TOPRAK VE KİTAP

İnsan ya topraktan öğrenir ya kitaptan. Toprak, içindekileri sayfa sayfa okuyanların elinde bilgi harmanı olup üretime dönüşmektedir. Tarih boyunca toprağın üzerindeki doğa olaylarını gözlemleyip yaşayarak öğrenen insanlar, tarım ve hayvancılık alanında topraktan elde ettiği bilgiler ile üretim yapmışlardır.

Zaman içerisinde kalabalıklaşan şehirlerde yaşayan insanların payına ise kitap düşmüştür. Şehir hayatında yer alan teknoloji, tiyatro, sinema, edebiyat, tarih ve dil çalışmaları kitap haline gelip varlığını kitap bilgisi ile sürdürmektedir. Şehir kültürünün yaşaması ve devamı için şehirlilerin, bir kitabı okuması, anlaması, kavraması gerekmektedir.

İbn-i Haldun’a göre insanlar, önce “zorunlu olanı” üretip ardından daha rahat bir hayatın imkânlarını aramaya başlamaktadırlar. Tarım ve hayvancılık faaliyeti ile uğraşıp yaşamak için “zorunlu olanı” üretenler, Nazım Hikmet’in ifadesi ile “topraktan öğrenip kitapsız bilenlerdir.” Peki şehir hayatında kitapsız bilmek mümkün müdür? Şehir hayatında hangi bilgi türü ile yaşanmalıdır? Gündelik bilgi üzerine bir medeniyet kurulabilir mi? Kültürel ve sanatsal faaliyetler, bilimsel ve teknolojik gelişmeler için hangi bilgi türü gereklidir ve bireylerin bu bilgi karşısındaki konumu ne olmalıdır? Benzer sorular çoğaltılabilir.

Eski çağlardan günümüze kadar olan gelişmeler incelendiğinde her bilgi türünün bir kitap haline geldiği görülmektedir. Doğa olayları coğrafya; pazar ve alış-veriş işleri iktisat, esnaf dükkânları işletme, insan ilişkileri hukuk, siyasi örgütlenmeler yönetim kitapları haline gelmiştir. Kitaplar ile hem doğada var olan kurallar tanımlanmış hem de yapılacak iş ve işlemler için kurallar belirlenmiştir. Felsefe, edebiyat ve tarihe ait bilgiler, sadece söz olmaktan çıkıp kitap halini almıştır. Müzik, notalar ile ifade edilip kitaba yazılmıştır. Kitaba girmemiş şifahî kültür ile aktarılan bilgi, rekabete dayalı üretimin hızına yetişememektedir. Sadece şehir hayatı değil, toprağa ait ne varsa kitabın konusu haline gelmektedir. Topraktaki geleneksel yöntemlerin yerini, kaynağı kitap haline gelen teknik bilgi almaktadır. Toprak, teknolojiden bağımsız bir varlık olmaktan çıkmakta; kitapta yazılı bilginin yöntemlerine göre işlenmektedir.

Modern zamanlarda birey ve toplum hayatı kitap etrafında dönmektedir. Bilginin gerçekliği kitaplarda aranmaktadır. Kitaplar, teori ve pratiğe egemen olmakta; üretim, gelişme ve kalkınmanın yolu kitaplardan geçmektedir. Günlük yaşantısını kolaylaştırmanın ötesinde bilim, sanat, kültür alanlarında kaygı duymayan ve hayatında kitaba yer vermeyen bireyler, gündelik bilgi ile hayatını sürdürme kolaycılığını tercih ettiklerinde, belirli bir sistem önermeyen ve genel geçerliliği olmayan gündelik bilgi, sadece bireyleri değil daha genelde toplumu da üretimden uzaklaştırmaktadır.

Bir kitap okumak, gerekirse kitabı bir daha okumak gereklidir. Hızlı okuma tekniği ile ya da göz gezdirerek veya sayfaları karıştırarak değil cümleleri tek tek ve birbirine ekleyerek okumalıdır. Kitabın lafzı derinleşip okuyanın zihninde boyut kazanmalı; özümsenerek kitabın manasına nüfuz edilmelidir. Kitap cümleleri zihnin emrine girmelidir. Kitabı okuyan, okuduğu kitabın sayfaları arasında tasarım yapıp yeniden sayfa sıralamasını yapabilmelidir. Kitap, zihinde depolanmalı ve çağrıldığında eksiksiz bir şekilde kullanıma hazır halde beklemelidir. Sonra yeni bir kitap okumalı; yeni bir kitap okudukça kitapları karşılaştırmak, yorumlamak ve kitap konusu üzerine söz söyleyecek hale gelinmelidir.

Bilim, teknoloji, kültür, sanat ve eğitim-öğretimin temeli mevzuat değil kitaptır. Kitaptan uzaklaştıkça mevzuatın düzenleme gücü de azalmaktadır. Toplumsal olayların, kişilerin ve kişiliklerin benzerleri kitaplarda yer almaktadır. Kitap, binlerce kelimesi ile hayatın akışına açıklama, yorum, kıyas, analiz-sentez kazandırmaktadır. Kitap, kendi zamanının arşividir. Yeniden düşünmek ve üretmek için kitap okumak gereklidir. Toprağı ve kitabı buluşturan unsur da üretimdir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Selahattin ERGÜL - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?