Fitre vermenin önemi ve verilmesi gereken kişiler

Muhterem Kardeşlerim…

Bugünkü yazımızda; “Kimlerin Fitre vermesi gerekir? Hangi ürünlerden verilebilir?” konularında sizlere sahih kaynaklardan bilgiler aktarmaya gayret edeceğiz inşallah.

Efendim;

İhtiyacı olan eşyadan ve borçlarından fazla olarak, zekât nisabı kadar malı, parası bulunan Müslümanın Fitre vermesi vacib olur. Nisaba malik değilse Fitre vermesi vacib olmaz, fakat vermesi iyidir.

Birkaç Hadis-i Şerif meali:

“Sadaka-i Fıtr, zenginlerinize bir tezkiyedir. Fakirleriniz de verirse, Allahü Teâlâ onlara daha çoğunu verir.” [Ebu Davud] (Tezkiye, temize çıkarma, temizleme demektir.)

“Ramazan orucu, gökle yer arasında durur. Sadaka-i Fıtr verilince yükselir.” [Ebu Hafs]

“Sadaka-i Fıtr, oruçlunun, uygunsuz sözlerinden hâsıl olan günahları temizler.” [Beyheki]

Diğer üç mezhepte, bir günlük yiyeceği olanın Fitre vermesi farzdır.

Hadis-i Şerifte, “Sadaka-i Fıtrı, küçük büyük, zengin fakir herkesin vermesi gerekir” buyuruldu. (Ebu Davud)

Şafii, Maliki ve Hanbeli mezheplerinde, bir günlük yiyeceği olanın Fıtra vermesi farzdır ve buğdaydan, arpadan da, hep bir sâ' vermek lazımdır. Şafii mezhebinde bir sâ' 1680 gramdır.

Sadaka-i Fıtır az olduğu için, gümüş olarak verilir. Cevhere’de; “Sadaka-i Fıtır verirken, arpa, buğday yerine kıymetleri de verilebilir” deniyor. Dürr-ül-Muhtârda; “Kıymet olarak altın ve gümüş verilir” denmektedir.

Bu sebeple, Fıtrayı, çoğunluğun sözüne uyarak, altın veya gümüş olarak vermelidir. Bunları vermek güç olursa, başka maldan veya kâğıt para vermeyip, 1750 gram buğday veya un, 3500 gram arpa, kuru üzüm yahut hurma vermelidir. Maliki’de ve Hanbeli’de hurma vermek, Şafii’de buğday vermek, Hanefi’de kıymeti çok olanı vermek efdaldir.

Fıtra miktarları, buğday, un, arpa, kuru üzüm ve hurma fiyatlarına göre üç liradan üçyüz liraya kadar çıkabilir. Herkes kendi durumuna göre, buğday, un, arpa, kuru üzüm ve hurmadan birini, bildirilen miktarda bizzat kendisini veya kıymetini altın, gümüş olarak verebilir.

Dinen zengin olmayan herkes, fitre, zekât alabilir. İhtiyacı olan eşya ve borçlarından fazla olarak, zekât nisabı kadar malı, parası bulunan Müslümanın, fitre vermesi vacib olur. Fitre, zekât alması, haram olur. Fitre nisabına katılacak malın ticaret için olması şart olmadığı gibi, elinde bir yıl kalmış olması da gerekmez. Hastalık gibi herhangi bir özürden dolayı oruç tutamayan kimsenin de, zenginse Fitre vermesi gerekir.

Ticaret için olmayan malların zekâtı verilmez. Gelirleri nisaba dâhil edilir.

Nisaba malik olmayan herkes fakir sayılır, zekât alabilir. Nisaba malikse fitre vermesi vacip olur. Asgari maaş alan bir kimse, borçları çıktıktan sonra, nisaba malik ise, zengin sayılır, fitre vermesi gerekir. [Nisap, 96 gr altın veya bu değerde para, ticaret malı demektir.]

Sadaka-i Fıtr, Ramazan-ı Şerifte verilir. Ramazan’dan önce ve Bayram’dan sonra da vermek caizse de Bayram Namazından önce verilmiş olması daha çok sevabdır. Şâfiî’de Ramazandan önce verilmez. Bayram’dan sonraya da bırakılmaz.

Ana babaya, dedeye, büyükanneye, evlada, toruna, hanıma ve kâfire Fitre verilmez. Fakir olmak şartıyla geline, kardeş, hala, amca, dayı, teyze gibi akrabaya, damada, kayınvalideye, kayınpedere, kayınbiradere, üvey çocuğa verilebilir. Eğer salih iseler, yakın akrabaya vermek, daha çok sevab olur. İmameyn’e göre, borçlu ve fakir kimseye, hanımı Fitre verebilir. (Mevkûfat)

 Sadaka-i Fıtrın miktarı her yıl değişmez. Bir kişinin fitresi olarak her gün için değil, bir ay için yarım sa’ buğday veya un, yahut bir sa’ arpa, hurma veya kuru üzüm verilir. Yarım sa ölçek, ihtiyatlı olarak 1750 gramdır. 1750 gram buğday veya un yahut 3500 gram arpa, kuru üzüm veya hurma verilir. Ya bu ürünlerden birini veya tutarını vermek gerekir. Her sene, “Bu yıl fitre kaç lira?” diye sormaya lüzum yoktur.

Fıtrayı, çoğunluğun sözüne uyarak, altın veya gümüş vermelidir. Bunları vermek güç olursa, başka maldan veya kâğıt para vermeyip, yarım sâ’, yani [1750 gram] buğday veya un vermelidir. Buğday, un vermek de güç olursa, bunların kıymeti kadar, ekmek veya mısır verilebilir.

Bir kimse, yanında kalan ana babasının ve âkıl bâliğ olan oğlunun fitresini, onlardan habersiz verse, sonradan bildirmek şartıyla caiz olur. Başkalarınınkini, onlar ver demeden veremez. Seferi yani yolcu olan kimsenin de, nisaba malikse fitre vermesi gerekir.

Fitre ne zaman vacip olur?

Kurban Bayramının üçüncü günü nisaba malik olan zengindir. Nisap, zekât nisabı gibidir. Kurbanda farklılık şöyledir:

İhtiyacı olan eşyadan ve borçlarından fazla olarak, zekât nisabı kadar malı, parası bulunan her hür Müslümanın, Ramazan Bayramının birinci günü sabahı, tan yeri aydınlanırken, (Fitre) vermesi vacip olur. Daha önce ve daha sonra vacip olmaz. Fitre ve kurban nisabı hesabına katılacak malın ticaret için olması şart olmadığı gibi, elinde bir yıl kalmış olması da lazım değildir. Bayramın birinci günü sabah namazı girdiği anda, nisap miktarı kadar mala malik olmak şarttır.

Fitre, zekâtın hükümleri gibi verilir.

Allahu Teâlâ cümlemize İslam Dinimizi hakkıyla yaşamayı, kurallarına uyabilmeyi nasib eylesin. (Amin)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Müslüm ABACI - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?