ARKADAŞINI SÖYLE, KİM OLDUĞUNU SÖYLEYEYİM!

Arkadaşlık yaptığımız kişilerin toplumda bıraktıkları izlenimler, bizlere de yansır. Arkadaş olduğumuz kimseler,  çevrelerinde iyi izlenimler bırakabilmiş iseler, onlarla yarenliğimiz bize prestij kazandıracaktır.  Kötü bir intiba oluşturmuşlar ise, onlarla arkadaşlığımız, bizi de onların seviyesine indirecektir…

İnsanlar bir arada yaşamak ve çevresiyle uyum içerisinde olmak durumundadır. Konuştuğumuz her kişi, kahvede oturup çay içtiğimiz her şahıs, işimiz gereği beraber çalıştığımız her insan arkadaşımız, dostumuz olmayabilir. Bunlar, insanlık ve toplum kaidelerinden ötürü mecburi ilişkilerdir. Bizim “Arkadaşlık” tan kastımız; sürekli beraber olmak, ayni hareketleri yapıp, ayni şeyleri sevmek, ayni şeylerden bûğz etmek, ayni şeylere inanmak, ayni tarzda giyinip, ayni düşünceyi paylaşmak, kısacası her yönüyle ortak olmak demektir…

Kapımız ve gönlümüz her kese açık olabilir, herkes evimize gelebilir, yanımızda oturabilir, konuşabilir, ama biz her kese gitmemeliyiz. Ancak faydalanacağımız insanlara gitmeli, fayda verebileceğimiz insanları da yanımıza çekebilmeliyiz. Rahmetli dedeme; “ filan şahıs iyi biri değil, neden yanınıza bırakıyorsunuz?...”  demişler. O da; “bizim gayemiz, yanlış yolda olanları doğru yola çekebilmek içindir. Doğru yolda olanlara ne diyeceğiz ki?...” demiş.

Hz. Mevlana; “Hatasız dost ararsan, dostsuz kalırsın” diyor. Elbette ki pir-ü pak arkadaşlar bulmak çok zor. Hele bu devirde... Yunus Emre de, kişinin karakterini şöyle özetlemiş: “İlim ilim bilmektir. İlim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen bu nice okumaktır…”  Dünya ilim dolu fakat biz bilmiyorsak ne fayda?... İlmi bildiğimiz halde kendimizi bilmiyorsak, o ilim bizimle birlikte perişan olur…
Önce kendimizi tartmalı, ölçmeli, biçmeliyiz. Kendimizi bilmeliyiz. Adam olmalıyız. Erdemli olmalıyız. Erdem sahibi olanlara da değer vermeliyiz,  saymalıyız, sevmeliyiz.. Tevazuda en altta ama karakterde en üstte olmalıyız…

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) bir hadisinde; “Kişi sevdiğiyle beraberdir…” buyurmuşlardır.  Hatta “Kişi sevdiğinin dini üzeredir…” diyor.  Yani dünyada kimi seviyorsanız, ahrette de onunlasınız. Bir insan gönülden sevdiği birine, aklıyla, düşünce yapısıyla ve bilgisiyle de ona benzemeye çalışır. Dolayısıyla, bir insanın kimle dostluk kurduğuna, kime meyilli olduğuna bakmalı, hakkında buna göre bir hüküm verilmelidir. Mevki, makam, şan şöhret, mal, mülk insanı yüceltmez. İnsan kendini bilirse toplumda da, gönüllerde de yücelir…
​​​​​​​

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamdullah IŞIK - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?