Akrabalık bağlarını yaşatmayı ifade eden söylem ,kavram : Sıla-i Rahim

Selamunaleykum..
Günümüzde akrabalar yurdun hatta dünyanın dört bir yanına dağılmış durumdadırlar. Hayatta olan bitenleri, sevinç ve üzüntülerimizi onlarla paylaşmalıyız. Yakınlarımızla aramızdaki bağı koruduğumuz sürece kendimizi daha iyi hissederiz. Onlarla ayrı mahalle ve şehirde olmak, uzak yerde yaşamak uzaklaşmak anlamına gelmemelidir.
"Her bireyin mensup olduğu bir ailesi ve kabilesi vardır. Akrabalarımızı biz seçmedik. Onlar da bizi seçmedi. Bize daha dünyayı tanımaya başladığımız günden beri¸ bu senin amcan¸ bu dayın¸ bu halan ve teyzen denildi. Bizim örfümüzde¸ din ve ahlak anlayışımızda büyüklere saygı küçüklere de sevgi ve merhametle muamele esastır."
Akrabalarımıza ve yakınlarımıza karşı güler yüzlü ve tatlı sözlü olmalıyız. Onlarla her karşılaştığımızda selâm vermeli, hal ve hatırlarını sormalı ve iyi dileklerde bulunmalıyız.“İyiliğe benzeri ile karşılık veren kişi, tam anlamıyla akrabasını görüp gözetmiş olmaz. Hakiki sıla, kişinin kendisi ile ilgiyi kesenleri görüp gözetmesidir.” (Buharî, Edeb, 15)
Bilelim ki akrabalarımızı ziyaret etmezsek bizi de arayıp soranlar azalacaktır.Bazıları uyanıklık yaparak¸ fırsatları değerlendirerek aile ve akrabalar arasında kendi lehine ve diğer aile üyeleri aleyhine avantajlar elde etmeyi marifet sanır. Oysa bu fırsatçılık¸ hak ihlaline ve yeni problemlere yol açar. Diğer akrabalar bu durum karşısında enayi durumuna düşmek istemez ve tartışma başlar. Bazıları¸ akrabasının gerek maddî ve gerekse meslekî alanda ilerlemesini çekemez. Bir yakınımızın ilerlemesi bizi sevindirmelidir hâlbuki. Çünkü onun ilerlemesinin başka akrabalar olmak üzere herkese faydası olabilir.

Akrabaya, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver ve israfta ileri giderek boş yere, haksız yere malını saçıp savurma.”
Üzülerek söylemek gerekirse son dönemlerde toplumumuzda kaybolmaya yüz tutan değerlerimiz arasında sıla-i rahmi de görmekteyiz. Zira akrabalar arası ilişkiler son derece zayıflamış yeni yetişen nesiller artık birbirlerini tanımaz hale gelmiştir. Sosyal, ekonomik ve kültürel ne tür problem olursa olsun bu vecibe ihmal edilmemelidir. Zira Kur'ân ve sünnet bu konuda gerekli tahşidâtı yapmıştır. Rahmete mazhar olmak yine Rahmanın arzu ettiği işlere bakar.
Bencillik de bütün insanî ilişkilerde hem sahibini küçük düşüren¸ hem de sağlıksız diyaloglara yol açan bir kişilik bozukluğudur. Bazıları kendi özel işlerine ve sorunlarına o kadar yoğunlaşır ki¸ bırakın akrabayı¸ aile fertleri ile ilgi alakasını bile askıya alır. Akrabalar arasında görülen yaygın hatalardan biri de¸ uzaktaki parlak kişiliklere öykünme¸ kendi yakınını önemsememe ve değer vermemedir. Bu da karşılıklı soğukluğa yol açar. Bunun sebebi psikolojiktir. İnsan hatası ile sevabı ile kendi yakınını daha iyi tanır. Sıkça karşılaştığı için akrabası onun gözünde sıradanlaşır. Sıradan birine de pek önem verilmez. Oysa birine önem vermemiz için¸ onun akrabamız olması yeterlidir.
SELAM VE DUA İLE..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Çiçekli - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?