İSRAİL ZULMÜ, SONLARININ GELMESİNİN YAKIN OLDUĞUNA İŞARET İNŞAALLAH...

Muhterem Kardeşlerim…

İsrail'in 10 Mayıs Pazartesi gününden bu yana Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılara, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Türk Milletinin duyarlı Müslüman kesimi ve Müslüman ülkelerinden bazılarının tepki göstermeleri dikkat çekerken, siyonist İsrail’in azgınlığına onların anlayacağı dille cevap verilmesi gerektiğini bir kere daha ortaya çıkardı. Zira Yahudi İsrail yönetimi ve askerleri çocuk, kadın, büyük/küçük ayrımı yapmadan mazlum Filistinlilerin hem evlerini zaptediyor, hem yakıp yıkıyor ve onları şehîd ediyor. 

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in Filistin'deki kanlı saldırılarının durdurulması ve uluslararası camianın İsrail'e güçlü bir tepki ve caydırıcı bir ders vermesi için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor.

Zaten tarihine baktığımızda; Yahudiler, Hazreti Musa’ya çok eziyet etti. Sonra gelenleri bin Peygamberi şehit etti. Hazreti İsa ve annesine iftira ettiler. İncili tahrif ederek Hristiyanlığı bozdular. Peygamber Efendimizi zehirlediler. Hazreti Osman zamanında, fitne çıkararak, Halifenin şehit edilmesine sebep oldular. İbni Sebeciliği, Hurufiliği meydana çıkarıp, Müslümanları parçalayıp, birbirine düşman ettiler. Yehovacılığı çıkarıp Hristiyanları birbirine düşürdüler. Dinleri yok etmek için masonluğu kurdular.

Yahudiler, kendi ırklarının üstün olduğuna inanırlar. Muhammed aleyhisselamın peygamberliğini de, bunun için kabul etmediler. Peygamber gelecekse benî İsrail’den [Yahudilerden] gelmeliydi, dediler. Kendi inandıkları Mesih gelince, bütün dünyanın kendi hâkimiyetleri altına gireceğine ve herkesin Yahudiliği kabul edeceğine inanıyorlar. Bunun için de, “Dünyanın hiçbir yerinde Yahudi olmayan kalmayacak” diyorlar.

Zaten yazımızın ilerleyen bölümlerinde Yahudi ırkının yaptıkları hainlik ve taşkınlık nedeniyle sonuçta onlara karşı çıkan birileri çıkmış ve yakıp yıkmışdır. Ancak arsız Yahudiler hiçbir zaman durmamışlar, taşkınlıklarını devam ettirmişler. 

İnşaallah bu son ve İsrail’in de sonu olur ve tarihten silinir. İsrail diye bir azınlık ta, devlet te olmaz…

Sivil toplum kuruluşlarının organizasyonuyla Balıklıgöl Platosu’ndaki Dergâh Camii önünde bir araya gelen kalabalık, İsrail polisinin Mescid-i Aksa'ya ve Filistinlilere yönelik saldırılarını protesto etti. Ellerinde Filistin ve Türk bayrakları bulunan kalabalık, sık sık tekbir getirirken, ‘Kahrolsun İsrail’ sloganları attı.   

Canımızı vermeye hazırız 

Kalabalık adına basın açıklamasını okuyan Anadolu Gençlik Derneği Şanlıurfa Şube Başkanı Maşuk Özyaramış, “Bugün milyarlarca Kudüs gönüllüsü olarak Aksa için yola çıkmaya, kanımızı akıtmaya ve canımızı vermeye hazırız. Son Siyonist ölünceye kadar mücadeleye devam edeceğiz. Terör örgütü İsrail’in Mescid-i Aksa'ya yapmış olduğu hain saldırıları kınıyor ve lanetliyoruz. Filistinli kardeşlerimizin yanlarında olduğumuzu ve verdikleri diriliş mücadelesinde onlarla birlikte saf tuttuğumuzu bir kez daha belirtmek isteriz. Filistinli kardeşlerimizi selamlıyoruz” dedi

AK Parti İl Başkanı Abdurrahman Kırıkçı da yaptığı açıklamada, Filistinlilerin sesi olmak için bir araya geldiklerini belirterek, Filistin’e saldıran İsrail’i kınadıklarını belirtti. Bu arada güvenlik güçleri, protesto esnasında sık sık kalabalığı sosyal mesafeye uymaları konusunda uyardı.

