SİZ ÖYLE OLUN YETER

      Her şeyin kuralları olduğu gibi, birlikte yaşamanın da vardır. Bunlardan en önemlisi karşılıklı saygıdır, devamında sevgi ve muhabbet vardır. Bu şu anlama gelir. Saygı olmayan yerde sevgi olmaz. Diğer bir ifadeyle sevgiyi besleyen saygıdır. Saygının olmadığı yerde sevgi yaşayamaz, zamanla ölmeye mahkûmdur. Eskiden toplum saygının varolması ve yaşaması için yasalarda suç sayılmayan ayıplar belirlemişti. Bunlardan bazıları:

“ Büyüklerin karşısında ayak ayak üstüne atma, derli toplu otur, ayıp! “

“ Yerli yersiz her şeye gülme, ayıp! ”

“ Erkekler sakız çiğnemez, ayıp! ”

“ Öksürürken elini ağzına kapa, ayıp! ”

“ Büyükler, ayakta dururken oturulmaz, ayıp! “

“ Büyükler konuşurken lafa karışılmaz, ayıp! “

“ Çayı, kahveyi höpürdeterek içilme, ayıp! “

“ Yemek yerken ağzı şapırdatılma, ayıp! “

“ Burnunla oynama, ayıp! “

“ Sesli esneme, sesli geğirme, ayıp” … vb gibi.

       Bu gün bunların çoğu ayıplıktan mı çıktı? Yoksa ayıp ölçülerimiz mi değişti veya biz mi umursamaz olduk? Bilemiyorum. Fakat bildiğim bir şey varsa ayıplarımızın elbette bitmediği, ayıp sözlerimizin ve ayıp yerlerimizin her geçen gün azaldığıdır. Yani her geçen gün, önceki ayıplardan bazıları ayıplıktan çıkmaktadır. Tamam eski kafalı olmamalı yeni çağa ayak uydurmalıyız ama yeni çağa ayak uyduracağım derken bizi biz yapan eski değerlerimizi de gözardı etmemeliyiz.

       Günümüzdeki eski ve yeni ayıplardan bazılarını anımsayacak olursak:

- Birisinin yüzüne söyleyemeyeceğimiz lafları, arkasından konuşmak,

- Evden, arabadan veya yaya yürürken çöpü, küllüğü veya her türlü atığı, atılmaması gereken

yerlere atmak,

- Kamuya açık olan kapalı yerlerde ayakkabı çıkarmak,

 -Trafikte bayan sürücüleri hafife almak, zor duruma düşürmeye çalışmak,

- Olur, olmaz rastgele yerlere ağız veya burun ifrazatlarını yapmak,

- Yayalara ayrılmış yerleri amacı dışında (park, teşhir yeri v.s gibi) kullanmak,

- Çocukların anne ve babalarına veya büyüklerine “ öfff beee” seslendirmesiyle tepki vermeleri,

- Özgürlüğü; saldım çayıra Mevlam kayıra olarak algılamak ve uygulamak,

- Hiçbir kısıtlama getirmeden “ ben yapamadım, yaşamadım, çocuğum yaşasın, yapsın “ anlayışı,

- İbadet mahallerinde telefonla konuşmak veya biriyle konuşmak, sohbet etmek,

- Umuma açık ve başkalarının da olduğu bir ortamda kimse yokmuş gibi davranmak,

- Bir organizasyonda önce gelenlerce gelmeyenlere yer kapatmak,

- Toplumda telefonla konuşurken çevreyi rahatsız etmek,

- Misafiri varken misafirden çok telefonuyla ilgilenmek, onunla oyalanmak,

- Çiğnemekten bıktığımız sakızları yere atıp insana, hayvana zarar vermek,

- Kendinde olan bir yanlışı, başkasının şahsında kınamak, tenkit etmek ve yermek,

- Başkalarının eksik veya kusuruyla dalga geçmek,

- Sıra olunan yerlerde sıraya girmemek,

- Eller cepte sigara ağızda olarak karşısındaki biriyle konuşmak,

- Başkası konuşurken lafını balla da olsa kesmek,

- Ayıp sayılan her türlü davranışı geri kafalılık görmek, vb gibi daha neler, neler…

