SOSYAL HAYAT AÇISINDAN EĞİTİM SAĞLIK HİZMETLERİ

SOSYAL HAYAT AÇISINDAN EĞİTİM SAĞLIK HİZMETLERİ

Devletin ilgili kurumlarının açıkladıklarına göre; gelir dağılımı dengesizliğinin biraz azaldığı bildirilmektedir. Bu sevindirici bir haberdir. Gönül ister ki; bu aradaki fark daha da azalsın. İnsanlarımız kimselere muhtaç olmadan hayatlarını devam ettirsinler. Ailesini, geçindirmek adına kimseye muhtaç olmasın. Bir başka sevindirici haber de; Kişi başına düşen Milli gelirin 12 Bin dolar civarına çıkarılma, çalışmasıdır. Bu beklentiler; ÇOK ÖNEMLİDİR.
Ayrıca, dar gelirliler için, yapılan çalışmalarda; Temel hizmetlerden olan; eğitim, sağlık, barınma ihtiyaçları devlet tarafından karşılanana kadar, hiç değilse büyük bir kısmı devlet tarafından karşılanana kadar, bu çalışmalar devam edecektir.
Dün haber kanallarına düşen bir olay; bizleri çok düşündürmelidir. Ankara’da Pazar artıklarını toplayan Suriyeli Ailenin çocuğu; kanala düşerek, vefat etti. Evet, Devletinizi ve Ülkenizi seviniz, gelişmesine yardımcı olunuz.

Yine aynı Devlet kurumunun belirttiğine göre, Bu Ülkede yoksulluk sınırının altında bir gelire sahip olan aile sayısı; toplumun % 15' ini oluşturmaktadır. Yaklaşık bir rakamla altıda biri demektir.
Dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı; (açlık sınırı) 2 bin 8 TL olarak belirlendi
Türk-İş araştırmasının 2019 Ocak ayı sonucuna göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2 bin 8 TL, gıda harcamasıyla birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 6 bin 542,88 TL, evli olmayan-çocuksuz bir çalışanın yaşama maliyeti ise aylık 2 bin 451,97 TL olarak hesaplandı.
Bu kadar yoksulluk sınıra sahip; Ülke vatandaşlarının olduğu bir yerde; insanların gözlerinin önünde her türlü yiyeceğin reklamını yapmak hangi kurala sığar. Büyüklerimiz göz hakkı, derlerdi. Hadi aile büyükleri akıllı ve mantıklı düşünerek o, reklamı yapılan yemeklere ulaşamayacaklarını bilirler amma, çocuklara ne demeli… Erişemeyecekleri her türlü ürünün reklamı yapılırken o çocukların yaşadıkları olumsuzlukları hiç mi düşünmezler?
Yabancı bir beslenme uzmanına, çocuklarımızı ne ile besleyelim diye sorulunca; ''Reklamı yapılmayan ürünlerle besleyiniz... Reklamı yapılan ürünleri tercih etmeyiniz.'' Diyor.

Birde sağlıklı beslenme ve diyet yayınlarına dikkatinizi çekmek istiyorum. Bir yanda açlığını giderme ve temel ihtiyaç maddeleri ile kendilerini beslemek durumunda olan insanlar, öbür yanda fazla yiyerek doyuma ulaştıktan sonra aşırı şişmanlıktan nasıl kurtulursunuz yayınları… Çöpten ekmek toplayan veya başkalarının yardımı ile; açlığını gidermeye çalışan insanlara mı üzülesin; Fazlaca yiyip bu kilolardan nasıl kurtulabilirim, çabası içerisindeki insanlara mı, şaşırasın, bilemedim… Sağlıklı beslenme adına sunulan yayınlarda çeşit, çeşit ürün takdimi yapılıyor. O da, yetmiyor; tazesini alın, falan yerlerden alın, El İnsaf, insanlar kendini anca zor doyuruyor. Bu kadar vurdumduymazlık, bizim ülkemizde olmuyor herhalde; Kapitalizmin, neme lazımcılığın yaygın olduğu her ülkede vardır.
Paralı eğitim; hem lise çağında, hem Üniversite çağında; yaygın hale getirilmemelidir. Hatta zaman içerisinde kaldırılmalıdır. Toplumda dengesizlik, oluşturmaktadır.

