ISPARTALI, ŞEHİR HASTANESİNE MAHKÛM EDİLMEMELİ

Hükümetin “Şehir Hastaneleri” projesini açıkladığında gerçekten heyecanlanmıştık. Devasa hastanelerin hizmete başlaması elbette vatandaşı memnun etti. Özellikle, Ankara-İstanbul yollarını mesken tutan hasta ve yakınları, kendi illerinde donanımlı hastanelerin açılmasından çok mutlu oldu. Artık tedavileri bulundukları şehirlerde yapıldığı için şehir hastaneleri bu vatandaşlarımız için bulunmaz Hint kumaşı gibi görüldü…

Isparta, şehir hastanelerinin kurulduğu şanslı illerden biri gibi görünse de vatandaş, “gidecek başka bir hastanenin olmaması” sorununu yaşıyor.

Şöyle ki: Ispartalı hastaneye gitmek istediğinde 3 yoldan birini seçmesi gerekiyor. 1- SDÜ Tıp Fakültesi. Doktorlar yeni, acemi, öğrenci diye tercih edilmek istenmiyor. 2- Özel hastaneler. Orası da paralı olduğu için herkesin maddi durumu yeterli gelmiyor. 3- Şehir Hastanesi. Vatandaş başka devlet hastanesi olmadığı, alternatifsiz kaldığı ve mahkûm edildiği için burayı seçmek durumunda bırakılıyor…

Böyle olunca da artık “hizmet” orada çalışanların vicdanına kalıyor. İsteyen istediği gibi at oynatıyor. Nasıl olsa vatandaşın gidecek başka bir yeri yok!

Sorumluluk duyan yöneticisi, doktoru ya da personeli elbette işinin gereğini yapıyor. Aldığı parayı helal etmek için didinip duruyor. Bunlara bir sözümüz yok, tebrik ediyoruz, hepsinden Allah razı olsun…

Sözü fazla uzatmadan karşılaştığımız bir sorunu ve bu yazıyı yazmamıza neden olan “soruna duyarsız kalınışı” anlatalım…

Birkaç gün önce, eşime ait MR sonucunu göstermek üzere öğleden önce bir saate randevu alıp Isparta Şehir Hastanesi’ne gittik. Doktor bir röntgen daha istedi. Çektikten sonra 13.30 gibi yeniden sonuç gösterme sırası alıp beklemeye koyulduk. “İsmimiz çıkarsa doktoru bekletmeyelim, hemen içeri girelim” diye gözümüzü tabelaya diktik. Bu bekleme sıkıntısını kaç saat yaşadığımızı söylersek inanamazsınız; Yaklaşık 3 saat…

Doktorun kapısının önü kalabalık. Herkesin işi gücü var. “Biz çoktan bekliyoruz, sıkıldık müsaade edin sonucumuzu gösterelim” diyemiyoruz tabii.  

Bütün hastalara bakıldıktan sonra içeriye girdik ve niçin 3 saat kadar bekletildiğimizi sorduk. Sekreter çağrıldığımızı söyledi. Dikkatlice bakmamıza rağmen 3 saat kadar boyunca ismimizi ekranda göremediğimizi söyledik. Kaldı ki görmemiş olabiliriz, dikkatimiz bir an dağıldı ve çağrıldığımızı göremediğimizi varsayalım. Birkaç hasta aradan sonra yeniden çağrılmamız gerekmez mi? Sistemin birçok hastanede öyle çalıştığını biliyoruz…

(Bu arada, doktorumuzun (Doç.Dr.Mustafa Uslu) hakkını yemeyelim, saat 16.30 sularında olmasına, diğer doktorların gitmesine rağmen o mesaisine devam etti ve sabırla hastalarıyla ilgilendi.)

Neyse, 3 saat kadar bize yaşatılan sıkıntının nedenini öğrenebilmek amacıyla başhekim beyle görüşmek istedik. Beyefendi yerinde olmayınca yardımcısı Arzu hanıma yönlendirildik. Arzu hanım, Bilgi İşlim Merkezi’nden bir sorumluyu aradı ve ismimiz için butona basılıp basılmadığını sordu ve telefonumuzu alıp bize döneceğini söyledi…

Yazının başlığında da vurguladığımız gibi alternatifsizlik zaman zaman insanları rehavete sokabilir. Arzu hanım da ya bizi ciddiye almadı ya da çektiğimiz sıkıntıyı önemsemedi. Aradan kaç gün geçmesine rağmen ne aradı ne de sordu. Velhasıl 3 saat gibi uzun bir zamanı kaybetmemiz yanımıza kar kaldı!   

MUAYENE Mİ BAKMA MI?

Şehir hastaneleri daha iyi bir standart oluşturmak amacıyla kuruldu. Ama gelin görün ki Isparta Şehir Hastanesi’nde görüntü yıllar öncesini aratmıyor. Bir doktorun bir günde baktığı (sözde muayene ettiği) hasta sayısı 100’ü geçiyor. Beklediğimiz doktorun 140’ın üzerinde hastaya baktığına biz şahit olduk. Zira bizim numaramız 114 idi. Çocuk, dahiliye gibi branşlardaki rakamları artık siz düşünün…

YÖNETİME ÖNERİLER

Yönetim çeki düzen verir mi vermez mi, bilemiyoruz ama biz yine de gördüğümüz aksaklıkları söylemeye, önerilerde bulunmaya devam edeceğiz.

Bu arada, hastaların sıra numaralarının yer aldığı ekran tam olarak kullanılmıyor, ekranın yarısı boş duruyor. Ekran yatay yerine dik kullanılırsa daha fazla isim ve en önemlisi daha büyük puntolarla hasta isimleri görünebilir.

Ayrıca muayene sırası yaklaşan hastalar doktorun odasının önünde ayakta beklemeye başlıyorlar. Polikliniklerin olduğu koridorlar geniş, oralara da bekleme salonlarındaki gibi birkaç koltuk konularak hastaların ayakta beklemelerinin önüne geçilebilir.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Müslüm Aktürk - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?