirine yardım etmesin mi?

CHİLON

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdurrahman YEŞİLDAĞ - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?