DELİ OLMADAN VELİ OLUNMAZ

DELİ OLMADAN VELİ OLUNMAZ..

Eskiler boşuna dememişler “Deli olunmadan veli olunmaz” diye. Hangi işi yaparsak yapalım Mecnun’da ki samimiyetle yapmamız gerektiğine vurgu yapan güzel bir kıssa bu.İnsana bahşedilen nimetler ne kadar da çoktur değil mi?Müslüman, akıllı olur. Akıllı kimse, zararını ve kârını bilen kimsedir. Ne aldığına ve bunun karşılığında neyi feda ettiğine dikkat eder. Maksat dünyalık ise, bunun kıymeti, değeri de bu kadar olur. Eğer maksat ahiret ise, o zaman dünyada rahata, ahirette de ebedi saadete kavuşulur. Nefes alıp vermesinden karnını doyurmasına değin onlarca, yüzlerce nimet verilmiştir insana. Ama içlerinden birisi var ki çok önemli olmasına rağmen ilk hatıra gelenlerden biri olmuyor nedense. O nedir derseniz akıldır derim. Akıl insanoğluna Allah’ın bağışladığı en büyük nimetlerden birisi bence. Bugün ulaşılan gelişmişlik ve insanoğlunun tabiata olan hükmedişinin belki de yegâne sebebi.
Akıl düşünme, anlama ve kavrama melekesidir. Yani bir insan için her şeydir. Her şeydir her şey olmasına ama imanla bütünleşmeyen akıl aynı zamanda insan için çok büyük bir tehlikedir, sonu zararlı bir uğraştır. Akıl doğruyu bulma aracıdır elbette. Ama sahih bir kaynaktan beslenmeyen aklın gerçek doğruyu bulmasını beklemek de pek mantıklı olmasa gerek. Akıl, cehaletin zıddı, insanı kendi vasıtasıyla bilgi almaya ve kabul etmeye hazırlayan bir kuvvet olup, onu diğer canlılardan ayıran önemli bir melekedir. Kişi, iyi ile kötüyü, güzel ile çirkini, doğru ile yanlışı akıl vasıtasıyla ayırt edebilmektedir.
Kendisinde bu delilik bulunmayanlar, sevmekten mahrumdurlar. Düşmanlık etmeyince, dostluk olmaz! Seviyorum diyebilmek için, sevgilinin düşmanlarına düşman olmak lazımdır.”Hasan-ı Basri hazretleri, ilim ve faziletlerinden istifade ettiği Eshab-ı kiram ile kendi içinde bulunduğu nesli kıyas ederek; "Siz onları görseydiniz mecnun, deli zannederdiniz. Onlar sizin iyilerinizi görseler; "Bunlar iyilik ve hayırdan nasipsiz kimselerdir", kötülerinizi görseler; "Bunlar da Müslüman mı?" derlerdi" buyurdu.
Hakiki sevgi, iyilik gördüğünde artmayan, kötülük gördüğünde de eksilmeyendir.Şakik-i Belhi hazretleri de, bir gün, kendilerine nasihat kâr etmeyen bir grup insana şöyle buyurur:“Eğer çocuk iseniz mektebe, deli iseniz tımarhâneye, ölü iseniz kabristana gidin. Ama Müslüman iseniz Müslüman olmanın şartlarını yerine getiriniz!”
Bir de velilerimiz vardır bizim. Maddi boyutta maneviyatı yaşayan insanlarımız. Seyri sülük içerisinde halden hale geçenler.“Biz öyle insanları gördük ki (gördüğü sahabe ve büyük tabiini kastediyor), eğer siz onları görseydiniz, ‘bunlar mecnundu’ diyecektiniz. Şayet onlar sizi görseydi, ‘bunlar şeytandır’ diyeceklerdi." (bk. İhya, 3/217) Yaşarken nefislerini öldürenler. Canlı cenazelere, hayat süren leşlere inat! Veliler de akıllı insanların kavramakta güçlük çekeceği hallerle hemhal olurlar. Dünyevi lezzetlerden mümkün olduğunca elini eteğini çeken, dünyaya itibar etmeyen insanlardır veliler. Aşkın, sevginin, terk eyleyişin sembolüdür aslında onlar. Yalnız bir farkla ki burada aşk, sevgi nefsani değil İlahidir. Sevilmeye en çok layık olan için dünyevi sevgiden kendini arındırmışlardır. RAHMETİ RAHMANA KAVUŞAN AMCAMOĞLU HACI'NIN ANISINA TÜM VELİ DOSTLARIMA ..SELAM VE DUA İLE..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Çiçekli - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?