OYUN, OYUNCAK DEĞİLDİR LİDERLİK, ÖNDERLİK…

Ey millete, milletlerine yön verenler… Dikkatli, çok dikkatli olun. Sizi seçen, yücelten bu millettir, bu toplumdur, toplumunuzdur. Suyunu içtiğiniz, havasını soluduğunuz, ürünlerini yediğiniz, giydiğiniz, okullarında okuduğunuz, kollarında uyuduğunuz, gölgesinde dinlendiğiniz, uğrunda hayatımızı ortaya koyduğumuz bu topraklardır, bu yurdumuz. Ona tepeden bakmayın, sade olun, dürüst, mert, adil, merhametli, anlayışlı, içten olun… Milletinize, milletlerinize-toplumlarınıza olduğunuz gibi görünmemek gerçekten büyük bir sapmadır, suçtur.

Şehirlisiyle, köylüsüyle, genciyle, yaşlısıyla, cahiliyle, aydınıyla, çiftçisiyle, esnafıyla, memuruyla, emeklisiyle, zenginiyle, yoksuluyla, ordusuyla, çoluğuyla, çocuğuyla, öğretmeniyle, öğrencisiyle, doktoruyla, mühendisiyle, çobanıyla… Milletin “millet” olması için bunların tümü gereklidir, milletleri millet yapan bütün ölümsüz - ulusal, evrensel değerlerle. Bu değerleri bireylerdir, yurttaşlardır kuran, yaşatan, geleceklere aktaranlar beyinleriyle, yürekleriyle, topyekûn benlikleriyle. Özellikle gelecek, gelecekler çok önemlidir çok, halden de, geçmişten de… Millet, hatalara bir sefer, iki sefer, bilemediniz üç sefer göz yumar katlanır… Ya sonra? Kendilerine yeni bir önder, önderler arar, bulur da!

Öyle bir sağduyu, keskin bakış (basiret) vardır ki, bu yüce gönüllü babacan, bilge insanlarda. Değme aydınlara! parmak ısırtı Önderler de millete, milletine layık olmak zorundadır, durumundadır. Oyun, oyuncak değildir liderlik, önderlik, hele şarlatanlık, hokkabazlık, eyyamcılık hiç değil… En güç, en çapraşık işler, problemler, durumlar, olaylar karşısında sağlam, kararlı bir duruş sergileyen, en etkili, en yapıcı, olumlu kararları vermek, sorunlara çözüm üretmek, en sağlıklı sonuçlara ulaşmak, her babayiğidin harcı olmasa gerek!

En engin, en derin, en kapsamlı - çok boyutlu, evrensel düşüncelerin barındığı, üretildiği kafalar, en yüce, en soylu duyguların boy gösterdiği ruhlar başarabilir ancak bu ulusal ve evrensel, kutsal işi, görevi önder olarak… (Uzmanlar her on milyon kişide bir kişinin önderlik nitelik ve niceliklerini (yeteneklerini) taşıdığını söylemektedirler.)  Ama milletin milletlerinin (toplumlarının) bütün karakteristik özelliklerini kişiliğinde toplayan, taşıyan, milleti temsil etmeye ve yönetmeye gerçek ten layık olan sembolleşmiş liderler…

Desem ki ey liderler;

Ey bu Millet’in umudu, bel bağladığı dolunay beyinli, şafak yürekli kudretli kişiler… Yüksek kürsüler ardından kalabalıklara seslenirken söylediklerini kalpleriniz de onaylıyor mu? Yapamayacağınız işleri bile bile yapacağınızı söyler, sonra yan çizerek bu asil ruhlu seçkin milleti aldatır, tedirgin ederken vicdanınız sızlamıyor mu?

Bugün bu çağda yalnız bizde değil soluk mavi bilyedeki hangi milletlerde, toplumlarda böyle liderler görülebilmektedir? Daha doğrusu niçin görülememektedir? Çünkü ruhlardaki soylu duygular, kafalardaki yüce fikirler, düşünceler gerilemiş, dumura uğramış, uğratılmıştır. Bunda en büyük rol kuşkusuz, kitle iletişim araçları medyanın ehil olmayan ellerde bilerek yahut bilmeyerek amacı dışında (toplumun yapılandırılması yerine dejenere edilmesi yönünde) kullanılmasıdır.

Hasan ALPARSLAN

Araştırmacı/ Gazeteci - Yazar

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Alparslan - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?