VAKARLI OLUNUZ

Yumuşak huyluluk ve azamet manalarını da ifade eden vakar, hafifliğin zıddıdır. Kibir ne kadar kötü ise vakar da o kadar değerlidir.

Dedikodu yapmak, fitne-fesat çıkarmak, onun-bunun aleyhinde konuşmak, hafif davranışlarda ve şımarık hareketlerde bulunmak, yılışık ve laubali olmak, yalan söylemek ve haset etmek gibi fiil ve ifade tarzları, ciddiyet ve vakarla bağdaşmaz. Bunlar cahilliğin ve cehaletin eserleridir

Vakar, sosyal hayatta da insanı muteber kılan çok önemli bir meziyettir. Bu meziyeti kazanabilmek için; «yıldız görünme sevdasıyla ateş böceği olma» tavrından vazgeçilmelidir ki, iç dünyamızdaki samimiyet, ciddiyet ve vakar, dışımıza da yansıyabilsin.
Toplum içinde değer bulsun ve örnek teşkil etsin.

Vakarlı olmak, abus çehreli, çatık kaşlı, geçimsiz ve uyumsuz insan demek değildir.
Vakar, zillet ile kibir arasındaki denge noktasıdır.
Ancak şurası unutulmalıdır ki; vakarlı, ağırbaşlı, olgun kimseler asla kibirli, kendini beğenmiş, insanlara tepeden bakan, onları hafife alan ve yerine göre küçümseyerek alaya alan olumsuz tipler değildir.

Vakar: Ağırbaşlı olma, temkinli davranma, mevki ve kişiliğin gereğini hakkı ile koruma, hafif meşrep olmama anlamında bir terimdir. Kibir, ikinci insanı kendinden küçük görerek kabarmaktır. Vakar ise kendini ezdirmemek, seviyeni korumaktır.

Halk arasında ağırbaşlılık olarak bilinen vakar, sahibine hürmet duygularını kazandıran bir fazilettir. Vakarın kibre kaçmaması, hatta vakarlı birinin aynı zamanda mütevazı (alçak gönüllü) de olması gerekir. Bu iki huy birlikte bulunduğu zaman tam bir fazilet olur.

Vakarlı kimselerin söz, davranış ve hâllerinde kibre düşmemeleri, bilakis son derece mütevazı olmaları gerekmektedir. Bu iki huy birlikte bulunduğu zaman tam bir erdem meydana gelir. Ancak vakar asla kibir değildir.

Bir insanın kendisine değer vermesi kibirlilik demek değildir. İnsanın kendisine değer vererek hâl ve hareketlerine, konuşmalarına, giyinişine dikkat etmesi ayrı bir hadisedir, kibir ayrı bir hadisedir. Tevazu ile vakar aynı insanda yan yana bulunabilir ve çok güzel uyum sağlar.
Vakar, yalnızca beyefendilerde bulunmaz.

Müslümanın Müslümana kibirlenmesi haramdır. Fakat o ’İnananlara karşı saygılı, kâfirlere karşı başı dik olur. Allah yolunda cihat eder ve kınayanın kınamasından da korkmaz.
Kibirlenmek başka; haksızlık karşısında, kâfirin karşısında dik durmak başkadır.

Müslüman her zaman ve her yerde izzetini, şerefini korumak durumundadır.
Rahman'ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir.
Cahiller onlara laf attıkları zaman "selam" der geçerler.
Günümüzde de Müslümanlar; Allah’ın hükümlerine olan bağlılıkları, taviz vermeden dini yaşamaları ve diğer mümin kardeşlerinin hakları konusundaki anlayışlarında pısırıklıktan uzak, kendi konum ve mevkilerine göre gösterecekleri vakarla izzet ve şerefi tekrar elde edeceklerdir.

Saygılarımla.
Hacı Halil PEKDEMİR.

15 Mayıs 2019

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Pekdemir - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?