AB'NİN ZÜMBÜKLERİ HADLERİNİ AŞMASINLAR. YUNANİSTAN VE ARKASINDAKİLER

Yunanistan’a hamilik yapan Batılı devletler gerginliği artıran tarafın Atina olduğunu çok bildikleri halde, faturayı Ankara’ya çıkarmaya yelteniyorlar.

Bu kahpeliğin içindeki Avrupa Birliği’nin “diplomasiyi rafa kaldırıp, zıvanadan çıktığını” belgeleyen son küstahlığı buraya not edelim…

AB Konseyi Başkanı Charles Michel denilen şahıs, “Gerilimi azaltmaması halinde; AB’nin Türkiye’ye sopayı göstereceğini” söyledi!

Haçlı Batılı ve onların uşağı Yunanlılar, Türkiye’yi Mondros Mütarekesinin Türkiye’si olarak görmek istiyorlar.

Hakikati bildikleri halde gavurluklarının gereğini yapıyorlar.
AB’nin Zübükleri, hadlerini aşmasınlar…

Zinhar!

Aksi halde, ne mi olur?

Küstah Charles’ın bahsettiği o sopa var ya, o sopa!

Bağımsız Türkiye, o sopayı alır; FETÖ’nün, PKK’nın kaşar hamisi Avrupa (Terör) Birliği’nin mabadında “şöyle bir dener!”

Oysa tarihi boyunca hiç olmadığı kadar devlet-millet bütünleşmesini sağlamış bir ülkeyiz.

Haçlı Batılılar Türkiye’ye, içimizdeki devlet-millet birliğine muhalif siyasilerle onların pisliklerini örten muhalif üç beş çapulcu medyanın gözüyle bakıyorlar.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan nezdinde, devlet-millet bütünlüğüne öfkelerini kusmaktan ar-hayâ etmeyen siyasi çevrelerle onların sözcülüğünü üstlenen medya, içeriden yaptıkları haberlerle Batı’ya sürekli karışık bir Türkiye fotoğrafı vermekteler.

Tabiri caizse, hınzır gibi biliyorlar ki, Türkiye ne bir AB’ye ne Amerika’ya ne de aç solucan kadar bile hükmü olmayan Yunanistan’a pabuç bırakacak bir devlet ve millet değildir.

Yunanistan’ı ve arkasındakileri anlamak için tarihin gün yüzüne çıkardığı ve gizlediği hakikatleri irdelemek ve gündeme getirmek milli bir vazifedir.

Özellikle İstiklal Mücadelemiz sırasında, Yunanlıların Avrupa’dan güç alarak topraklarımızda yaptıkları vahşiliklerini anlatmak ve göstermek şarttır.

Yunanlıların yaptıkları mezalimi; hangi dilden, dinden, ırktan olursa olsun, hatta hiçbir inanca mensup olmayan veya nesebi belli kimseler tarafından dünyaya getirilmiş herhangi bir insanın kabul etmesi mümkün değildir.

Ne olur artık şu hakikatler yazılsın, konuşulsun ve anlatılsın.
Milli birlik ve bütünlüğümüz ve kendimize daha çok sahip çıkmamız için geçmişimizi bilmek şarttır.

Eğer anlatılmaz, yazılmaz, okunmazsa unutulur, yozlaşır ve aynı hatalara tekrar tekrar düşülür.
Tarihin tekerrürüne düşecek kadar aciz değiliz.

Birinci Dünya Savaşı, Balkan Savaşları ve İstiklal Mücadelemizde Müslüman ahali kadar zulme uğrayan savaş mağduru bir toplum daha yoktur.
Maalesef öyle bir vaziyetteyiz ki, çabuk unutmaktayız.

Hatta tarih kitaplarına ve arşivlere hiç müracaat etmeden, Ankara Haymana’dan yola çıkarak, Bursa ve üzerinden Trakya’ya kadar hangi köye uğrarsak uğrayalım, aklın hayalin ve normal hiçbir insanın kabullenemeyeceği Yunan mezalimleriyle karşılaşırız.

Bütün bu hakikatlere rağmen, “Devlet-i Aliye” döneminde olsun, “Cumhuriyet” devrinde olsun, yönetimimiz altında bulunan millet ve uyruklara karşı böyle bir baskı ve şiddet uygulanmamıştır.

Namuslu tarihçiler bu hususta şöyle yazarlar:

“Türkler en kuvvetli devirlerinde bile hâkimiyetleri altındaki Hıristiyanları hiçbir vakit, kitle halinde ne öldürmüş ne de göç etmeye zorlamışlardır.
Hatta din değiştirmeleri için baskı dahi yapmamışlardır.

Eğer Türkler, Yunanlılar, Bulgarlar ve Sırplar gibi hareket etselerdi, bugün ne bir Bulgar, bir Yunan, bir Sırp mevcut olmaması lâzımdı.”

Ezcümle:

İstiklal Mücadelemiz boyunca, bütün bir Anadolu’da ve özellikle; Trakya, Marmara, Ege ve İç Anadolu’da gerçekleşen Batı koordineli ve destekli Yunan mezalimi, hemen hemen her yerde planlı ve sistemli şekilde sürmüştür.

Bunlara karşı her yolla devlet-millet mukavemetimizi güçlendirmeliyiz.

Hasan ALPARSLAN 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Alparslan - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?