KAPIYI TANIMAYAN İLİM ŞEHRİNE GİREMEZ!

Resulullah (s.a.v.s) buyuruyor ki:
“Ben ilim şehriyim, Ali de kapısıdır.”
İslâm ümmeti arasında bu hadisi rivayet etmeyen bir ravi ve kabul etmeyen bir âlim düşünülemez. Çünkü bu hadis herkesçe bilinip inanılmaktadır. Bu hadisin Hz. Ali’nin faziletini ispatlamakta önemli bir yeri vardır. Resulullah, “Ben ilmin şehriyim, Ali de onun kapısıdır.” buyuruyor. Bu sözden Resulullah’ın maksadı nedir? Şüphesiz, bir şehre girmek isteyen kimse o şehrin kapısından girmelidir, çünkü aksi durumda şeriat ve normale aykırı davranmış olur. Yine Müslümanlar din ve dünyaları için Resulullah’ın ilim ve hikmetine muhtaçtır. Bu hikmet şehrinin saadet anahtarı ve rahmet kapısı Ali b. Ebutalip’tir. O hâlde Resulullah’ın ilim ve hikmetinden yararlanmak isteyen bir kimse Ali’yi vasıta kılmalıdır. Çünkü, büyük ve ünlü bir şehre tanınan kapısından başka bir noktadan girmek zor olup, akıl ve hikmete aykırı olduğu gibi Emirü’l-Müminin Ali’yi vasıta kılmaksızın Resulullah’ın şeriat ve hikmetinden yararlanmak da akıl ve hikmetle bağdaşmamaktadır. Evet bu, akıl ve nakilin (hadis) ispatında tereddüt etmediği genel bir kuraldır.
O hâlde, Emirü’l-Müminin Ali, Müslümanların ihtiyaç duyduğu ilim ve hikmet mercii, marifet ve şeriat hükümlerini aldıkları kaynaktır ve bu da inkâr edilemez bir gerçektir.
Selam ve Dua Eder Dua Bekleriz...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Seyyid Hüseyin Zerraki - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?