Ümmet Olabilmek Asıl Olan !..

Süleyman Çelebi merhum şöyle ifade etmiştir:
“Ümmetin olduğumuz devlet yeter!”
O, en büyük nimet; O’na ümmet olmak, en büyük nasip ve devlet…"Allah'ın ipine sımsıkı sarılmak", İslâm kimliğinin korunmasını sağlayacak temel prensiptir. Al-i îmran Suresi'nin 103. ayetini hatırlatan bu ifadenin anlamı içinde, Kur'an'ın açıklayıcısı Sünnetin de bulunduğu kesindir. Zira bir şeye sarılmak için önce onu tanımak ve anlamak gerekir. Kur'an-ı Kerim'i, müslümanlara Hz. Peygamber getirmiş ve tanıtmıştır. Yani sünnet, Kur'an'ı anlamanın ve dolayısıyla yaşamanın yolunu evrensel planda çizmiş ve örneklendirmiştir. 
Ve bu Ümmet, sadece mücadele vermekle değil mücadeleyi kazanmakla da mükelleftir. Çünkü Hakkı ayakta tutmak ancak mücadeleyi kazanmakla mümkündür. Ve bu ümmetin sorumluluk boyutları "Hakkın Ayakta Tutulması' olarak da özetlenebilir.
Çünkü bu ümmet "insanlar Üzerine Şahitler" olmakla "Hakkın Şahitleri" olmakla mükellef bir ümmettir. (Bakara 143) Hakkın ayakta durmasını, Hakim ve Güçlü olmasını sağlayan, hangi dinden, hangi ırktan, hangi milletten olursa olsun bütün insanlığın kendine güvendiği, sözü adaleti tecelli ettirecek olan, sözüyle Hak tecelli edecek olan bir toplum, Hakkı Gören ve insanlığın da görmesini sağlayan bir toplum olmak mecburiyetindedir.
Yani bu ümmet, yeryüzünde, Allah adına, Hakkı ayakta tutmak, zulmü ortadan kaldırıp Adaleti tesis etmek; bütün bunlar için de yeryüzünün ışığı, nuru olmak, Hakimi, Efendisi olmak mecburiyetindedir.
Bütün bu şeref ve sorumlulukların bu ümmete verilmesinin sebebi, onun yeryüzünde Bozulmamış Tek Hak Dine sahip olmuş olmasıdır. Son Hak Dine sahip olmuş olmasıdır. En mükemmel dine sahip olmuş olmasıdır. Onun için de Gerçek mü'min olma özelliğini taşıyan tek toplum olmuş olmasıdır. Allah'ın Halifesi olma mevkiini hak ve icra etmiş olması gereken tek topluluk olmuş olmasıdır.
Ancak Gerçek Anlamda Muhammed Ümmeti olabilmesi koşuluyla .
Ve bizim de şu anki bütün meselemiz Gerçek Anlamda Muhammed Ümmeti Olabilmektir.
Ümmet Ana, yol, din, cemaat, familye, nesil, boy, zaman. Istılahta ise, kendi irâdeleriyle veya bir zorunluluk neticesinde aynıyerde, aynı zamanda veya aynı dine tabi olma neticesinde bir arada yaşayan insan topluluğudur. Âlimlerin çoğu, ümmet kelimesini aynı dine tabii olanlar yani Müslümanlar için kullanmışlardır. Arapça bir kelime olup, "emme" fiilinden isimdir. Çoğulu "umem"dir (el-İsfahânî, el-Müfredât, İstanbul 1986, 27, "emme" mad.).
Ümmet Olabilmek umuduyla..Selam ve saygılar sunuyorum..dua ile

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Çiçekli - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?