SÜT TOZUNUN GETİRDİĞİ ESARET

Yaşı bizim gibi ilerlemiş olanlar, çocukluk çağlarında; süt tozundan nasibini almış olanlardır.

Ders aralarında öğretmenler kontrolünde; süt tozundan yapılmış su içirilirdi. ABD yardımı...

Okullarda, Zorla içirilen, Süt tozu; kimilerinin bünyesi tarafından kabul edilmediği için; kimi zaman girdiği yerden, zorlanarak geri çıkardı. Okul lavaboları, zorlanarak boşalan süt tozu artığının, pis kokuları ile dolardı.

İşte, taa, o zamandan ABD yardımı olan bu uygulamayı, Bazı insanımızın bedeli kabul etmiyordu.

Bazılarına ise; düğün, bayram gibiydi…

Bugünde öyle, ABD yardımı, bazılarına düğün, bayram…

Aradaki fark; mide meselesi…

Dayatma, baskı uygulama Batının diğer adıdır. Afrikayı sömürmeye devam ediyorlar...

Aynı yardım anlayışını, temsil eden zihniyetteki, gelişmiş ülkeler; bugün bazı devletler tarafından ablukaya alınmış ve hiçbir yardım gitmeyen, mazlum insanların bulunduğu abluka altındaki yerlere;   kör ve sağır…  İlaç bile, göndermiyorlar. İnsanlar açlıktan ölüme terk ediliyor.

Süt tozu onlar için; gerekli değil mi?

Açlıktan bir insanın ölmüş olduğu, Dünya; ne kadar medenidir? Hala köleliğin aleni olarak, dolaylı olarak yapıldığı; bir dünyadan bahsediyoruz.

Sömürü kazancı birincil maddi kaynakları olan, gelişmiş ülkeler; sofralarından artan çöp durumundaki yemek artıklarının bile; sömürdükleri ülkelere gitmelerinden rahatsızlar…

Onlar için, bedeninden, aklından, fikrinden yararlanamadığı bir kölenin, ölmesi; daha  geçerli olan bir durumdur.

O nedenle; milyonların ölmesinin onlar için, bir anlamı yoktur.

Hala, geri kalmış ülkelerin insanlarını, kobay olarak kullanan, bu gelişmiş ülkelere; hayranlıkla bakanların hallerine acırım. Şehirlerindeki bir kaldırım taşı için, bile; kaç tane insan bedeninin yok edildiğinin hesabının yapılması, gerektiğine inanıyorum.

Sağlık alanındaki kobay kullanımında; ne kadar insanın bedeni kullanılmıştır? Belli değil…

Afrika gibi geri kalmış ülkelere, bu kullanımın alt yapısı gibidir...

Avusturalya´ya yerleşmek için, yaptıkları katliamı sergileyen kanıtlar; kendi anı defterlerindeki fotoğraflardır. Öldürülen insanların başlarının önünde çekilmiş fotoğraflar… Kuzey Afrika´ da yapılan soy kırımlar, hala hafızlarda canlılığını korumaktadır.

Batı budur. Hiç değişmeyecektir. Onlardan medet uman insanlar, ise; aklını yitirmiş zavallılardır.

O yıllarda ABD yardımı olarak, bizlere sunulan süt tozu içirilmesi, garip bir uygulamadır.

Gerçi sonradan içirilen bu süt tozlarının neticeleri; fitil, fitil burnumuzdan getirilmiştir. İhtilaller, enflasyonlar, devalüasyonlar, bizleri Musul ve Kerkük petrollerinin, kontrol edilmesinden uzaklaştırmalar…

 Irak´ın işgalinde kendisi de, bir bayan olan;  eski ABD dış işleri bakanı ne demişti hatırlayalım. ´´Irak´ta 500 bin çocuk öldürdük. Zafer için gerekliydi. Buna değdi´´ Evet bu açıklamalar, onlara aittir.

Bağımsızlığımıza gölge düşürme çabaları…

En önemlisi, beyin göçü ile; elimizden, alınan akıllar…

Evet, süt tozu neleri getirdi, neleri götürdü… Neleri götürmeye devam ediyor… Son Kaz dağları protestosu, bunun en güzel örneğidir. Yurt dışı bazı vakıflar; neden bizi çok seviyormuş gibi, Ülkemizdeki bazı olayları organize etmekte veya destek vermektedirler. Yabancı TV kanallarının orada ne işi vardır. Geçmiştede bu tür eylemlerin hep yanında oldular... Destek verdiler... Ülkemizin hayrına olan bir şeyde neden yanımızda olmazlar. Örneğin İstanbul Hava limanının açılışında...

Aslında bu kadar yardım sever olan dış Devlet kuruluşları, Bugün açlıktan ölen insanların olduğu abluka altındaki yerlere; süt tozu bile, göndermediklerine göre, oralardan beklentileri kalmamıştır… İnsanımız, Kurban Bayramı vasıtasıyla; Tüm Dünyanın mazlum insanlarına ulaşmaya çalışmaktadır. İbret olsun...

Bizim merak ettiğimiz bir konu da; şudur. Acaba, süt tozu ile beslenen insanımızın bazıları; süt tozu ile bedenlerini beslerler iken; ruhlarını da mı, beslediler? Bugün ABD´ YE GÖBEKTEN BAĞLI  GİBİ DAVRANMAKTADIRLAR.  MERAK ETTİM...

Ülkemiz insanı, umarım bu tür davranışlarla, artık karşılaşmaz… Dostunu ve Düşmanını iyi tanır...                                                                                                                                                                                                                           NOT; Bu haber sitesinin kurucusu olan arkadaşımız Mehmet Beyi kaybettik. Yaklaşık kendisi ile, 7 yıldır gazete aracılığı ile de, olsa; tanışıyorduk. Allah rahmert eylesin, mekanı Cennet olsun... Geride kalan yakınlarına, sabır versin...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan Arslan - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?