DOSTLUKLAR ASLA UNUTULMAZ

DOSTLUKLAR   ASLA  UNUTULMAZ

Dostluk, 
Kargaşanın karmaşanın yoğun olduğu şu günlerde; en çok ihtiyaç hissettiğimiz kavramlardan bir tanesidir. İnsan yudum, yudum su içer gibi, dostluğu yudum, yudum doyarak yaşamak ister. Her anın her mekanın tadını çıkarmak ister. Üzerinde kitaplar yazılan, şiirler söylenen, türküler, ağıtlar düzenlenen dostluk; öyle hemen kolay, kolay doyulmak istenmeyen bir tattır. Doydum diyene aşk olsun...
Ünlü Ozan ne der; ''Alem çiçek olsa; arı ben olsam,
                                       Dost dilinden tatlı bal, bulamadım...''
Dostu anlatan en güzel dizelerden bir başka örnek;
Şu karşı yaylada göç katar katar 
Bir güzel sevdası gözümde tüter
Bu ayrılık bize ölümden beter
Geçti dost kervanı eyleme beni...
Dostluk, Belki de İlahi sırra ermenin ilk merdivenlerinden birisidir. Görecek göz, işitecek kulak, tadacak dil gereklidir. Siz, eğer bu saydıklarımdan yoksunsanız; zaten anlattığım bu kavramların sizin için anlamı olmaz. 
Bunu yaşanmış güzel bir hatıra ile; destekleyelim... 
Bir emekli öğretmen arkadaşımız bir hatırasında dostluğun önemini vurgulamak adına şöyle bir anı anlatmıştı. Kendisi şehrimizin bir köyünde göreve başlar. Ancak, dışarıdan gelen gencecik bu kardeşimiz ilk defa devlet memurluğu ile tanışmaktadır. O günün şartları ile, okul binasında aynı zamanda yatıp, kalkmaya başlar. Gençlik, bekarlık gurbet ve iş sıkıntıları iyice bunaltır. Kendisi artık buna dayanamayacağını düşünerek, görevi; bırakıp memleketine dönmeyi planlamaktadır. Bu karmaşık düşünceler içerisinde bir de; yemek sorunu eklenmektedir. Bu kadar olumsuzluğun olduğu bir ortamda bir akşam kapısı çalınır ve bir öğrencisi elinde bir tas çorba ile gözükür. Öğrencisi ona çorbayı beraber çalıştıkları öğretmen arkadaşın hanımının gönderdiğini söyler. Öğretmen arkadaşı belli ki; durumu iyi tahlil etmiş ve hanımına bu yönde telkinde bulunmuştur. O bir tas çorba arkadaşın hayatının yönünü değiştirir. Bir anda bir umut ışığı olur. Bütün hayatı alt, üst olur. Şunu anlar çektiği sıkıntılardan haberdar olan ve kendisinin bu yarışı bırakmasını istemeyen ve her zaman yanında olacaklarını belirten insanlar vardır. İşte, o kırsal kesimdeki insan öğretmen arkadaşı ve ailesidir. Arkadaş umut ışığı ile aralanan bu kapıdan hayata daha değişik bakmaya başlar. Ara sıra kapısı açılıp odasına getirilen bir tas çorba; onu hayata bağlar. Arkadaşın anlattığına göre; yıllar sonra öğretmen arkadaşı ve eşini bir alış veriş merkezinin içerisinde görür. Görmeden önce ses tonundan hareket ederek o tarafa yönlenir. Sonra onların olduğunu anlayınca ellerine kapanmak ister… 
Sonrasında, dostlukları yıllar sonra olsa da; daha güçlü, daha sıcak devam eder. İşte, karşılıksız dostluk, ona duyulan sevgi ve saygıdan bir örnek. Bu aziz topraklarda bunun gibi sayısız örnek olduğunu biliyorum. Belki anlattığım bu örnek bir çok kişinin hayatında bazı şeyleri canlandırmış, kimilerini de; heyecanlandırmış olabilir. Burada paylaşmanın, bölüşmenin, yardımcı olmanın, yanında olmanın keyfi; en güzel şekilde anlatılmaktadır.
Buradan hareketle, Ülkemizin bir çok kırsal kesiminde çok zor şartlarda öğretim görevi üstlenen tüm eğitim kadrosunu şükran ve minnetle anıyorum. İşte, insanımızın genlerinden gelen bu sıcaklığın hayatın her alanında hissedilsin istiyorum. Yarın bir çok şey için pişman olmaktansa; bugün iyi düşünülerek, doğru karar verilsin bekliyorum. Coğrafyamıza, Milletimize yakışmayan itiş  ve kakışların bitmesini temenni ediyorum. Herkesin ortak derdi olan bu Vatanın; kalkınmasına, gelişmesine yönelik çalışmaların büyük bir sakinlikle takip edilmesini ve değerlendirilmesini ümit ediyorum. Birbirini hırpalayarak, yıpratarak bir yere varılamayacağını; bir kez daha hatırlatıyorum.
Şöyle, yaşadığımız hayatın geçmişine bakınca; bunun gibi nice örneklere şahit olduğumu hatırlıyorum. Tatlı ve huzurlu bir tebessümle; hafızamda canlandırıyorum. Bu hatıralar, yaşantımızın köşe taşlarıdır. Ancak, bu köşe taşı niteliğini kazanması için, şart olan; yaşanmasıdır, unutmayınız...                                                                                                                            Geçmişinizde, baş tarafta da anlattığım gibi; sizi hayata bağlayan anılarınız olsun istiyorum. Geriye baktığınız zaman nefret edeceğiniz, hatırlamak istemeyeceğiniz anılarınız olmasın istiyorum.
Hele dostluk kavramını hepten yok eden; ihanet kavramı;  vefasızlık, yer yüzünden kalksın istiyorum.
Şu Mübarek günler, bu tür sıcaklıkların yaşanmasına vesile olsun istiyorum.
Bir gülümsemenin, insanda; neleri değiştireceğini, bilelim istiyorum. Yüce Peygamberin dili ile; ''Tebessüm sadakadır.'' Bu güzelliği birbirimize çok görmeyelim.
Sağlıklı, huzurlu, barış içerisinde; adalet ve güven içerisindeki nice bayramlara... 
                      Ülkemizin göreceği nice mutluluklara.., hep birlikte...

                      Tüm dostlara  selam olsun, iyi ki; varsınız...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan Arslan - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?