ALDANMAYIN !

Her insanın yaşadığı çevre, hayat şartları, doğduğu büyüdüğü ortam, ekonomik durumu aynı olamaz. İnsanları tüm bu maddi şeylere göre değil, manevi değerlerine göre değerlendirmek gerekir.

Herkes çok güzel olmayabilir ama onu insanlara sevdirecek olan güzel davranışları mutlaka vardır. Şekilcilik yani insanları dış görünüşüne göre değerlendirmek insanın hem kendine, hem çevresine zararlıdır.
Bu tarz insanlar mutsuz ve çevresinde çok arkadaş edinememiş kimseler olurlar.

‘’Ya olduğun gibi görün: ya göründüğün gibi ol!’’
Sosyal olayların sürekli değişkenlik özelliği gösteren inişli çıkışlı akışı içinde insanları tam olarak tanımak mümkün değildir.
Aldatılmış insan yoktur, güvenmiş insan vardır.” diye bir söz duymuştum; kime, ne kadar güveneceğinizi kestirebilirseniz eğer bir problem de yaşamazsınız aslında.

Söyledikleriyle sizi kandıran biri vardır ve söylediklerine inanırsınız yani aldanırsınız. Güvendiğiniz ya da güvenmeyi istediğiniz kişi tarafından aldığınız yanlış ya da eksik bilgi yüzünden, olayı onun istediği gibi görme durumu değil midir aldatılmak.

Nitekim öyle insanlar görürsünüz ki, artistik diyebileceğimiz, yani sadece gösteriye dayalı söz ve tavırlarıyla çevresindekiler üzerinde bıraktıkları olumlu etki ile kendilerine inanılır, güvenilir insan imajı, görüntüsü yaratabilirler.
Bunlara kanıp, adanmamak gerekir.

Sizi aptal yerine koymaya kalkan kişi, aslında verdiğiniz sonsuz değeri algılayacak durumda değildir ki. İşte o zaman her şey ‘aldatmak ’tan çıkar, her şey ‘aldanmak’ oluverir.

Çünkü her şeyin bir görünen ve bazen insanı aldatan yüzü; bir de görünmeyene ve asıl gerçeği oluşturan yüzü vardır.
Söz gelimi sert, haşin, huysuz görünen ve başkaları tarafından öyle algılanan birisi, pekala yumuşak, anlayışlı, sakin, olgun bir kimse olabilir.

Bunun aksine, söz ve davranışlarıyla sakin, kibar bir görünüş sergileyen kimse de gerçekten acımasız, kaba, görgüsüz ve anlayışsız olabilir.
Aynı şekilde cimri sanılan birisi, cömert; cömert sanılan birisi de de hasis, cimri olabilir.

Bu konuda yapılacak iş, insanlarla görüşüp, konuşmak, çeşitli yer ve zamanlarda karşılıklı temaslarda ifadesini bulan davranışlarını, seyahat, iş ve alışverişlerdeki çıkar ilişkilerine dayalı tutumlarını dikkatle izlemek, özetle kendilerini yakından tanımaktır.

Görünüşe aldanarak hüküm vermek, tuzağa düşmek ve doğru yolu kaybedip şaşırarak ne yapacağınızı bilmez hale gelmek hale gelmek demektir.
Bu da insan için, bazen telafisi imkansız büyük zararlara sebebiyet verecek durumların hazırlık zeminini oluşturur.


En üzücü olanı da, o kadar zaman boyunca aldatıldığınızı yeni fark etmenizdir.
Kendi gerçeğini onunla yaşayan siz, en büyük ihaneti kendinize yapmışsınızdır, ta en başından beri ve kendinizi aldatmışsınızdır çok zamandır. Zordur ve insan ne kadar çabalarsa çabalasın, iyi şeyler düşünmesi mümkün değildir.

Her zaman beterin beteri vardır diye düşünür sonra.
Üzülür insan, mutlaka üzülür.
Taş değildir ki bu kalp ve gerçekten güvendiyse karsısındakine, orta yerinden kırılıverir.

Bütün vücudunu acıya ve sızıya boğar.
Ama zamandır en iyi ilaç.
Her şey geçer, yaralar sarılır.
Güneş yeniden sizin için doğmaya başlar ve ne olursa olsun yaşamak güzeldir belki de.

En iyisi, hiçbir kişi ve konu hakkında acele karar vermemek; aklını vicdanını kullanarak sakin, sabırlı dikkatli bir şekilde insanları ve olayları değerlendirmektir.

Olgun ve dengeli kimselerin yaptıkları da işte budur! Saygılarımla
Hacı Halil PEKDEMİR

15 Eylül 2019

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Pekdemir - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?