TARİH BİLİNCİ, DİZİLER VE GENÇLİĞİMİZ

Gelecek gençlerle şekillenir. Gençliğiniz ne kadar canlı, diri, idealist, kültürlü, bilgili, inançlı, Vatansever ve çalışkan olursa; geleceğe bakışımız o kadar ümitlidir. Ümitlerimizin yeşermesi yukarıda belirtilen kavramların gençlerde yerleşmesi, o kavramlara göre hayatlarının şekillenmesi ile ilgilidir. Ancak, idealleri olan gençler, geleceğe ümitle bakarlar.

Hedef, Dünya hayatının geleceğini kazanmak adına; gece, gündüz çalışılarak sadece kendi geleceğini kurtarmak adına yapılan çalışmalar, değil. Kendini yetiştirerek, donanımlı hale getirerek, hem kendisinin kazanmasını, hem Ülkesinin kazanmasını hedefleyen gençlerimizi görmek istiyoruz. Üzülerek ifade edelim ki; Bugünkü eğitimde uygulanan sistem çocukları belirli hedeflere odaklayarak; sadece belirli bir sınavı kazanmak adına; okul, dershane ve ev üçgeni arasında bir nevi kuşatma altına alınmıştır. Geleceğin nesli için; sıkıntılı bir durumdur. Çocuk yaşanan hayatın bir, çok gerçeği ile tanışmadan, pratik hayatı algılamadan, yaşantısını devam ettirmektedir. Böyle Milli ve Manevi değerlerden uzak yetişen nesillerimizde, yüksek tahsil hayatında savrulmaya hazır yapraklara benzemektedirler.

Tarihe mal olmuş, Milletlerin en önemli görevlerinden ve ideallerinden birisi; yetişen nesillerine sahip çıkmasıdır. Tarihte imparatorluk kurmuş, Büyük Devlet kurmuş bir neslin torunları olarak daha iyi bir tarih kültürüne sahip olmamız gerekir. Tarihini anlamak ve onu anlatmak ta bu işin en idealidir. Neslimizin, öncelikle tarihi ile barışık olmasını istemeyen, zihniyetin birinci önceliği tarih anlayışını yıkmaktır. Onların amacı, Tarihimizdeki bir çok olay ile; alay etmek, onu küçümsemek, onu aşağılamaktır. Şanlı tarihi gerçeklerini, yeni nesillerden uzaklaştırmaktır. Bu aynı zamanda emperyalizmin bir taktiğidir.

Tarihi ile barışık olmayan nesilleri tarih bilincinden uzaklaştırdıktan sonra, o boşluğu daha değişik şeylerle doldurmaktır. Böylece Tarihi ile bağı koparılan genç nesil, her türlü tehlikeli fikre açıktır. Çünkü, Tarih anlaşılınca içinde; Yüce Dinimiz, inancımız, ananemiz, geleneğimiz, kendisiyle gurur duyacağımız Milli duygularımız, bu uğurda yaşanmış, ibretlerle dolu binlerce örneğimiz çıkacaktır. Dostluğumuz, hoşgörümüz, adaletimiz kısacası sosyal hayatımızın iç yapılanmasını oluşturan, binlerce olumlu örneklerle dolu olan gerçeklerle tanışacaktır.

Böyle örneklerle dolu bir Tarihin genç nesiller tarafından algılanması da; birilerinin işine gelmeyecektir. Kötü amaçlı düşünce sahipleri için, bu Tarih olgusunun bilinmemesi gerekmektedir. Hatta Tarihin kötülenmesi gerekmektedir.
Son zamanlarda Ülkemizdeki ulusal TV yayınlarında, Tarih içerikli diziler yayınlanmaktadır. Gençlik üzerinde çok olumlu etkileri olduğunu görmekteyiz. Şimdilik ceddimizin kahramanlıklarını anlatan dizileri izlemekteyiz.

Beklentimiz medeniyetimizin tüm inceliklerini anlatan, insanımızın inancına dayalı sosyal yaşantısını içeren, dizileride göreceğiz. Bu dizilerde, Devlet  yöentim şeklimiz, adaletli olma özelliğimiz, tebamıza karşı olan güven duygumuz, yaşanılabilir bir Devlet biçimimiz, Yardımlaşma bilincimiz, paylaşma özelliğimiz, merhamet özelliklerimiz, öne çıkacakdır. İşte o zaman genç neslimiz, Tarihi ile daha barışık olacaktır.
Yani hem tarihini öğrenecektir. Hem de kendisine rol model olacak, insanlarla tanışmış olacaktır. Son günlerde tarihini seven inançlı, değer yargılarına sahip, futbolcuların, sporcuların, olması da; rol model insanlarımızın öne çıkmasına neden olmaktadır.

