TÜRKİYE DÜNYANIN GÜVENİ VE UMUDU OLDU

YENİDEN DESTAN YAZIYOR... 
Bugün Lozan’la kazanım elde ettiği söylenen Türkiye’nin Ortadoğu da kaybettiği zenginliklere bakacak olursanız tamamının İngilizlerin ve batının zenginleşmesi için aktarıldığını görürsünüz.

Türkiye Lozan ile bir zafer sarhoşluğuna itilerek ve savaşın galibi olan tarafın sahte övgüleriyle tarihsel bağlarını ve milli duygularını kaybetmiştir.
Türkiye’nin boşluğu emperyalist devletlerce doldurulmuş ve yüzyıllar boyu Türklerin yönetiminde refah içerisinde yaşamış olan bölge kan ve gözyaşından kurtulamamıştır.

Ortadoğu da yıkımın yeni adının barış olduğu bir dönemde bölgesinde tarihsel bağlarını yeniden canlandırmakta olan Türkiye birçok İslam toprağında varlığını yeniden tesis etmeye başlamıştır. Suriye, Libya, Irak, Yemen, Sudan, Somali, Katar ve birçok Afrika ülkesinde askeri ve ekonomik varlığını tesis etmekte olan Türkiye’nin yakın gelecekte bölgede dünya siyasetine yön veren bir süper güç olacağı kesindir.

Bugün geldiğimiz noktada Covid-19 salgınıyla ortaya çıkan durum devletler ve milletler arası bağların emperyalist ülkelerde çokta gerçekçi temeller üzerine oturmadığını göstermiştir.
Ortadoğu ve Afrika da sömürgelikle elde ettikleri zenginlik ve güç sonrasında barış adı altında milyarlarca doları bölge insanının üzerine bomba olarak yağdıran sözde bu demokrasi havarileri beş gramlık bir virüs karşısında çaresiz kalmış ve halklarına bir tek maske dağıtabilecek bir teşkilat yapısından mahrum oldukları ortaya çıkmıştır.

Geleceğin inşasında ulaştığı savunma teknolojisi ile sanayi ve ekonomisini toparlamak yolunda emin adımlarla ilerleyen ülkemiz gelecek on yılda dünyanın sayılı ekonomileri arasına girecek ve bölgeye barış ve huzurun umudu olacaktır.

Bu yüzdendir ki; İttihat ve Terakki ile başlatılan Osmanlı yıkımı bugün muhalefet dediğimiz kesimce devam ettirilmeye çalışılmaktadır.
Jön Türkler olarak ortaya çıkan ve o dönemde içten içe Osmanlıyı zaafa uğratan fikir akımı bugün; “Ne işimiz var Suriye’de, Libya’da” söylemiyle yeniden hortlatılmak istenmektedir.

İstanbul ve Ankara Büyükşehir belediyelerinin kendilerince ele geçirilmesi bu umutlarını iyiden iyiye yeşertmiş olsa da halk bir koyunun dahi teslim edilemeyeceğini anladığı bu kesime verdiği fırsatı geri almasını bilecektir.

Geçmişten gelen tecrübeyle Cumhuriyetle geldiği söylenen tüm kazanımları bir kesimin malı olmaktan çıkaracak adımları atan iktidar çok akılcı hareket etmektedir.
Böylece Türkiye’nin milli direnişinin simgesi haline gelen tüm milli günleri ülkenin tamamıyla özdeşleşmesi sağlanmış olmakta.

Buda bir ve birlik olma duygusunu harekete geçirmektedir.
Yani Malazgirt’te, İstanbul’da Çanakkale’de ve en nihayetinde Kurtuluş Savaşında destan yazan Türkiye yeniden bir destan yazmaktadır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Alparslan - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?