GÖNÜL BORCU!

‘’Gönül Borcu’’, insanın yapılan iyiliklere karşı kendini borçlu hissetmesi, şükran duygularıyla dolu olması demektir.

Minnet duygusunun özü böyledir işte: Her şeyi kemirip tüketen zaman, görülen iyiliklerini değerini arttırır, çünkü akıllı bir insana cömertçe yapılan bir iyilik onun soylu düşüncesinde ve gönlünde durmadan büyür.

Nankörlük yabani otlar gibi tabiidir, minnettarlık bir gül gibidir; beslenmeli, sulanmalı, yetiştirilmeli, sevilmeli ve korunmalıdır.

Kendisine yapılan bir iyiliğe karşı şükran duyguları içerisinde kendini borçlu hisseden kimse ve bu kimsenin durumu; gönül borçlusu olarak tanımlanmış sözlüklerde.

Yapılan iyiliklere, görülen destek ve yardımlara karşı herkesin ve hepimizin minnettar olması, yani şükran duyması, teşekkür etmesi, kısaca ‘gönül borcu’ nu yerine getirmesi gerekir.

Bu tür davranışlar, hem insanları birbirine daha da yaklaştırarak toplumsal dayanışmayı, birliği, sevgiyi, dostluğu ve kardeşliği pekiştirerek, bizleri değerli bir insan sınıfına sokar.

Minnettar insanlar gülleri koklamaya vakit ayıran insanlardır. Her gün geçtikleri yollardan, çoğumuzun yaptığı gibi öylesine geçip gitmezler.

Minnettar insanlar takdir etme özelliğine sahiptirler. Şükür içerisinde olma halinin mevcut problemleri ortadan kaldırmayacağını, olası tehditleri bertaraf etmeyeceğini bilirler.
Sahip olduklarını takdir etme hali, onlara, problemlerle yüzleştiklerinde ellerindeki kaynakları iyi kullanma becerisini kazandırır.

Minnettar insanlar sadece maddesel kazanımları değil, insan ilişkilerini de gözetirler.

Minnettar davranmak bir seçimdir. Karşılaştığımız çoğu durumda bir tutum olarak minnettar davranmayı seçme, bizi minnettar düşünme ve akabinde minnettar hissetme yönünde eğitir ve evriltir.

Hepinizin takdir edeceği gibi, moralsiz anlarımızda enerji bulma, yılgınlık anlarımızda umut dolma, kalp kırıklıklarımızda iyileşme için minnettarlık çok işimize yarar.

Evet, hepimizin topluma borcu vardır.
Sahip olduğumuz güç, bilgi ve deneyimlerimizi, yeri geldiğinde de imkânlarımızı başkalarının iyiliği için kullanmak, bir kimsenin ya da kesimin sıkıntısını gidermek, karşılaşılan güçlüklere yardımcı olmak, yükümlülükleri paylaşmak ve bu bilinci yaymak da borcumuzdur.

Saygılarımla
Hacı Halil PEKDEMİR

15 Haziran 2019

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Pekdemir - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?