Sizleri, her halinizle emanetin gerçek sahibi olan Allah’a "EMANET"ediyorum.

Sizleri, her halinizle emanetin gerçek sahibi olan Allah’a "EMANET"ediyorum.

SELAMUNALEYKUM.ALLAHIN RAHMETİ BEREKETİ NURU HEPİNİZİN ÜZERİNE OLSUN

Bugün; bir Müslümanın en büyük özelliklerinden olan emanet üzerinde duracağız.Kelime olarak emanet; korunması için birilerine bırakılan maddi ve manevi haklardır.

Dinimizde ise; Allah-û Tealâ’nın, biz insanlara ulaştırdığı bütün teklifler, sorumlu olduğumuz işler ve yapmamız gereken kulluk görevleri; emanetin konusunu teşkil eder.

Emanet; yaratılanların, yaratıcıdan aldıkları her tür değerlerdir.Canımız emanet, malımız emanet ve tasarrufunda bulunduğumuz her şey birer emanettir.

Emanet; Allah (cc)’ın yeryüzündeki halifeliği ve Mü’minlerin en büyük özelliğidirPeygamberlerin ve Mü’minlerin asli sıfatlarındandır.

Allah-û Tealâ; Mü’minlerin özelliklerini sayarken: “Mü’min-ler, emanetini gözeten ve sözlerini yerine getirenlerdir” [3] buyurur.
Böylelikle, Mü’minliği emanete, emaneti de Mü’minliğe bağlayarak; bu iki unsuru birbirinden ayrılmaz kılmıştırYani insan emanet şuurunu kaybedince imanını, imanını kaybedince de eminlik sıfatını kaybetmiş oluyor.

Bir hadis-i şerifinde peygamberimiz (sav): “Agâh olun (uyanın) ki; emanet (e riayet) i olmayanın imanı yokturSözünde durmayanın da dini yoktur” buyurmaktadır[4]

Cenab-ı Zülcelâl hazretleri toplumsal huzurumuz için, Kur'an-ı Keriminde şöyle seslenir:

“Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında
hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” [5]

İnsanlığın huzur ve selâmeti için, emanetlerin ehline verilmesi gerekirken; günümüzün sözde çağdaş dünyası, emaneti ehlinden alarak; kurdu kuzuya çoban yapmış, rüşvet ve torpillerle ehil olmayanlara görev vermiştir.

Namus, ahlâk, din, adâlet, asayiş ve yönetim; ehliyetsiz, emanetsiz, sorumsuz ve Allah korkusu taşımayanların tekeline bırakılınca, dünyada terör türemiş ve insanlık huzuru kaybolmuştur.
Efendimiz (sav), emaneti ve emanet bilincini ibadetin önüne alarak buyurmuştur ki:

“Kendisinde üç (kötü) şey bulunan kişi, namaz da kılsa, oruç ta tutsa, Müslüman olduğunu zannetse de münafıktır(bunlar) Yalan söyleyen, söz verdiğinde sözünü tutmayan (ve) kendisine bir şey emanet edildiğinde emanete hıyanet eden (lerdir.)” [6]

Dünya da muhatap olduğumuz her şey emaneti teşkil eder.Allah’ın bütün emirleri, peygamberlerin bildirdikleri, insanların hak ve hukukları, tabiatın canlı ve cansız tüm varlıklarının tasarrufu, emanet olarak değerlendirilirVe insan, emanet sıfatını taşıyabildiği ölçüde, insani değerlerini korurNitekim insan, Allah’ın yeryüzündeki halifelik emanetini taşıyabilecek formasyonda yaratılmıştırBu bakımdan insanı güçlü ve güvenilir kılan, Allah’ın emanetlerini taşıyabilme özelliğidir.

İnsanoğlu henüz ruhlar âleminde iken, “kalu belâ” cevabıyla emaneti teslim almış ve onu koruyacağına söz vermiştirVe insan Kelime-i Tevhidi söylemekle; bu dinin tüm değerlerine sahip çıkıp, onu koruyacağına dair yemin etmiştirBu açıdan bakıldığında; dinin yaşanmayan ve hafife alınan her noktasında emanete ihanet vardır.

Kur’an ve sünnetten habersiz yaşamak ve vurdum duymaz duygularla imani endişe taşımamak birer ihanettir.

Sosyal hayatımızda; insanlarla diyalog kurduğumuz her ilişki birer emanettir. Dolayısıyla;

Toplumun güçsüz ve zayıf kesimleri; güçlü ve iktidar sahiplerine emanettir.

Eğer güçlüler güçsüzleri ezerlerse! emanete ihanet etmiş olurlar!

Kadınlar ve çocuklar, erkeklere emanettirKadınların namuslarını korumak, çocukları İslâm ahlâkı üzere yetiştirmek emanetin gereği; iffet ve ahlâktan uzak bir neslin yetişmesine göz yummak ise, insanın kendi nesline ihanetidir.

İnsanın: Allah’a, peygambere ve mukaddes değerlere aldırmayıp; dinine, çevresine, himayesinde bulunan varlıklara fayda yerine zarar vermesi, emanete ihanettir.

Birilerinin size verdiği sırları birer emanettirO sırları korumayıp başkalarına söylemek, emanete ihanettir.

Birilerinin sizde bulunan paraları, mal ve eşyaları sizdeki emanetleridirBunlara zarar vermek, sahibine iade etmemek, emaneti bilerek geciktirmek ve ya inkâr etmek emanete ihanettir.

Komşu komşuya, arkadaş arkadaşa emanettirKomşuluğu ve arkadaşlığı tek taraflı menfaate dayayarak, komşu ve arkadaş hukukuna tecavüz etmek; emanete ihanettir.

Misafir ve ev sahibi birbirine emanettir ve birbirlerinin can ve malından sorumludurlarBirbirlerine verecekleri zarar, emanete ihanet sayılır.
Öğrenciler öğretmenlere, hastalar doktorlara, cemaatler liderlere, bir ülke onu yönetenlere emanettir.

Her şey birbirine bağlı ve her şey birbirine emanettir. Bunun yanında; din, adalet, ahlâk kuralları ve toplumun temel realiteleri; “ben insanım” diyen her kese emanettirBu kurallara riayet etmeyip, insanlar arasında ikincilik meydana getirmek, “doğruluğu koruma” emanetine ihanet sayılır.

İbn-i Ömer (ra) insanların meziyetlerine bakma hususunda şöyle der: “Bir kimsenin namazına ve orucuna bakmayınKonuştuğu zaman doğru konuşup konuşmadığına, kendisine bir şey emanet edildiğinde muhafaza edip etmediğine ve dünya kendisine yöneldiğinde, haramdan kaçıp kaçmadığına bakın” [7]

Temelde insanlık hasletlerinin tümü; yerine getirilmesi gereken birer emanettir.

İnsan, ibadet ve kulluk için yaratılmışken, bu vazifeyi yerine getirmesi için verilen canı ve bedeni bile; ölümle teslim edeceği bir emanettir.

Onun için; her şeyin birer emanet olarak dolaştığı bu dünyada, emanetin gerçek sahibinin huzurunda mahcup olmayacağımız bir biçimde yaşayalım.

Sizleri, her halinizle emanetin gerçek sahibi olan Allah’a emanet ediyorum.

DUA EDER DUA BEKLERİM..SELAM VE SAYGILARIMLA..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Çiçekli - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?