Adam olmak gerek, İnsan olmak gerek?

İslam; Müslüman olmadan önce insan olmayı gerektiriyor.
"Haydi, şu benlikten geç, herkesle karış, kaynaş. Kendinde kaldıkça bir habbesin, bir zerresin ancak; fakat herkesle birleştin, kaynaştın mı ummansın, mâdensin."


Rabbimiz bizden yaratılış hikmetimize, insan olmanın haysiyet ve şerefine uygun bir hayat sürmemizi ister. Evlenerek bir yuva kurmamızı, imanlı ve sağlıklı nesiller yetiştirmemizi emreder. Neslimizi muhafaza etmek ve geleceğimize sahip çıkmak, mümin bir kul olarak hepimizin vazifesidir. Nesil güvenliği, en az can ve mal güvenliğimiz kadar değerlidir ve dokunulmazdır. İffet ve haysiyetimiz, helal dairesinde yaşama gayretimiz mukaddestir.Milletleri ayakta tutan, dini ve ahlaki değerleridir. Bu değerler örselendiğinde toplumda çözülmeler başlar, geleceğimiz tehlikeye girer.Ne mutlu, Güzelden, Haktan, Doğrudan, İnsanlıktan yana olanlara.


Onlar: Vicdanın sesini dinler, tecrübeyi dikkate alır, evrensel doğru ve ilkelere uyar. Güzellikleri benimser. Şekilden önce manaya bakar. Herşeyi daha da güzelleştirmeye çalışır. Elinden, dilinden hayır ve güzellikler yayılır. Amelleri Haktan, doğrudan, güzelden olmaktır. Uğraşları, hayırdan ve fedakarlıktan yanadır. Paylaşımcıdır.


insan ya göründüğü gibi olmalı ya da olduğu gibi görünmelidir derken Mevlâna, insanlar arasında sosyal tabaka farklılıklarına göre muamele etmez ve her tabakadan insana karşı alçak gönüllülük gösterir. Tasavvuf felsefesinde kötü düşünceye ve kötü eyleme kesinlikle yer yoktur. Gelişip olgunlaşmak isteyen kişi, sadece dostlarına değil, düşmanına bile iyilik yapmak zorundadır. Ayrıca çiğ insanlar onu incitebilir, eğer yiğit ise bundan incinmemesi ve kendisini inciteni de incitmemesi gerekir.


Bununla da kalmamış bir üst makama getirilen o bilgi, liyakat ve erdem yoksunu insan kendisine tahsis edilen o makama bağlı bulunan sayısız alt-makamı kendisinden çok daha niteliksiz insanlara dağıtmış. Yazık demekten başka bir şey gelmiyor elimden. Ama burada yazılan sözlere muhatap olan insanlar ne değersiz insanlar değil mi?Makamlar gururlanma yeri değildirMakamlar geçicidir, hizmet yeridir.Kimse bulunduğu makamda baki değildir.İnsanlar makamların geçici olduğunu bilmeli.Ahirete giderken bir kum tanesi götüren var mı?


Mâdem ki inanan, inanç sahibinin aynasıdır; mâdem ki bu böyle; ne diye aynadan yüz çeviriyoruz?Kul hüvallah'ları, Kul eûzü'leri ne diye birbirimize okuyup üflemeyiz?Garezler dostluğu karartır; ne diye gönülden söküp atmayız; sürüp çıkarmayız garezleri?Bâzı bâzı, ben öleceğim diye gönlüm hoşlanıyor. Ne diye ölüye taparız; neden birbirimizin canına düşman kesiliriz ki?Ölümümden sonra, biliyorum, uzlaşacaksın, barışacaksın bizimle; fakat bir ömür boyunca gamınla sınanıp duruyoruz biz?Şimdi öldüm say da barış benimle; zâten teslim oluşta ölülere benzeriz biz.Mezarımı öpmek istiyorsun; neysek gene oyuz biz; gel de yüzümü öp şimdi.Ölü gibi sus a gönül; zâten bu dil yüzünden varlıkla töhmetliyiz biz.
"Gel de birbirimizin kadrini bilelim; çünkü ansızın ayrılacağız birbirimizden."

Selam ve dua ile..

Allah'a Emanet Olun..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Çiçekli - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?