Dışişleri Bakanlığı, "İsrail güvenlik güçlerinin, uluslararası toplumun tüm çağrılarına rağmen Harem-i Şerif'in kudsiyetini ihlal etmeyi ve Mescid-i Aksa'da ibadet eden Filistinli sivillere ses bombalarıyla ve güç kullanarak müdahalede bulunmayı sürdürmesini kınıyor, bu saldırıların bir an önce sona erdirilmesini bekliyoruz" açıklamasını yaptı.

Yapılan açıklamada, "İsrail güvenlik güçlerinin, uluslararası toplumun tüm çağrılarına rağmen Harem-i Şerif'in kutsiyetini ihlal etmeyi ve Mescid-i Aksa'da ibadet eden Filistinli sivillere ses bombalarıyla ve güç kullanarak müdahalede bulunmayı sürdürmesini kınıyor, bu saldırıların bir an önce sona erdirilmesini bekliyoruz. İsrail yönetimine, ırkçı Yahudi gruplar ve güvenlik güçlerince Mescid-i Aksa'ya yönelik gerçekleştirilen saldırıların durdurulması ve ırkçı grupların Harem-i Şerif'e girişlerine izin verilmemesi için gerekli tedbirleri alma çağrımızı yineliyoruz. Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da ramazan ayı boyunca devam eden elim olaylar, 2018 yılında ülkemizin öncülüğünde kabul edilen İslam İşbirliği Teşkilatı ve BM Genel Kurulu kararları çerçevesinde, Filistinli sivillerin uluslararası koruma altına alınmasının önemini bir kez daha gözler önüne sermiştir. İşgal altındaki topraklardaki bu ve benzeri olayların engellenebilmesinin tek yolu, İsrail'in bu eylemlerinden uluslararası alanda sorumlu tutulması olacaktır" denildi.

İsrail polisinin işgal altındaki Doğu Kudüs'te yer alan Mescid-i Aksa'daki Filistinlilere müdahalesinde yaralı sayısı 331'e çıktı. Filistin Kızılayından konuya dair yazılı açıklama yapıldı. Filistin Kızılayından yapılan yazılı açıklamada yaralanan Filistinlilerin sayısının 331'e çıktığı belirtildi.

Gazze Sağlık Bakanı tarafından yapılan açıklamada, İsrail'in Gazze'ye yönelik hava saldırısında 9'u çocuk 21 Müslümanın şehit olduğu ifade edildi. İlerleyen saatlerde ölü ve yaralı sayısı kat kat arttı.

Mescid-i Aksa'ya baskın düzenleyen İsrail polisi, Filistinlilere göz yaşartıcı gaz, plastik mermi ve ses bombalarıyla müdahale etti. Fanatik Yahudiler, İsrail'in Doğu Kudüs'ü işgal ettiği, 1967'deki Altı Gün Savaşı'nın yıl dönümünü İbrani takvimine göre, "Kudüs Günü" olarak kutluyor. Bu kişilerin oluşturduğu örgütler, bu yıl 9-10 Mayıs tarihlerine denk gelen "Kudüs günü" nedeniyle Mescid-i Aksa'ya baskın çağrıları yapmıştı.

Filistinliler Bayram Namazını Mescid-i Aksa'da kıldı

Filistinliler Bayram Namazını kılmak için Mescid-i Aksa'ya akın etti. İşgalci İsrail'in saldırılarına rağmen Müslümanlar, Mescid-i Aksa'da bayram namazlarını kıldı. 

Yüz binden fazla Müslüman Ramazan Bayramı namazını, İsrail işgali altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde bulunan Mescid-i Aksa'da eda etti.

