İZALE-İ ŞUYU(ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ) DAVASI

Halk arasındaki ifadesi ile izaleyi şüyu davaları olarak bilinen paydaşlığın giderilmesi davaları ülkemizde daha çok taşınmaz mallardaki ortaklıkların giderilmesi için açılan  davalar olsa da bir kısım taşınır mallar için de açılan bir dava türüdür.Hukuk Usulü muhakemeleri kanunu 316-a hükmü gereğince sulh hukuk mahkemesinin görevine giren işler basit yarılama usulüne  tabidir.Basit yargılama usulünü daha da somutlaştırmak gerekirse;bu dava yöntemine göre dava ve cevap dilekçesinden sonra cevaba cevap ve karşı cevap dilekçesi verilemeyeceği gibi ;iddianın ve savunmanın genişletilemeyeceği yasağı da  dava ve cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesinden sonra başlar.

İzaleyi şüyu davasında yetkili mahkemeyi ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu “Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki” başlıklı 12. Maddesinde; taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesini kesin yetkili olduğunu hükmetmiştir. Hakkında paydaşlığın giderilmesi davası açılacak olan taşınmaz hangi il ya da ilçe sınırlarında ise o yer sulh hukuk mahkemesi yetkilidir. Bazı durumlarda taşınmazın tapu taydı taşınmazın bulunduğu yerde değil başka bir il ya da ilçe de bulunuyor olabilir. Bu durumda kanunun açık hükmü uyarınca tapu kaydının bulunduğu yer mahkemesi değil taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. 

Paydaşlığın giderilmesi davalarının birden fazla taşınmaz hakkında açılması da hukuken mümkündür. Ancak dava açılacak taşınmazların hepsinin aynı il ya da ilçe sınırları içinde bulunmaması durumunda HMK m 12/I hükmüne göre ayrı yerlerde ayrı dava açılmasına gerek yoktur. Aynı maddenin son fıkrasına göre bu davalar, birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğerleri hakkında da açılabilir. HMK m. 12/III hükmü, hakkında paydaşlığın giderilmesi davası açılacak olan taşınmazların farklı yerlerde olması durumunda usul ekonomisinin sağlanması için bir tanesinin bulunduğu yer de diğerleri hakkında da dava açılabileceği imkânını getirmiştir. 

Medeni Kanun’a göre izaleyi şüyu davası açılamayacak haller ise;TMK m. 698/I’e göre paydaşlığın giderilmesi davasının açılabilmesi için hakkında dava açılacak olan taşınmazın hukuki bir işlem gereğince veya sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmaması gerekir. Bu madde de ifade edilen hukuki işlemler Kamulaştırma Kanunundan, toprakların birleştirilmesi ve tarımda verimin sağlanması amacıyla çıkartılan kanunlardan ya da paydaşların kendi aralarında yaptıkları paydaş sözleşmesinden kaynaklanabilir. Bu ve benzeri hukuki durumların varlığı halinde paydaşlığın giderilmesi davası açılamaz. 

İntifa hakkı sahibinin o mal hakkında paydaşlığın giderilmesi davası açabilmesi için hakkında dava açılacak malda paydaş sıfatı taşıyor olması gerekir. Eğer paydaş sıfatı taşımıyorsa bu davayı açamaz. 

İzaleyi şüyu davasını açma hakkı  dava konusu gayrimenkülün paydaşlarına aittir. Türk Medeni Kanunu 698/I’e göre paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir. Bu maddeye göre paydaşlığın giderilmesi davası açabilecek kişiler taşınmaz malın paydaşı olan kişilerdir. 

Bunun dışında paydaş olmayan hazine, belediye, il özel idareleri gibi tüzel kişilerinde bu davayı açma hakları bulunmaktadır. TMK m. 501’e göre mirasçısı olmaksızın ölen murisin mirası devlete geçer. Devlete geçen miras içinde hisseli mallar varsa hazine bu malların tasfiyesi için diğer paydaşlara paydaşlığın giderilmesi davası açabilir. Diğer paydaşların açacak olduğu paydaşlığın giderilmesi davasında da hazinenin davalı olarak gösterilmesi gerekir. Benzer durum Türk Vatandaşlığı Kanunu’na göre vatandaşlıktan çıkartılan kişinin tasfiye edilecek malları, 6183 sayılı AATUHK’a göre devlete borcu olan kişilerin malları, belediyelerin vatandaşla ortak olduğu mallar ve borçlu şahısların iflas idaresinin yönetimine bırakılmış malları içinde geçerlidir. 

Ölü paydaşa izaleyi şüyu davası açılması durumunda davayı;ölen paydaşın mirasçıları yönetir.18 yaşından küçük bir paydaşın olması durumunda ise bu dava;küçüğün velisine açılır.

Davalı paydaşlardan biri ya da bir kaçına davanın açılmasından sonra tebligat yapılamaz ve tebligat yöntemlerine göre kendisine hiçbir şekilde ulaşılamazsa tebligat yapılamayan paydaşa kayyım tayin edilir. Bu durumda kayyım tayini 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun hükümlerine göre yapılır. Bu kanunun amacı kendisine ulaşılamayan paydaşın paydaş olduğu malda hazinenin menfaatinin korunmasıdır.