Bütün bunlara rağmen; Ülkemizde uygulanan mali politikalar ile; gelir dağılımı açısından çok iyi bir durumda olmadığımız ortadadır. Hala, dar gelirli vatandaşlardan vergi almaya devam ediyoruz. Sözde, çok çocuklu ailelere karşı destek amaçlı çalışmalar yapıldığından bahsedilmesine karşılık; ortada doyurucu ve tatmin edici sonuçları göremiyoruz. Hala, faiz lobisinin, yapmış olduğu hamlelerin altında eziliyoruz.
Asgari Ücret daha iyileştirilebilir. Vergi dışında bırakılabilir. Asgari ücretle çalışanlara; indirimli toplu taşım imkanları, sunulabilir. Sosyal hayatına katkı verecek gelişmeler yapılmalıdır.

Piyasa ekonomisine geçtiğimiz yıllardan beri; Devlet, eğitim, sağlık, barınma sektörlerinden giderek elini çekmektedir. Parası ile, özel eğitim, sağlık hizmeti alma, Barınma imkanını elde etme, çalışan kesim için; çok zor bir olaydır. Toki' nin yaptığı çalışmalara rağmen; çalışan kesimin barınma ihtiyacı giderilememiştir. ARSA VE İNŞAAT ÜZERİNDEN ASTRONOMİK PARALAR KAZANILMAKTADIR. Bu alanlardaki, sıkıntının giderilmesi için; Devlet, kontrollü bir şekilde bu alanlardaki ihtiyacın giderilmesi için; bu alanlara el atmalıdır. Ancak, sosyal devlet; insanına bu alanlarda yeteri kadar hizmet verdiği zaman; sosyal devlet olma özelliğini korur. Yapılan iyi niyetli çalışmalar olduğunun farkındayız, ancak yeterli değildir. BÜTÜN BUNLARA KARŞILIK, GÜÇLÜ SERMAYE HER ALANDA DAHA ZENGİN OLMAKTADIR.
Sağlık alanında, Halka yönelik olarak, Devletimizin yaptığı çalışmalar; Gayet güzeldir. Bu güzelliğin, Eğitim alanında da; güçlenmesini bekliyoruz. Bu Ülkede ev sahibi olarak anılan insan sayısı; Nüfusun Yüzde 65 'i civarındadır. Yani hala Bu Ülkede nüfusun yüzde otuz beşi kiralık daireler kullanmaktadır. Toki' nin yaptığı çalışmaların yeterli olduğu söylenemez. Üstelik, kentsel dönüşüm organizeleri; mevcut ev sahiplerine bir ikram özelliği taşımaktadır. Adamların evleri yenilenecektir. Evi olmayanlar ise; geri plana itilmektedir. Bu yaklaşım ne kadar sağlıklıdır. Evet, depreme karşı önlem almak gerekir. Öyle ise; önce ev sahibi olmayan insanlardan başlayınız. Onları sağlıklı ev sahibi yapınız...
Bu gerçekleri anlatarak, kötü bir tablo çizmek istemiyorum. Sosyal devlet olmanın gereği olarak; eğitim, sağlık ve barınma meseleleri sorun olmaktan çıkıncaya kadar, tamamına yakını ücretsiz oluncaya kadar; Buna bağlı olarak, sosyal tabakalar arasındaki sıkıntıların devam edeceği fikrini savunuyorum. Sosyal barışın, temini için söylediğim gerçeklerin devleti yönetenler tarafından; dikkate alınarak, sorunların çözüleceğini umuyorum. Paylaşımın daha adaletli, bölüşümün daha adaletli, herkesin daha eşit şartlarda muamele gördüğü, zamanları görmek istiyorum. Parası ve gücü olanların kendilerine göre; en üst düzeyde hayat tarzını benimsemelerini, yadırgamıyorum. Öyle bir hayat tarzı onların tercihidir.
Benim beklentim, son zamanlarda sosyal hayat açısından; Devlet eli ile başlatılan çalışmaların ücretsiz eğitim, sağlık ve barınma hedeflerinin gerçekleştirilmesine kadar devam etmesidir. Bu kadrolardan bunu beklemek hakkımız olsa gerektir… umutla bekliyorum…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan Arslan - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?