Doğu Kudüs'teki Filistinliler, her yıl olduğu gibi bu yıl da bayram namazı için Harem-i Şerif'e akın etti.

Filistinliler, ramazan ayının son günlerinde İsrail polisinin saldırılarına maruz kalan Mescid-i Aksa'yı tamamen doldurdu.

100 binden fazla kişi geldi

Kudüs İslami Vakıflar İdaresinden yapılan yazılı açıklamada, 100 binden fazla kişinin bayram namazını kılmak için Harem-i Şerif'e geldiği belirtildi.

Bayram namazının ardından Filistinli Müslümanlar tüm şehitler için gıyabi cenaze namazı kıldı.

Kılınan gıyabi cenaze namazından sonra çok sayıda Filistinli Harem-i Şerif'teki Kıble mescidi ile Kubbet's Sahra arasında yer alan alanda gösteri düzenledi.

Filistin ve kelime-i tevhid bayrakları açan cemaat, "Özgürlük", "Kanımız canımız sana feda olsun ey Aksa" sloganları attı.

Ramazanın son günlerinde İsrail polislerinin saldırılarına maruz kaldı.

Bilindiği gibi; Müslümanların ilk kıblesi olma özelliğini taşıyan ve işgal altındaki Doğu Kudüs'te yer alan Mescid-i Aksa, bu yıl Ramazan ayının son günlerinde İsrail polisinin saldırılarının hedefi olmuştu. İsrail polisi, 7 Mayıs'ta teravih namazı sırasında Harem-i Şerif'teki cemaate ses bombaları ve plastik mermiyle saldırmıştı. İslam âleminde büyük tepkiye neden olan saldırılarda, 205 kişi yaralanmış, çok sayıda Filistinli de gözaltına alınmıştı.

Binlerce Filistinli, 10 Mayıs'ta fanatik Yahudilerin Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemesini önlemek için Harem-i Şerif'te nöbet tutmuştu. Sabah namazını Harem-i Şerif'te kılan Filistinliler, baskına engel olmak için Mescid-i Aksa'dan ayrılmamıştı. İsrail polisi, nöbet tutan Filistinlilere, plastik mermi, ses bombası ve göz yaşartıcı gazla saldırmış, 330'dan fazla kişi yaralanmıştı.

İsrail düzenlediği hava saldırısı ile Gazze’de bulunan çok katlı El-Şuruk Kulesi’ni vurmuş, saldırının ardından bina tamamen yıkılmıştı. İsrail saldırısına Gazze Şeridi’nden roket saldırısı ile karşılık verilmesi sonucu roketlerden birinin Sderot’ta bir binaya isabet etmesi sonucu 1’i ağır toplam 7 kişi yaralandı. Yaralılar arasında 6 yaşındaki bir çocuğun olduğu bildirilirken, roketlerden birinin ise Aşkelon’da bir eve isabet etmesi sonucu yangın çıktı.

Aşkelon’da 14 bölgeye roket düştü

Polis tarafından yapılan açıklamada, Aşkelon’da 14 bölgeye roket düştüğü ve Sha'ar Hanegev bölgesinde ise boş bir anaokuluna roket isabet ettiğini açıkladı.

İsrail’e 130 roket fırlatıldı

Hamas tarafından yapılan açıklamada, İsrail’e yönelik düzenlenen son saldırıda 130 roket fırlatıldığı bildirilerek, saldırının Gazze’deki çok katlı binaya yapılan saldırıya misilleme olduğu kaydedildi.

20 yılda 3 binden fazla Filistinli çocuk İsrail tarafından şehit edildi

Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Gazze Şeridi'ne devam eden İsrail hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 14'ü çocuk 5'i kadın toplam 56’ya, yaralı sayısının ise 335’e yükseldiği bildirilmişti.

