AFGANLI MÜLTECİLERİN ÇİLELİ YOLCULUĞU...

Merhabalar sevgili okurlarım,

Bildiğiniz üzere Afganistan; Orta Asya'nın güneyinde denize kıyısı olmayan bir ülke. Doğu ve güneyde Pakistan; batıda İran; kuzeyde Türkmenistan, Özbekistan ve Tacikistan; kuzeydoğuda ise Çin ile komşudur. 652.000 km² yüzölçümlü, kuzey ve güneydoğusunu düzlüklerin oluşturduğu dağlık bir ülkedir.

Afganların Yurtdışına çıkış çileleri evlerinden çıkar çıkmaz başlıyor. Zira Ülkeden çıkana kadar ülkenin dağlık alanlarında zorlu yolculuğun yanında, bazı bölgelerde devlet yetkililerine bazı bölgelerde de Taliban’a rüşvet vererek ülke sınırını geçmeleri gerekiyor.

Evlerinden çıktıkları andan itibaren Yazın sıcakta kışın soğukta hiçbir can güvenlikleri olmadan ve açlıkla da mücadele ederek daha güzel yaşama hayalleri ile yollara revan oluyorlar.

Ülke sınırlarından çıkmayı başarabilen Afganlıları çok daha zor, ucunda ölüm de olan bir yolculuk beklemekte… Afganlı Yaşlılar, Gençler, Hamile kadınlar, Çocuklar Ülke sınırlarını aştıktan sonra yanlarına alabildikleri yiyeceklerle (Tabi kendi ülke Sınırını geçene kadar ellerinden alınmadıysa veya bitmediyse) Türkmenistan veya Daha çok tercih edilen güzergah olarak İran üzerinden Türkiye’ye, buradan da Avrupa’ya Çileli yolculukları başlıyor.

İran güzergâhını tercih sebepleri, İran’daki geçiş noktalarından, İranlı yetkilileri rüşvet veya diğer yöntemlerle Türkmenistan’a kıyasla daha rahat geçmeleri. İran üzerinden gitmeyi tercih edenler minimum 17 Gün ile 45 gün arasında yürüyerek çileli yolculuklarına devam ediyorlar. Dile Kolay Yürüyerek 17 ile 45 gün… Bu kadar uzun süre olur mu diye içinden geçenlere Afganistan ile Türkiye’nin arasının yaklaşık 3.855 Kilometre olduğunu hatırlatmak isterim.

Yolculukları Sırasında Müslüman diye bildiğimiz İran’da kötü muameleler gördüklerini, hatta bazılarının elinde ne varsa alındığını anlatıyor bizim Ahmet. Günlerce aç susuz ve can güvenliği olmadan, ayakları çatlarcasına yürümeye devam ediyorlar. En Nihayetinde kendi deyimleriyle güvenli Liman olan Türkiye sınırına dayanıyorlar.

Tabi bu arada yolda birçok hamile kadının düşük yaptığını, yaşlıların öldüğünü, çeşitli hastalıklar kaptıklarını da anlatıyor.

Türkiye’ye nasıl giriş yaptıklarını sınırı nasıl geçtiklerini sorduğumda yanıt alamıyorum ve o bizde kalsın diyor. Ülkemizin güney doğusundan giriş yapar yapmaz psikolojik olarak rahatladıklarını, insanlarının insan gibi olduğunu düşündükleri Türkiye’ye giriş yaptıklarını anlatıyor. İçlerini rahatladığını kendilerini güvende hissetmeye başladıklarından bahsediyor. Tabi buradaki Rahatlama Ülkemiz ile Kendi ülkelerini ve güzergâhtaki İran gibi ülkeleri kıyasladığı apaçık ortada. Elbette bizim Ülkemizde de kötü niyetli insanlar maalesef var. Ancak genel olarak değerlendiriyorlar.

Özellikle Türkiye’ye giriş yapmalarından itibaren iyi muamele görmeye başladıklarını, Van, Erciş, Adilcevaz, Ahlat vb Doğu ve Güneydoğudan geçerken Ülkemiz insanlarının ellerinden geldiği kadar kendilerine yardımcı olmaya çalıştıklarını, kişilerin ve bazı kurumların STK ların karınlarını doyurmaya çalıştığını, üzerlerine giyecek vb verdiklerini anlatıyor.

VELHASIL; Afganların çileli hayat yolculuğu hiçbir zaman bitmeyecek...


Selam ve Dua ile…

YAZAR – MALİ MÜŞAVİR

NEVZAT ERTEKİNOĞLU 

[email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nevzat ERTEKİNOĞLU - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?