       Ömrümüz, edepli ve terbiyeli insan olabilmenin gereklerinden olan bu ayıpları yapmama  uyarılarıyla geçer. Yetişkinler olarak küçüklerimizi bunları yapmamaları için defalarca ikaz ederiz. Hatta bu uyarıyı şiddet kullanarak yapanlarımız bile vardır. Ama nafile! Çünkü kendimizde yoksa başkasına veremeyiz. Kendimizde olmayan meziyetleri söylemek veya öğüt vermekle karşımızdakinin o meziyete sahip olmasını sağlayamayız. Mesela sigara içen bir büyüğün, gencine sigara içmemesi gerektiği söyleminin veya öğüdünün sinek vızıltısı kadar bile etkisi ve kalıcılığı olmayacağını tahmin edebilmek için kâhin olmaya gerek yoktur. Yani iyi örnek olamıyorsak kimse kendini kandırmasın, çabanız boşunadır. Ve bu teoriden hareketle diyorum ki;

       Ey yetişkinler, ey ebeveynler, ey terbiyeciler ve eğitmenler, eğitmeye mecbur olduklarınızın ve eğitmek istediklerinizin insanlığın erdemlerini özümsemelerini istiyorsanız boşuna öğüt verip zahmete girmeyin, onları incitip kırarak boşuna yorulmayın. Zira zaten size benzeyecekler. İyi örnek olun, onların nasıl bir birey olmasını istiyorsanız; SİZ ÖYLE OLUN yeter…  ESEN KALINIZ.

      Selamım iyi örnek olabilenlere gitsin.

              Abdullah HAKTANKAÇMAZ 

                   ah6334@gmail.com

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdullah Haktankaçmaz - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.

08

Av Ahmet Elçi - Sayın Hocam, ellerinize kaleminize sağlık.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 19 Aralık 21:55
16

Abdullah Haktankacmaz - @Av Ahmet Elçi 08 nolu yoruma cevabı: Çok teşekkür ederim Ahmet'cigim sagol...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Aralık 13:21
07

Tahsin İnci̇ - Sevgili hocam yazın çok güzel yazan güzel yazdıran güzel kalem güzel kalemi yazan el güzel ellerinden öpüyorum hocam selamlar saygılar

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 19 Aralık 17:15
09

Abdullah Haktankaçmaz - @Tahsin İnci̇ 07 nolu yoruma cevabı: Tahsin'ciğim, Berhudar ol.Teşekkür ederim.senin ruhun, gönlün güzel olduğu için güzel bakıyorsun, güzel görüyorsun...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Aralık 22:49
06

Fazilet Doğan - Yüreğinize, kaleminize sağlık sayın hocam.

Çocuklarımıza, öğrencilerimize, toplumumuza iyi örnek, iyi insan olabilmek temennisiyle aleyküm selam...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 19 Aralık 16:01
10

Abdullah Haktankaçmaz - @Fazilet Doğan 06 nolu yoruma cevabı: Fazilet hoca hn, selamımın yerini bulduğuna memnun oldum. Temennine gönülden katılıyorum ve amin diyorum. Sağol...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Aralık 22:51
05

İhsan Şenocak - Değerli Hocam bunları gündeme getirip İNSANLARa hatırlatmanız tebrike değer.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 19 Aralık 01:17
11

Abdullah Haktankaçmaz - @İhsan Şenocak 05 nolu yoruma cevabı: Teşekkür ederim İhsan'cığım. Hatırlayanların uygulaması dileğiyle...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Aralık 22:53
04

Abdurrahman Baltacı - Hocam hayırlı akşamlar teşekkür ederim bunlları bir çoğumuz biliyoruz Fakat siz yaşıyorsunuz sözünüz onun için önemli ve tesirli . Saygıyla ellerinizden öpüyorum

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 18 Aralık 23:40
12

Abdullah Haktankaçmaz - @Abdurrahman Baltacı 04 nolu yoruma cevabı: Berhudarol Sn doktorum, dediğine katılıyorum. Varsa sözümün etkili olması sizin gönlünüzün güzelliğinden ve gönül birliğindendir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Aralık 22:56
13

Abdullah Haktankaçmaz - @Esat Murat 03 nolu yoruma cevabı: Teşekkürler Murat'cığım, sağol...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Aralık 22:57
14

Abdullah Haktankaçmaz - @Selma Yilmaz 02 nolu yoruma cevabı: Sağol, sn müdirem senin de...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Aralık 22:58
01

Hüseyin Cahit Fenerci - Aleyküm selam,İnşallah iyi bir örnek olmuşuzdur.En azından bunun için çaba harcadığıma inanıyorum.Bu yazınız bile bizi çaba sarfetmeye yönlendirdiği için teşekkürler...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 18 Aralık 22:18
15

Abdullah Haktankaçmaz - @Hüseyin Cahit Fenerci 01 nolu yoruma cevabı: Selam sahiplerini bulmasına memnun oluyorum. Çabanız daim, yaradan katında makbul olsun...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Aralık 22:59


İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 912 22 78
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?