Ya iktidar bu yangını söndürecek, ya da yangın iktidarı götürecek!

Yaklaşık üç ay önce Türkiye ekonomisine yönelik ‘küresel aktörler’ ile ABD’nin öncülüğünde başlatılan kur saldırısı Türkiye’yi derinden sarstı. Kur artışını bahane ederek zam sağanağı başlatılması milleti çıldırma noktasına getirdi.

16 yıllık AK Parti İktidarları dönemlerinde başta enflasyon, faiz ve büyüme oranları gibi birçok ekonomik göstergede olumlu gelişme yaşandı. Millet bu süreçte kısmi de olsa rahat nefes aldı. Alım gücü arttı. Kişi başına düşen milli gelirde de bir miktar artış yaşandı.

Türkiye,  son yıllarda bağımsız bir dış politika anlayışı ile ile hareket etmeye başlaması, kendi menfaatini koruma adına başta ABD olmak üzere küresel aktörlerle karşı karşıya geldi.

Erdoğan, Dünya’nın jandarması ABD ve onun ağa babalarının emrinde olan br ülkeyi, kendi kararını kendi alabilen bir ülke haline getirmesi onları oldukça kızdırdı.

Suriye’de oluşturulmaya çalışılan terör koridoruna, "Fırat Kalkanı" ve "Zeytin Dalı Hareketi" ile çomak sokan‘; Mümbiç’te bulunan teröristlerin bölgeyi terk etmeleri için ABD’ye baskı yapıp istenileni kabul ettiren ve nihayetinde İDLİB’te İran ve Rusya destekli olası katil Esad saldırılarını önleyerek binlerce masum Müslüman’ın katledilmesinin önüne geçen Türkiye’nin durdurulması şarttı!

ABD ve Batı’nın yıllardır ülkemizde elini kolunu sallayarak faaliyette bulunan ajanlarının engellenmesi ve Brunson olayında olduğu gibi tutuklanmaları bardağı taşıran son damla oldu. ABD’nin tüm tehditlerine rağmen henüz serbest bırakılmaması saldırıların şiddetini artırmasına neden oldu.

Gezi Kalkışması,17-25 Aralık Emniyet- Yargı darbesi, MİT Tır’ları ihaneti, 15 Temmuz FETÖ Darbe girişimi vb. operasyonlarla önü kesilmeye çalışıldı, ancak başarılı olamadılar.

Geri kalan iki seçenek kalıyordu. Milletin en büyük zaafı olan komforlu yaşam ve paraya olan düşkünlüğü üzerinden bir operasyon gerçekleştirmekti. Kur saldırısı işte tam da bu amaçla başlatılan operasyonun adıdır! Bu saldırıyı planlayıp hayata geçirenler, Türk milletinin yaşam komforuna göz dikmişlerdir. Kur artışını bahane ederek hayat pahalılığını olabildiğince artırarak halkın sabrını zorlamak ve Erdoğan’a karşı duyulan güveni sarsmak amaçlanmaktadır. Halkı isyan noktasına getirip Erdoğan’ı iktidardan düşürmek nihai hedefleridir.

Üzülerek ifade etmeliyim ki bu amaçla başlatılan operasyona maalesef ‘yerli’ olan çok sayıda işletme, şirket, üretici, ithalatçı, market sahipleri de katkı sağlamaktalar. 70’li,80’li yıllardan hatırladığımız ‘fırsatçılık’, ‘stokçuluk’ gibi kavramlar yeniden hayatımıza girdi.

Peki neler yapılmalıdır?

Ahlaksızların halkın cebine göz dikmesine karşı bir an önce önlem alınmalı. Basit cezalarla bu hilelerin önüne geçilemez. Acilen ağır cezalar getirilmeli…

Ülkemizin geleceği adına hayati önem taşıyan ‘katma değeri’ olan yerli ürünlere ağırlık verilmesi hususunda henüz çok yetersiz durumundayız. Bu konuda daha yapılması gereken çok iş, alınması gereken çok mesafemiz var!

