TARİHİMİZ DEĞERLERİMİZ GENÇLİĞİMİZE TANITILMALIDIR

Gelecek gençlerle şekillenir. Gençliğiniz ne kadar canlı, diri, idealist, kültürlü, bilgili, inançlı, Vatansever ve çalışkan olursa; geleceğe bakışımız o kadar ümitlidir. Ümitlerimizin yeşermesi yukarıda belirtilen kavramların gençlerde yerleşmesi, o kavramlara göre hayatlarının şekillenmesi ile ilgilidir. Ancak, idealleri olan gençler, geleceğe ümitle bakarlar...

Hedef, Dünya hayatının geleceğini kazanmak adına; gece, gündüz çalışılarak sadece kendi geleceğini kurtarmak adına yapılan çalışmalar, değildir. Hedef, Kendini yetiştirerek, donanımlı hale getirerek hem kendisinin kazanmasını hem Ülkesinin kazanmasını amaç edinen gençlerimizi görmek istiyoruz. Üzülerek ifade edelim ki; Bugünkü eğitimde uygulanan sistem çocukları belirli hedeflere odaklayarak sadece belirli bir sınavı kazanma   amaçlıdır.  Genç, bu yolculukta okul, dershane ve ev üçgeni arasında bir nevi kuşatma altına alınmıştır. Geleceğin nesli için; sıkıntılı bir durumdur. Çocuk yaşanan hayatın bir, çok gerçeği ile tanışmadan, pratik hayatı algılamadan, yaşantısını devam ettirmektedir. Böyle Milli ve Manevi değerlerden uzak yetişen nesillerimizde, yüksek tahsil hayatında savrulmaya hazır yapraklara benzemektedirler.

Son zamanlardaki bilgisayar bağımlılığı, daha tehlikeli bir durum oluşturmaktadır. Şimdiden bu bağımlılıktan kurtulmanın çaresini arayan çalışmalar yapılmaktadır. Çünkü, bir nevi hastalık teşhisi konulmuştur. Bu bağımlılığın dili de, ingilizcedir.

Dilimiz konusunda Tüm eğitim kurumlarımıza büyük sorumluluklar düşmektedir. Kendi dilimizi kullanmanın değer ve kıymetini gençlerimize aktarmak zorundadırlar. Türkçeye gereken önemin verilmesi gerekir.

Tarihe mal olmuş, Milletlerin en önemli görevlerinden ve ideallerinden birisi; yetişen nesillerine sahip çıkmasıdır. Tarihte imparatorluk kurmuş, Büyük Devlet kurmuş bir neslin torunları olarak daha iyi bir tarih kültürüne sahip olmamız gerekir. Tarihini anlamak ve onu anlatmak ta bu işin en idealidir. Neslimizin, öncelikle tarihi ile barışık olmasını istemeyen, zihniyetin birinci önceliği tarih anlayışını yıkmaktır. Onların amacı, Tarihimizdeki bir çok olay ile; alay etmek, onu küçümsemek, onu aşağılamaktır. Şanlı tarihi gerçeklerini, yeni nesillerden uzaklaştırmaktır. Bu aynı zamanda emperyalizmin bir taktiğidir.

 

Tarihi ile barışık olmayan nesilleri tarih bilincinden uzaklaştırdıktan sonra, o boşluğu daha değişik şeylerle doldurmaktır. Böylece Tarihi ile bağı koparılan genç nesil, her türlü tehlikeli fikre açıktır. Çünkü, Tarih anlaşılınca içinde; Yüce Dinimiz, inancımız, ananemiz, geleneğimiz, kendisiyle gurur duyacağımız Milli duygularımız, bu uğurda yaşanmış, ibretlerle dolu binlerce örneğimiz çıkacaktır. Dostluğumuz, hoşgörümüz, adaletimiz kısacası sosyal hayatımızın iç yapılanmasını oluşturan, binlerce olumlu örneklerle dolu olan gerçeklerle tanışacaktır.

Böyle örneklerle dolu bir Tarihin genç nesiller tarafından algılanması da; birilerinin işine gelmeyecektir. Kötü amaçlı düşünce sahipleri için, bu Tarih olgusunun bilinmemesi gerekmektedir. Hatta Tarihin kötülenmesi gerekmektedir.

Son zamanlarda Ülkemizdeki ulusal TV yayınlarında, Tarih içerikli diziler yayınlanmaktadır. Gençlik üzerinde çok olumlu etkileri olduğunu görmekteyiz. Şimdilik ceddimizin kahramanlıklarını anlatan dizileri izlemekteyiz. Bu yayınlarda en önemli temanın, orta yere bir hedef konmasıdır. Kızıl Elma, gibi simgelerin tanıtılmasıdır. Ecdadımızın  ''İ‘LÂ-yı KELİMETULLAH'' için verdiği mücadelenin genç nesillere aktarılmasıdır.