15.05.2021 tarihi itibariyle İsrail'in 10 Mayıs'tan bu yana düzenlediği saldırılarda 40'ı çocuk, 22'si kadın 139 Filistinli şehit oldu. 1018 kişi de yaralandı. Yaklaşık 10 bin kişi de evlerini terk etmek zorunda kaldı. Filistin Enformasyon Bakanlığı verilerine göre, son 20 yılda 3 binden fazla Filistinli çocuk İsrail tarafından şehit edildi.

İsrail'in Filistin'e acımasız saldırılarının 6. gününde 40'ı çocuk 139 Filistinli öldürüldü. Ancak uluslararası toplum sessizliğini koruyor. Bazıları "öz savunma" adı altında İsrail'e desteğini dahi duyurdu. Ne zamandan beri çocukları katletmek "öz savunma" oldu da bizim haberimiz yok…

17.05.2021 tarihi itibariyle de; işgalci İsrail’in Filistin'e saldırmaya başladığı günden bu yana; 59 çocuk, 35 kadın, 200 kişi şehit oldu. 1.305 kişi yaralandı. 1.450 hava saldırısı yapıldı, 1.005 konut bombalandı, 6.474 konut hasar gördü.

23 okulu yıktılar

İsrail saldırılarının Gazze'de neden olduğu zarar ise 70 milyon doları aştı. Sivillerin yaşadığı çok katlı 32 bina yerle bir oldu. 500 yerleşim birimi yıkılırken, 3 bin 500 yerleşim birimi hafif ve orta hasar gördü. Saldırılarda 23 medya merkezi yıkıldı, 4 banka binası bombalandı, 60 hükümet merkezi hasar gördü, 23 okul hasara uğradı.

Tüm çabalar sivil kayıpları önlemeye ve gerilimi azaltmaya yönelik olmalıdır

AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Josep Borrell, İsrail ve Filistin arasındaki gerilime değinerek, “AB, çocuklar da dâhil olmak üzere çok sayıda sivil ölüm ve yaralanmadan dolayı endişe duyuyor. Tüm çabalar sivil kayıpları önlemeye ve gerilimi azaltmaya yönelik olmalıdır" dedi.

ABD, Filistinli ve İsrailli liderlerle görüşmesi için bölgeye elçi gönderiyor

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, ABD Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki Yakın Doğu İşleri Bürosunda İsrail ve Filistin İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Hady Amr'ın şiddetten bir çıkış yolu bulmak için İsrailli ve Filistinli liderlerle görüşeceğini açıkladı. Blinken, İsrail saldırılarında öldürülen Filistinli çocukların görüntülerinin "üzücü" olduğunu ifade ederek, "Orada gördüklerimiz hakkında derinden endişeliyiz. Herhangi bir sivil can kaybı trajedidir” dedi.

7 çocuk, 6 kadın toplam 72 Filistinli şehîd

İsrail'den zehirli gazla saldırı! Zehirli gazdan şehit olanların boğularak öldükleri düşünülüyor.

Filistinli şehit ve yaralı sayısı artıyor

14.05.2021 günü akşam saatlerinde Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in 10 Mayıs Pazartesi gününden bu yana Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda, 127 Filistinlinin şehit olduğu, yaralı sayısının ise 388'e çıktığı belirtildi.

19.05.2021 tarihi itibariyle de; Filistin’de 63’ü çocuk 217 masumu katleden İsrail Başbakanı Netanyahu, bombardımanı bitirmek için ABD yönetiminden 2-3 gün daha süre istedi.

Kur’anda Yahudiler

Hazreti Yakub’un adı İsrail olduğu için, Yahudilere İsrail oğulları denildi. Hazreti Musa Tur dağına gidince, bunlar dinden çıktı. Buzağıya taptı. Sonra pişman olup tövbe ettikleri için, Yahudi denildi. Yahudi, doğru yolu bulucu demektir. Yahudiler, Hazreti Musa’ya çok eziyet etti. Sonra gelenleri, bin Peygamberi şehit etti. Hazreti İsa ve annesine iftira ettiler. İncili tahrif ederek Hristiyanlığı bozdular. Peygamber Efendimizi zehirlediler. Hazreti Osman zamanında, fitne çıkararak, Halifenin şehit edilmesine sebep oldular. İbni Sebeciliği, Hurufiliği meydana çıkarıp, Müslümanları parçalayıp, birbirine düşman ettiler. Yehovacılığı çıkarıp Hristiyanları birbirine düşürdüler. Dinleri yok etmek için masonluğu kurdular.

