İNGİLİZLERİN ŞARK SORUNU GİRİŞİMLERİ

 Yabancı şer entrikaların 19. Yy başında yoğunluk başlamasıyla birlikte İngilizler Şark diyarında birçok projelerini hayata geçirmişlerdi. Kürdistan’ı denetimleri altında tutarak Türklere ve diğer aleyhte olan devletlere karşı kışkırtmakla Ortadoğu milletlerini baskı altına almaya çalışmaktaydılar. Kürdistan’ı özel etki alanı sayan Fransızlar da Türk-İngiliz sürtüşmesinden çıkar sağlamak amacıyla misyonerlerini sahaya göndermiş idi çoktan.. İngilizler için en büyük sömürgesi Hindistan’ı güven altına alabilmek gayesiyle uzun ömürlü projesinin çözümü ise Hindistan’a tehdit İran üzerinden gelen Bolşevik akım mamafih Mezopotamya-İran ve Gürcistan üzerinde Milliyetçi Türk-Pan-İslam ideolojisi idi. Özellikle Türk-Pan-İslam tehdidini önlemek için Filistin ve Irak dahil Akdeniz’den Basra’ya tüm coğrafya da vesayet altına alınmış devlet kurmaktı. 

       1920’li yıllarda Anadolu’da Kürtler’in sayısı Bir milyon iki yüz bin civarında olup genelde Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da yoğunlaşmaktaydılar. Bu durumdan istifade zamane Kürt ailelerinden Bedirhan ailesinin başı Abdürrezak Bedirhan, kendini Kürdistan Prensi olarak kabul görülmesi şartıyla 25 bin asker vererek Rusya’ya hizmet edebileceğini iletse de Çar tarafından ileride olası problemlere sebep vereceğinden olumsuz geri çevrilmiştir. İngilizler yakın takibe aldıkları bu gelişmelere istinaden Kürt Mustafa Paşa, Mulan Zade, Hamid Paşa gibi tanınmışları ajan olarak sahaya sürerek ayaklanmalara sebebiyet vermişlerdir.

     Kazım Karabekir Paşa yıllarca süregelen bu ayaklanmaları bir şekilde bertaraf etse de gittikçe arttığını gördüğünden,  Ankara’dan destek istemek zorunda kalmıştır. Kürtler Haziran 1922’de Ankara Hükümet 4. Türk Kolordusu Komutanı Pirizade Bekir Paşa’ya heyet göndererek şu isteklerde bulunur. ‘’Kemalist Hükümetin Kürt vilayetlerini içine alan otonom bir Kürt devletini tanıması, Bu devletin sınırlarının Kürtler ve müttefikleri tarafından saptanması, Türk memur ve jandarmalarının hemen geri çekilmesi, Otonom Kürdistan’ın kurulmasında Türklerin ellerini uzak tutması, Ankara Hükümeti tarafından toplanan savaş vergilerinin ve başka katkıların Kürdistan’a geri verilmesi, Türkiye’nin sınırları içinde yaşayan Kürtlere güvenlik tanınması ve askerde olan Kürtlerin hemen terhis edilmesi.’’ Yalnız herhangi bir sonuca ulaşılamamıştır. 

     26 Ocak 1922 tarihinde Tuğamiral ABD Deniz Kuvvetleri ABD Yüksek Komiseri Mark L. Bristol’un raporunda bu konu; Kürtlerce Resmi bir heyet ve yine resmi lider olmadığından Ankara Hükümetince şu vaadler verildiği beyan edilir. ’’Kürtlere idari otonomi verilecek, ancak bütün Kürt vilayetleri yardımcısı Kürt olan bir Türk genel valinin yönetiminde birleşeceklerdir. Genel vali, Ankara’da Kabine tarafından atanacak, Kürt vali yardımcısını ise Kürt meclisi seçecektir. Valiler, Kürt kentlerinden birinde oturacak ve beş yıl için seçileceklerdir. Bu beş yıl otonomi için deneme dönemi olacaktır. Beş yıl sonunda geleceği saptamak için referandum yapılacaktır. Valilere 12 Kürt’ten kurulu heyetler danışmanlık yapacaktır. İdarede çalışan memurların yarısı Türk, yarısı Kürt olacaktır. Türk Hükümeti seferberlik kalkıncaya kadar askere alınmış Kürtleri terhis edemeyeceğini bildirmiştir. Bu arada Türkler, Kürtleri yatıştırmak için Şeyh Sunusi’yi  Kürdistan’a göndermiştir. Onun başarısızlığa uğradığı ve Kürtlerin onu hapsettiği dedikoduları yayılmıştır.’’

      Amerikalılarca Kürt akımı ciddiye alınmasa da İngilizlerce destek ve teşvik gördüğü bellidir. Askeri ve siyasi yoksunluklarından dolayı Kürtler arasında birliktelik fikriyatı geçerli olunamamaktadır. İngilizler İstanbul merkezli ‘’Teali’’ ve  ‘’Teşkilat’’ adlı Kürt derneklerine destek verse de pek yol kat edememişlerdi. İngilizlerce kurulan Kürdistan başına Hicaz’lı Kral Hüseyin’in üçüncü oğlu Emir Zeid’i kral düşünseler de Kürt halkı tarafından onay almadığı bilinmekteydi. İngilizlerin misyoner faaliyetlerinin yıllar yılı devam ettiği tüm dünyaca bilindiği gibi halen şer odaklı projelerini azınlıkların üzerinden idame ettirmeye çalıştığı bakidir. Yüzyıllarca Anadolu’da kardeşçe yaşadığımız coğrafya da yine nice beraberlikler temennisiyle… 

ARAŞTIRMACI YAZAR-TARİHÇİ

Volkan Yaşar Berber


     

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar VOLKAN YAŞAR BERBER - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?