TDV İslam Ansiklopedisinde; İ‘LÂ-yı KELİMETULLAH   bize, İslâm esaslarını ve yüceliğini yaymak için gösterilen gayret, bu gaye ile yapılan cihat. Allah'ın adını yüce tutmak. Gayretinin özeti olarak ifade edilir...

Beklentimiz medeniyetimizin tüm inceliklerini anlatan, insanımızın inancına dayalı sosyal yaşantısını içeren, dizileri de göreceğiz. Bu dizilerde, Devlet yönetim şeklimiz, adaletli olma özelliğimiz,  toplumumuza karşı olan güven duygumuz, yaşanılabilir bir Devlet biçimimiz, Yardımlaşma bilincimiz, paylaşma özelliğimiz, merhamet özelliklerimiz, kısacası insanlığımız öne çıkacaktır. Adalet, güven, barış, huzur, gelişmişlik, özgürlük, paylaşımcılık, özelliklerimiz öne çıkacaktır. İşte o zaman genç neslimiz, Tarihi ile daha barışık olacaktır.

Batılıların bazılarının neden Batılı devletlerin boyunduruğu altına girmektense, Ecdadımızın yönetimi altında yaşamayı tercih etmelerinin inceliklerini anlayacak ve anlatacaklardır. Bugün ecdadımızın yönetimini terk ettiği coğrafyalarda kan, gözyaşı ve kaos ortamı hakim olmuştur. Mazlumların çığlığı, Arşa yükselmektedir.

Gençlerimiz, hem tarihini öğrenecektir. Hem de kendisine rol model olacak, insanlarla tanışmış olacaktır. Bu amaçla son günlerde tarihini seven inançlı, tarihi değerleri ile barışık olan, değer yargılarına sahip, futbolcuların, sanatçıların, kısacası topluma mal olmuş insanların, olması da sevindirici bir gelişmedir. Toplumun tüm katmanlarındaki insanlar Tarihimizle, inancımızla, değer yargılarımızla, barışık bir hayatı tercih etmektedirler.

Bir sevindirici haber de bu yılın “Yunus Emre ve Türkçe Yılı”  ilan edilmesidir. Böylece tarihi değerlerimiz Dünya tarafından da tanınmış olacaktır. Medeniyetimizi, kültürümüzü, Dünyaya tanıtmalıyız.

Türkçe dili Dünyada nüfus oranına göre, en çok kullanılan diller arasında beşinci sırada yer almaktadır.  Araştırmaya göre Türk dillerini konuşan kişi sayısı 130 milyonun üzerindedir.  Böylece Dünya sıralamasında 20. sırada yer almaktadır. Bu dilin Dünyada kullanılması aynı zamanda medeniyetimizin, kültürümüzün, irfanımızın, tüm Dünyaya tanıtılması demektir.

Görüldüğü üzere, Cadde ve sokaklara yabancı dil baskısının hakim olması kabul edilemez... Arkasından kültürü bizi işgal etmektedir.

2021 yılı, Türk dili ve kültürünün en önemli şahsiyetlerinden Yunus Emre’nin vefatının 700. yıl dönümü olması münasebetiyle UNESCO tarafından anma ve kutlama yıl dönümleri arasına alındı. 30 Ocak 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Genelge ile 2021 yılı Cumhurbaşkanlığımız tarafından “Yunus Emre ve Türkçe Yılı” olarak ilan edilmiştir. Bu kapsamda “Dünya Dili Türkçe” adıyla yurt içinde ve dışında etkinlikler düzenlenmesine karar verilmiştir.

Türkçemizin medeniyet dili kimliğiyle bir kez daha dünyaya duyurulmasına vesile olacak “Yunus Emre ve Türkçe Yılı” hayırlı olsun.

TRT de yayınlanan Yunus Emre dizisinin ne kadar etkili bir izlenim bıraktığına şahit olduk.

O halde yetişen genç nesillerimize görsel olarak, Tarihimizin değerlerini tanıtmak için daha çok çaba sarf etmeliyiz. İşte o zaman cadde ve sokaklarımıza kendi değerlerimizi ifade eden kendi dilimizle yazılmış, tanıtımları göreceğiz... Mutlu olacağız...

O nedenle daha fazla gayret sarf etmeliyiz...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan ARSLAN - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?