Yahudi ırkı

Yahudiler, kendi ırklarının üstün olduğuna inanırlar. Muhammed aleyhisselamın peygamberliğini de, bunun için kabul etmediler. Peygamber gelecekse benî İsrail’den [Yahudilerden] gelmeliydi, dediler. Kendi inandıkları Mesih gelince, bütün dünyanın kendi hâkimiyetleri altına gireceğine ve herkesin Yahudiliği kabul edeceğine inanıyorlar. Bunun için de, (Dünyanın hiçbir yerinde Yahudi olmayan kalmayacak) diyorlar. Ama onlara göre, asıl Yahudi kendileridir, başka ırklar gerçek mânâda Yahudi olamaz. Sadece Yahudi’ye hizmetçi olur.

Oniki kabileye ayrılmış olan Yahudiler, Süleyman aleyhisselamın vefatından sonra, iki devlete ayrıldılar. On kabile İsrail devletini, diğer ikisi Yehuda devletini kurdular. Azgınlaşarak hak yoldan ayrılıp, taşkınlık ettiler. Gadab-ı ilahiye uğradılar. İsrail devleti M.Ö. 721’de Asuriler, sonra da, Yehuda devleti M.Ö. 586’da Babilliler tarafından yıkıldı. Asuriler Babil devletini işgal etti. 587’de Asuri hükümdarı Buhtunnasar Kudüs’ü yakıp yıktı. Yahudilerin çoğunu öldürdü, kalanlarını da, Babil’e sürdü. 

İran hükümdarı Şireveyh, Asurileri yenince, Yahudilerin tekrar Kudüs’e dönmelerine izin verdi. Yahudiler, M.Ö. 520’den sonra Mescid-i Aksa’yı yeniden tamir ettiler. Önce Perslerin, sonra da, Makedonyalıların idaresi altında yaşadılar. M.Ö. 63 senesinde Kudüs, Romalı kumandan Pompey tarafından zabtedildi. Pompey, Yahudileri dağıttı. Şehri ve Mescid-i Aksa’yı yaktı, yıktı. Böylece Yahudiler, Roma devleti hakimiyetine girdiler. M.Ö. 20’de Romalıların Filistin’deki Yahudi valisi Herod, mabedi tekrar yaptırdı. Yahudiler daha sonra, Roma hakimiyetine isyan ettiler. Fakat miladın 70. senesinde Romalı kumandan Titus, Kudüsü tamamen yaktı, yıktı. Şehri viraneye çevirdi. Beyt-i mukaddes de yandı. Sadece batı duvarı kaldı. Bu duvara Türkler Ağlama duvarı derler. Bizanslılar ve sonra Emeviler ve Osmanlılar bu duvarı muhafaza ederek, mescidi tamir etmişlerdir.

Titusun, katliam ve zulmünden sonra Yahudiler, bölük bölük Filistin’i terk ettiler. Kudüs ve çevresinden kovuldular. Yahudi esirler, Romalıların emrinde çalıştırılmak üzere, Mısır’a sevk edildiler. Bu sene, Yahudiler dünyanın her yerine yayıldılar.

Yahudiler hiçbir zaman durmamışlar, taşkınlıklarını devam ettirmişler. İnşaallah bu son ve İsrail’in de sonu olur ve tarihten silinir. İsrail diye bir azınlık ta, devlet te olmaz…

73 yıl önce bugün 700.000'den fazla Filistinli kendi topraklarında mülteci durumuna düştü. Tam 73 yıldır Filistinliler gasp edilen vatanlarına, topraklarına dönecekleri günü bekliyor.

Allahu Teâlâ mazlumların yardımcısı olsun, zalimleri de ıslah eylesin. (Amin

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Müslüm ABACI - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?