Görünen o ki, bu diziler Dünya genelindede ilgi ile izlenmektedir. Hatta, müslüman tebanın çoğunlukta olduğu bölgelerde çok daha rağbet görmesi, bizleride mutlu etmiştir. Dünyaya hem tarihimizi hem medeniyetimizi tanıtmak zorundayız.

Bugün yaşantısı ile gurur duyacağımız şanlı tarihimizle genç nesillerimiz ne kadar ilgilidir. Bunu görmekteyiz. Onların ışığında geleceğine ne kadar sahip çıkmaktadır ortadadır. Geçmiş yıllarda, Neslimiz o kadar savunmasız ve korumasız bırakılmış tır ki, anlamak mümkün değildir. Sanki kendi tarihi ile kavgalı bir nesil ortaya çıkarılmıştır. Atasından haberdar olmayan bir nesil... Medeniyetini yeteri kadar tanımayan bir nesil...

İşte o nesil, ne olduğu belli olmayan batı kültürünün temsilcisi olan bir müzik gurubunun söylediği parçanın içeriğinin çeşitli küfürlerle dolu olmasına rağmen konserine koşarak gitmektedir. Uyuşturucu içmiş insanlar gibi, kendilerinden geçmektedirler. Tarihi gerçeklerle Dünyaya kendini müzik otoriteleri tarafından kabul ettirmiş olan müziğimizden haberleri bile yoktur. Hangi alana bakarsanız bakınız; bir yanlış örnek alma, özenme, taklit etme hastalığı almış başını gidiyor. İşin en acısı ailelerin artık çocuklarına, nesillerine söz geçiremez, olmalarıdır. Eğitim ve Öğretim açısından bu tür değerlere ne kadar önem verdiğimiz ise ortadadır.

Hala Dini eğitim normal liselerde sıradan bir ders olarak işlenmektedir. Tarih bilincimiz yeteri kadar verilmemektedir. Edebiyatımız, ona eser vermiş örnek şahsiyetler, beslendikleri ana fikirleri ile birlikte yeteri kadar işlenmemiştir. Mevlana ‘nın ,Yunus'un insan sevgisinden bahsedilerek; onların şahısları alabildiğine yüceltilirken; asıl beslendikleri ana kaynaktan, onun yüceliğinden, kısacası dayanağı olan Dini İnancından, kimse bahsetmemektedir. Ya da bahsetmek işine gelmemektedir. Böyle her alanda duyarsız olarak yetiştirilen neslimiz; hayatın her alanında yaşanan olumsuz bütün olaylardan ve fikirlerden etkilenmektedir. Kısacası savunmasız, bir durumdadır. Dışarıdan gelen saldırılara açık, bir konumdadır. Bu ana damarı bessleyecek, öğretmen kadromuz yeterli değildir.

Bugün, Dünya üzerinde bir güç olmak istiyorsak; yaşadığımız çağa damga vurmak istiyorsak; Milli ve MANEVİ değerlerine sahip çıkan, onu yaşama biçimi olarak kabul etmiş, her alanda yeteri kadar bilgili, çalışkan nesiller yetiştirmeliyiz. Bu amacın tüm aileler tarafından bir ilke olarak kabul edilip, hayata geçirilmesi yeterli değildir. Bu amaç; Devlet destekli eğitim ve öğretimle de desteklenmelidir. Ancak o zaman geleceğinden emin, büyük bir ümitle geleceğe bakan bir Millet olabiliriz… Başı dik, geleceğe ümitle bakan bir neslimiz olur.

Devlet bu alanda tüm imkanları hazırlamak için, büyük gayret sarf etmektedir. Beklentimiz, genç nesillerimizin Tarihe karşı olan duyarlılığının gelişmesidir.
İşte, gelinen son noktada, kendi bilimsel çalışmalarımızın meyvesini almaktayız. Tüm değer yargılarımıza sahip çıkarak yetişecek olan, yetişmekte olan gençlerimiz, Ülkemizi her alanda en üst seviyeye taşımanın gayret ve çabası içeirisinde olacaklardır. Bundan eminim...
Bunu gözlemleyebiliyorum...
Gelecekte bu inançla yetişmiş, idealist nesillerin sayılarının daha artması dileğiyle...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan ARSLAN - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?