VI. MEHMET VAHDETTİN'İN LONDRA POLİTİKASI

         Sultan Mehmet Vahdettin gayet istişareye inanan ve uslubunca siyaset yapmaya çalışarak çevresini iyi muhakeme edebilen şahsiyet idi.  Müttefikler, Osmanlı Hükümeti'nin elinde hiç bir kuvvet bulunmamasına rağmen halen de Babıali'yi tanıyor ve diplomatik alış verişlerini bu şekilde idame ettirmekteydiler. Sevr Antlaşması'nın kabul edilmemesi mamafih Anadolu'da zaferler kazanılmasına başlanınca, Londra konferansına davetle bazı maddelerin hafifletilmesi düşünülmüştü. Türkiye üzerinde ,Galip devletlerce çıkar çatışması gün yüzüne çıktığı ve rekabet, geçimsizliğin ilerlediği zamanda, Londra Konferansı'na, İstanbul temsilcileriyle Ankara heyeti 27 Şubat 1921'de birlikte katılım yaptılar ki Mustafa Kemal Paşa özel bir telgraf çekerek, İstanbul'dan ve Ankara'dan iki ayrı heyetin Londra'ya gitmesini sakıncalı bulduğunu bildirdi. Şer odakların tarihte bilindiği gibi içten yıkabilmek için birbirine düşürme politikası işleniyordu.
      Sultan Vahdettin, Damat Ferit Paşa'yı uygun gördüler lakin Damat Ferit Paşa rahatsızlığını öne sürerek hanımıyla beraber Avrupa'nın ünlü Karlsbad kaplıcalarına giderek bu riskli ve zor görev Sultan Vahdettin Han'ın dünürü Sadrazam Tevfik Paşa'ya düşer. Tevfik Paşa ise, İstanbul Hükümeti aradan çıktığı takdirde en başta Yunanlılar ve diğer müttefiklerin el birliğiyle tezgah hazırlayarak, Padişah'ı bir başka hükümet kurmaya zorlayacaklarına inanıyordu. Lakin Mustafa Kemal Paşa, Tevfik Paşa'ya bilahare ''Bizim göndereceğimiz heyetin bütün Türkiye'yi temsil edecek tek heyet olduğunu Müttefiklere bildirmelisiniz'' talimatını veriyordu.   
             Londra Konferansı 23 Şubat 1921 günü, İstanbul Hükümeti Yetkilisi Sadrazam Tevfik Paşa ile Ankara Hükümeti Yetkilisi Bekir Sami Bey'lerin salona ayrı ayrı alınmalarıyla başladı. Tevfik Paşa, 80 yaşında hasta ve titrek sesiyle ''Söz asıl milletvekillerine aittir. Binaenaleyh Anadolu heyetine söz verilmesini teklif ve rica ederim..'' dediler ki aynı anda Osmanlı delegesi Mustafa Reşit Paşa'da ''Bekir Sami Beyefendi, bütün Türkiye namına söz söylüyor'' deyince Müttefik devletlerin heyetleri büyük şaşkınlık içinde Ankara'yı resmen tanımak zorunda kalmışlardır. Sevr Antlaşmasının da katii suretle geçerli olamayacağını Londra Konferansı'nda artık dünya iyice anlamış oldu. Tevfik Paşa'nın Londra Konferansındaki bu davranışlından ötürü Sultan Vahdettin Han dünürüyle bir daha istişarede bulunmayıp, huzuruna kabul etmediler. Sultan Vahdettin Han hatıratlarında der ki ''Facialara ve olaylara kalkan olamadım ise de, paratoner vazifesi gördüm. Bütün musibetleri üzerime çektim. Kendimi feda ederek vatanı kurtarmaya çalıştım.''
Araştırmacı Yazar
Volkan Yaşar Berber

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar VOLKAN YAŞAR BERBER - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?