Erdoğan liderliğindeki AK Parti Hükümeti’nin hakkını da vermek gerekiyor. Zira katma değeri olan yerli ürün konusunda son yıllarda epeyi yol aldık. Türkiye’ye "Atak Helikopteri, Altay Tankı, İHA, SİHA" gibi çok sayıda askeri alanda kullanılan ürünü ülkemize kazandırdılar. Askeri alanda geliştirilen çok sayıda yerli ürünlere karşın diğer alanlarda aynı başarı maalesef sağlanamadı.

Ülkesini seven herkes, ülkenin kalkınması ve 54 milyar 560 milyon dolar civarlarında seyreden cari açığın kapanması için katma değeri olan ürünlerin üretimine ve ihracının sağlanmasına ağırlık vermeli. Daha çok üretmeli, daha az tüketmeliyiz.

Ülkemizin başına kabus gibi çöken kur artışının önüne geçilebilmesi için ne yapılması gerekiyorsa zaman kaybetmeden hayata gerilmelidir. Bu konuda gerektiğinde radikal kararları almaktan imtina edilmemelidir.

Hükümetin kamuda israfın önlenmesi için başlattığı tasarruf tedbirleri alınması kararı olumlu bir gelişmedir. Umarım sadece lafta kalmaz ve başarıyla hayata geçirilir. Bu karara 80 Milyon vatandaş olarak bizlerde katılmalıyız.

 Pazar ve marketlerde yangın devam ediyor. Bu yangın ne kadar daha süreceği kestirilemiyor!

Millet ‘şimdilik ‘daha çok, fırsatçılara, stokçulara, fahiş zam yapan marka, üretici ve market sahiplerine tepki duyuyor. Ancak döviz kurunda yaşanan artışın çok üzerinde zamlar yapan fırsatçı ve stokçularla daha ciddi ve kapsamlı mücadele yapılmasa tepkilerin hedefi iktidara yönelmesi olasılığını göz ardı etmemek gerekiyor.

16 yıldır Erdoğan’a hayranlığını ve bağlılığını ifade ettiklerini bildiğim çok sayıda kişinin son zamanlarda parti teşkilatları ile belediyelerde yaşanan olumsuzluklardan ve hayat pahalılığından oldukça rahatsızlar. Ne olursa olsun AK Parti ve Erdoğan’ın yanındayız anlayışı artık eskisi kadar güçlü değil.

2019’da Mahalli Seçimlerine az bir süre kala vatandaşın cebine dadanan sahtekarlar ile kur artışının durdurulamaması, telafisi zor kayıplara neden olacaktır.

Umarım hükümet bu yangını söndürmeye muvaffak olur. Aksini düşünmek bile istemiyorum!

MEHMET ZENGİN

28/09/2018

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mehmet Zengin - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

Hidayet - Kesinlikle size katılıyorum. Erdoğan ve AK Parti hükümeti hiç bu kadar zor bir durumda kalmamıştır! Bunu da atlatmayı ve ekonomik göstergeleri tekrar olumluya çevirmeyi başaramasa akıbeti hiç de iyi olmayacak.

Yanıtla . 2Beğen 01 Ekim 16:27
01

Serkan - Savaşa savaştan önce hazır olmak gerekir. Savaş başladıktan sonra alınan tedbirler ancak yangını geçici yatıştırır. Üreten bir toplum olmadan sadece inşaat sektörüne yatırım yapılmanin neticesi ve sonucunun buraya varacağını kestirememek bence mümkün değildir burda çıkar ve kolay kazanca dalan insanların bence bu stokcu denilen kimseleri şimdi suçlaması kendi ülkelerini menfaatlerine değişmis asil hainlerin kendilerini örtmeye yönelik politikadan başka bisey değildir.

Yanıtla . 1Beğen 28 Eylül 22:41

Anket Hangi haber sitesini daha sık takip ediyorsunuz?