BİR-LEŞMİŞ MİLLETLER TAM BİR İLLET!

Birleşmiş Milletler dedikleri bu aciz, kendisine bile faydası olmayan yapı; hareket olarak işlerine nasıl gelirse öyle tavır alan, zalimin dostu mazlumun neredeyse düşmanı, kumandası ABD olan ve onun küçük yamağı İsrail olan,devamında da yan sanayi devletlerin elinde bulunan, bana göre ağa babaları ne isterse ona göre tavır alan bir zenginler kulübüdür.

Ey Can…

Dokunamadığım, göremediğim, dindiremediğim bir acı taşıyor yüreğim...

Çokça yalnızlık , çokça hüzün ve akıllara durgunluk veren cesaretsizlik…

Her gün görsel ve yazılı basın devamında sosyal medya hesaplarında İsrail'in zalimliği ve katliamlarına dünya seyirci konumunda.

Mazlum zalimin zulmü altında ezilirken dünya buna sessiz kalıyor. Dikkatler Filistin'e çekilmişken Doğu Türkistan'daki Çin'in yapmış olduğu insanlık dışı zulme uğrayan Müslümanların feryadı ise ayrı bir yara.

Dünyanın diğer ülkelerinde hakeza sessizlik içerisinde zulüm gören başka başka insanlar. Zulüm kime ve kimden gelirse gelsin, insan nazarı ile bakanın ve merhamet sahibi olan hiç kimsenin gözünde farklılık göstermez asıl.Çünkü zulüm gören mazlumun dini, dili, ırkı olmaz sadece İNSAN’ dır.İnsanlığın şerefine yakışır bir şekilde yaşarsa yaratılmış en güzel varlıktır...

Güçlüsünden güçsüzüne, haklısından haksızına, herkes herkesi şikayet ediyor.Kim haklı, kim haksızın hesabı yapılırken İsrail’in mübarek aylarda Filistin'e karşı sistematik kıyımları yürekleri dağlıyor.

Filistinli kadın çocuk yaşlı her ferdin feryadı figanları arşı titretirken en sevdiklerinin yüreğine ateş koru olarak düşüyor. Özellikle insanlık, Müslümanlar ve bu bölgeye komşu olan Arap ülkelerinin bu vicdansızlığa sessiz kalması çok manidar ve mide bulandırıcı olduğu kadar anlamsızlığını korumaya devam ediyor.

Netanyahu seçim yenilgisini ve hükümeti kuramamanın verdiği sıkıntıyı Müslüman kanı dökerek hırsını dindirmeye çalışıyor. İsrail meclisinde kendisine destek veren aşırı sağcı ve kafatası avcısı, ırkçı, kıytırık bir partinin desteğini alarak tarih sayfalarına şeytanın oğlu olarak adını kocaman harflerle yazdırmış durumda.

Neden kadınları katlediyorsunuz?

Neden çocukları katlediyorsunuz?

On emir ne diyor okumadınız mı?

Bu yaptığınız tahribat ve kayıpların telafisi nasıl olacak...

Bir avuçsunuz, tükürülse sel olup boğulacak kadar azınlıksınız ama şeytani plan ve acımasızlık sizleri azılı katil yapmış...

Bu olaylara şahit oldukça tek sesi çıkan, uluslararası diplomasi yapan, her ülkeye bu vahşetin son bulması için girişimlerde bulunan, her zamanki gibi Türkiyem! Tabi ki dünya bize düşman oldukça girişimler bir yere kadar sınırlı kalıyor...

Sonuç:

Ne acıdır ki Filistin halkı Müslüman ülkeler tarafından yalnız bırakılmış durumda.

Anlıyorum ki şimdi her zamankinden daha çok birlik ve kardeşlik zamanı. Her bireyin devletine, milletine sahip çıkması en onurlu davranıştır. TBMM'de siyasi partilerin İsrail vahşetine karşı birlikte hareket etmesi bunun bir örneğidir.

Fikirler farklı olabilir, zikirler ve lisanlarda farklı olabilir, sözün kısası ne olursan ol vatan ve bayrak sevgisi asla ve asla farklı olmamalı.

İnsanlık onuruna yakışır şekilde hareket etmeli. BİR-LEŞMİŞ Milletler denen pasif çifte standarttın mimarı zenginler kulübünden değil, Müslümanlar lehine ezilen insanlık için yararlı bir karar beklemek boşa kürek sallamaktan başka bir şey değildir .

Elimizdeki tek silahımız olan bu ülke ürünlerine yapılacak olan boykot burada anlaşılmayan tek şey bununda istenildiği gibi başarılı olmaması İsrail ve Amerika yı kınamak artık demode oldu alışkanlık haline geldi tesiri yok ve bildiğini okumaya ve orantısız güç kullanmaya devam etmektedir.

Neden mi dersiniz?

‘’Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu ‘’ misali boykotların sadece sözde kalması. Hükümetin ticaret ağı ve ülkemizdeki dağıtım üretim yapan firmaların duyarsız kalması hep almayan derler lakin satmayın üretmeyin diyen yok... Söylemden öteye geçmesine engel olmaktadır.

Bizatihi benim ve onu tanıyan herkesin kalbine taht kuran, dürüst, örnek bir gazeteciliğinin yanında örnek bir insan olan, kadim bir dost... Õncelikle kendisini buradan rahmet ve minnet ile anıyorum.

UYGAD’ın kurucusu ve Mercek Haber'in İmtiyaz Sahibi Mehmet Derviş Canbekli ağabeyim....

Onunla çoğu zaman bir araya gelirdik ve o dönemlerde kendisinin ve yanımızdaki diğer gazeteci arkadaşlarımızın şahit olduğu bir olayı anlatarak yazıma son vereceğim...

Yaklaşık İki yıl önceydi.Ülke genelinde Amerika mallarına boykot yapalım dendi, ilk akla gelen bu ülkenin ürettiği iphone telefon ve bilgisayar türü elektronik cihazlarıydı. Hatta bunları görsel basın kameraları ününde kıranlar bile oldu. Çok hevesli başlanılan bu stop hareketine ne hikmetse kısa bir süre sonra Ülkemizde yaşayan sağcısı da, solcusuda, liberali, demokratı ve İslamcısı kendi aralarında yarışırcasına almayalım denen ürünler ile ilgili beklentileri ters köşe yapacak harekete girerek şaşkın bakışlar arasında bu boykot edilecek İphone ve diğer mallara satış rekoru kırdırarak zirveye taşımıştı.

Tabiki biz bu durum karşısında şok olmuştuk. Bu durum karşısında Duayen Gazeteci Mehmet Derviş Canbekli ağabeyin bir sözü aklıma gelir "Ne Vakit Özü ve Sözü Bir Olursak Zafere O Zaman Ulaşırız '' demişti. Kesinlikle çok doğru ve yerinde bir söz..

Şimdi soruyorum ah vah demek fayda vermez.

‘’YA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL YA DA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN"

Abdurrahman YEŞİLDAĞ

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdurrahman YEŞİLDAĞ - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?