ABD'nin dış politikası....


Amerika Birleşik Devletleri dış politikasında çok çelişkili ve tutarsız bir politikayla dünyayı huzursuz etmekte ve Ortadoğu'da da devletleri, halkı sıkıntıya, kavgaya, göz gözyaşı ile kan akıtmaya vesile olan bir tutum içindedir. Bugün itibariyle Türkiye'nin güvenliği ve bekası için Suriye'nin Kuzey tarafında terör örgütünü yok etmek ve güvenlik koridoru yaratma konusundaki çalışmalarına devamlı Amerika engel olmuş ve çelişkili kararlarla Türkiye'yi uyutmaya çalışmıştır. Ancak Türkiye'nin dik duruşu, haklı oluşu ve Recep Tayyip Erdoğan'ın ciddiyeti ve kararlılığı ile bugün askerini çekmeye ve Suriye'yi terk etmeye karar verdiğine dair haberler çıkmaktadır. Elbette Suriye'yi terk edecektir, başka bir çıkar yolu da yoktur. Amerika'nın bir terör örgütüyle el ele olması, ona omuz vermesi akıllı bir davranış değildir. Koca Amerika'nın böyle basit ve toplumu kaosa sürükleyecek davranış içine girmesi beklenemez. Türkiye ile sıcak çatışma yapması akıllı bir davranış değildir. Amerika Ortadoğu'da Irak'ta, Suriye'de, Lübnan'da, Libya'da ve diğer yerlerdeki politikası ile iflas etmiş yıpranmış ve nefret hisleriyle anılmaya başlanmış, dış politikası da iflas etmiştir. Pis kirli ve isabetsiz politikasıyla Amerika, yıprandığı gibi yalnızlığa da sürüklenen ve İsrail gibi yalnız kalan bir devlet olma durumundadır. Büyük devletlere bu yakışmamaktadır. Türkiye bu terör koridorunu açmaya ve orada 1 milyona yakın göçmen Suriyeli'nin kendi toprağına, kendi evine gitmesinin sağlanması zaruret olduğu için bu operasyonu Türkiye yapmalıdır ve yapmaya da mecburdur. Dışişleri mensuplarının 24 saat içinde çekilmesi ve 30 gün içinde de askerin çekilmesi kararı elbette Türkiye'yi rahatlatan bir karar olarak görülmektedir. Amerika'nın Suriye'den çekilmesi tarihi bir sorumluluktur, bu durumda tek aktör Türkiye'dir.


Türkiye'nin faydasına, çıkarlarına uygun bir davranış mutlaka gerçekleşecek ve terör örgütü oradan silinip atılacaktır. Ortadoğu'nun huzura ihtiyacı vardır. Türkiye'nin enerjisinin yükselmesi PKK ve FETO gibi kirli terör örgütlerine karşı mücadelesini devam ettirecek, ancak bu aziz millet bu kirli ittifakları da yok ettikten sonra bütün imkanlarıyla büyük Türkiye'nin ve müreffeh Türkiye'nin kurulmasına çalışılacaktır. Türkiye istikrar ülkesidir, Türkiye merhametli ve şefkatli bir ülkedir. Hakkı ve hukuku savunmak ve adil olmak hususunda idareciler gayret etmektedirler. "Haklı olan kazanır" hükmüne tabii olmak üzere bugün Amerika'nın Suriye'den çekilme kararı ve Orta Doğu'yu rahatlatma kararı elbette Türkiye'nin dik duruşuna, kararlılığına ve adil oluşuna bağlıdır. Aktör olarak Türkiye Suriye'ye huzur getirecek istikrarlılığı koruyacak ve 6 milyondan fazla Suriyeli göçmenin yerlerine gelmesi topraklarına sahip olması Suriye halkını da rahatlatacaktır. Türkiye bu sebeple dua alacaktır. Suriye halkı Türkiye'nin oraya operasyon yapmasını ve Share kuvvetlerin ortadan kaldırılmasını istemektedir. Bunu herkes canlı olarak görüyor ve işitiyor. Nokta nokta nokta !


Beyin göçü Türkiye'ye fazlasıyla zarar veriyor. Beyin göçü Türkiye'ye çok uzun zamandan beri zarar vermekle birlikte büyük manada kalkınmasına da engel olmaktadır. Bu sebeple beyin göçünden ülkemiz çok büyük zarar görmektedir. Biz Türkiye olarak çok akıllı, zeki, kadirşinas bir ülkeyiz. Çok güç şartlarda kararlılık ve iman gücüyle bugünlere geldik. Aklımızı, beynimizi, benliğimizi, Türkiye'nin menfaatlerine kullanarak bu göç dalgasının en aza indirmenin zorunluluğu vardır. Türkiye'nin menfaatleri ters göçün olmasına bağlıdır. Zira Türkiye'nin iyi yetişen bilim ve teknoloji sahibi insanlara ihtiyacı vardır.
Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri bizi gittikçe dışlıyor, İslam'a olan düşmanlıklarıyla İslamifobi hareketleri yayınlayarak ve buna yoğunlaşarak toplum yaşantısında kendisini gösteriyor. Bizi dışlamaları ve inançlarımıza karşı gelmeleri onların tek dişi kalmış canavar olduğunun ve çift standartlı bir yaşama sahip oldukları artık herkesin gözünden kaçmamaktadır. Çocuklarımız Avrupa'da bilgi almak eğitim almak için gidebilirler fakat eğitimini alanlar Türkiye dönmelidirler. Diller ve beyin göçü hepimizi üzerken devletin bu beyin gücünü terse çevirmek için çeşitli teşvikler ve farklılıklar yaratarak göçün durdurulması gerekmektedir ve beyin göçü artık son bulmalıdır.


Türkiye'nin bulunduğu coğrafi durum sosyopolitik ve tarihi geçmişi nedeniyle çalkantılı, sıkıntılı, kavgalı ve Emperyalist Güçler nedeniyle de devamlı problemli olan Ortadoğu'ya ve Türkiye'ye 2019 yılının hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak, bölgeye huzur ve kardeşlik duygularının hakim olmasını dilerken, 2019 yılının Alem-i İslam'a, milletimize barış ve kardeşlik getirmesini, yöneticilerimize de adil hakkı savunan bir zeminde muvaffak olmalarını, bu Aziz topraklara Kur'an'ın bayraktarlığını yapmış olan bu aziz milletimize maddi ve manevi kalkınma ile Ortadoğu'nun, Kafkasların, Balkanlar'ın ve birçok bölgelerin abiliğini ve hizmetkarlığına gerçekleştirilmesi hususunda Mevla'dan diliyor ve tüm dostlarımızın 2019 yılını kutluyorum...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kuran - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket SİZCE SEÇİME ŞAİBE KARIŞTI MI?