Son Dakika Haberleri

“Ya Resulallah, insanların en hayırlısı kimdir?”

SELAMUNALEYKUM..

Bazı iyilikler vardır ki, Cenab-ı Hak onların mükafatını dünyada iken de tattırır; peşin karşılığını ihsan eder. Bu durum, hem o iyiliğe bir teşvik mahiyetini taşır hem de o iyiliğin önemini bildirir. Bu iyiliklerden birisi de akraba ziyareti ve onlara yakınlık göstermek olarak bilinen sıla-ı rahimdir.
Bir mü’min olarak önce onlara nasıl yakınlık gösteririz, hangi ihtiyaçlarını karşılayabiliriz, nasıl faydalı olabiliriz, ziyaretlerimizi nasıl gerçekleştirebiliriz:

Bizzat giderek mi, telefonla mı, mektupla mı, bayram tebrikleri ile mi? Bunları araştırırız. Ondan sonra da elimizden geldiği kadarını yaparız.

Biz imkânımız nisbetinde gayretimizi gösterirsek, Cenab-ı Hakk'ın da merhamet ve şefkatini çekeriz. Cenab-ı Hak aramızdaki sevgi bağlarını kuvvetlendirir, rızkımıza bolluk verir, ömrümüze bereket ihsan eder.

Sahabe-i Kiramdan birisi sorar:

“Ya Resulallah, insanların en hayırlısı kimdir?”

Bu kısa soruya Peygamberimiz şu cevabı verir:

“Rabbinden en çok korkan, yakınlarına en çok ilgi gösteren, en çok iyiliği tavsiye edip, insanları kötülüklerden uzaklaştırmaya çalışandır.”

Sıla-i rahmin birkaç derecesi vardır. En aşağı derecesi akrabalarımıza karşı tatlı sözlü, güler yüzlü olmak; karşılaştığımızda selâmlaşmayı, hal hâtır sormayı ihmâl etmemek; dâima kendileri hakkında iyi şeyler düşünmek ve hayır dilemektir. İkinci derece de ziyâretlerine gitmek ve çeşitli konularda yardımlarına koşmaktır. Bunlar daha çok bedenî hizmetlerdir. Özellikle yaşlıları zaman zaman yoklayarak, yapılacak işleri varsa onları takib etmek kendilerini sevindirecektir. Sıla-i rahmin üçüncü ve en önemli derecesi akrabalara malî yardım ve destek sağlamaktır.

Bu yardımlar herkesten beklenemez. Hasta ve yatalak bir kişiden akrabasını ziyâret etmesini istemek anlamsızdır. Fakir birisinden de başkalarına mâlî yardımda bulunmasını beklemek de yanlıştır. Yalnız zengin, hali vakti yerinde bir müslümanın, sadece ziyâret ve hal, hatır sormakla bu görevi yerine getirebileceği de söylenemez. Böyle zengin birisi için sıla-i rahim, yoksul akrabalarına elinden geldiğince malî destekte bulunmaktır. Bu destek ödünç para vermekle olabileceği gibi; karşılıksız mâlî yardımlar şeklinde de olabilir. Şu halde, yakınları görüp gözetmek deyince, yukarıda belirtilen üç derecedeki yardımdan hangisine güç yetiniyorsa, onun yapılması anlaşılmalıdır. Yapabileceği görevi yapmamak müslümanı bu konuda sorumlu kılar. Yukarıdaki âyet-i kerimede, Allah Teâlâ'nın bu görevi yerine getirmeyenlere yönelttiği lânet unutulmamalıdır. Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur: Her Cuma gecesi insanoğlunun amelleri Allah'a arz olunur: Yalnız sıla-i rahimde bulunmayanların amelleri kabul olunmaz" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 484).

Yine Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

" Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse akrabasını görüp gözetsin" (Buharî, İlim, 37; Müslim, İmam, 74-77).

SELAM VE DUA İLE

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Çiçekli - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket SİZCE TÜRKİYE "BEKA" SORUNU YAŞIYOR MU?