Paydaşlığın giderilmesi davalarında karşılaşılan en önemli hukuki durumların başında usul hukukunun bekletici sorun olarak isimlendirdiği durumlar gelir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 165. maddesine göre; 

Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.

Bir davanın incelenmesi ve sonuçlandırılması başka bir davanın veya idari makamın çözümüne bağlı ise mahkeme, ilgili tarafa görevli mahkemeye veya idari makama başvurması için uygun bir süre verir. Bu süre içinde görevli mahkemeye veya idari makama başvurulmadığı takdirde, ilgili taraf bu husustaki iddiasından vazgeçmiş sayılarak esas dava hakkında karar verilir.”

Bu hukuki durumların bazıları aşağıda örnek olarak sayılmıştır. 
Tapu kaydının düzeltilmesi,
Kadastro tespitinin iptali için açılan dava,
Kadastro tespitinin kesinleşmesinin beklenmesi,
Taşınmazın hibe edildiğini iddia eden davalının tescil işlemini yaptırması,
Dava dosyasına sunulan tapu kayıtlarının farklı olması üzerine tapu iptal davasının açılması,
Tapu kaydındaki miktar ile arzdaki miktarın farklı olması,
Tapuya kayıtlı olmayan bir kısım payın tescili,
Paydaşlar arasındaki tapu iptal davaları,
Birbiriyle çelişen mirasçılık belgelerinin dava dosyasına verilmiş olması,
Önalım davasının (şufa davası) varlığı,
Şuyulandırılan taşınmazların tapuya tescili,
Satış vaadi senedi sonucu açılan davalar, 
Tapudaki isimlerin farklılığı,
Tapudaki paylar toplamının taşınmazın tamamını kapsamaması,
Paydaşlıktan çıkarılma davası,


 PAYDAŞLIĞIN GİDERİLMESİ DAVALARININ KONULARI:

Paydaşlığın giderilmesi davalarının konularını;
Tapuya kayıtlı taşınmazlar,
Sicile kayıtlı gemiler,
Özel yol olarak tapuya kayıtlı olan parseller ve su yerleri,
Taşınırlar, 
Gecekondular,
Tahvil, tasarruf bonosu ve markalar,
Para ve alacaklar oluşturur. 

Bir taşınmaz hakkında paydaşlığın giderilmesi davası açılabilmesi için o taşınmazın tapuya kaydının olması gerekir. Tapusuz taşınmazlar hakkında paydaşlığın giderilmesi davası açılamaz. Tapuya kaydı olmayan bir taşınmaz hakkında paydaşlığın giderilmesi davası açılmak isteniyorsa öncelikle o taşınmazın tapuya kaydının yapılması gerekir. 

TMK m. 699/I’e göre davacı ve davalı malın aynen bölüşülmesi yoluyla ya da arttırmayla satılarak bedelin bölüşülmesini talep edebilirler. Aynen bölüşülerek malın paylaşılmasının mümkün olup olmadığı ayrıca mahkemece incelenir. Eğer aynen bölüşme mümkün ise taraflardan biri de aynen bölüşme konusunda talepte bulunmuşsa satış yoluyla paydaşlığın giderilmesine karar verilemez. Eğer aynen bölüşme taşınmazın durumuna göre mümkün değilse davacı sadece aynen bölüşme talep etmiş, davalı ise satış yoluyla bölüşülmesini talep etmişse davalının talebi doğrultusunda satış yoluyla paydaşlığın giderilmesine karar verilebilmektedir. 

Paydaşlığın giderilmesi talep edilen taşınmazın aynen bölüşülmesinin mümkün olup olmadığı mahkemece araştırılacağı için yürürlükteki Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 111. maddesine göre terditli dava (kademeli dava) açılarak öncelikle paydaşlığın aynen bölüşülerek giderilmesi, taşınmazın durumunun buna izin vermemesi durumunda paydaşlığın satış yolu ile giderilmesi birlikte istenebilir. Bu durumda aynen bölüşülme talebi asli, satış yolu ile giderilme talebi ise feri taleptir. 

Aynen bölüşme yoluyla bir taşınmazda paydaşlığın giderilebilmesi için öncelikle taşınmazın tapu kayıtlarının ve eğer varsa çaplarının getirtilip incelenmesi ve bu kayıtların taşınmazla uyuşup uyuşmadığının araştırılması için de taşınmaz üzerinde keşif yapılması gerekir. Tapu kayıtlarında düzeltilmesi gereken bir durum varsa yukarıda incelediğimiz bekletici sorun olarak düzeltilmesi beklenmelidir. Bundan sonra paydaşlığın giderilmesi istenen taşınmazın yürürlükteki kanun ve yönetmeliklere göre aynen bölüşme yoluyla paydaşlığının giderilmesine uygun olup olmadığının araştırılması gerekir. 

TMK m. 699/III hükmüne göre “Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa açık artırmayla satışa hükmolunur. Satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi, bütün paydaşların rızasına bağlıdır.” Paydaşlığın giderilmesi davası açılan taşınmazın yukarıda açıkladığımız koşullara göre aynen bölüşme yoluyla paydaşlığının giderilmesine karar verilemiyorsa paydaşlığın taşınmazın açık arttırmayla satışa sunulması yoluyla giderilmesine karar verilir. 

Herkesçe merak edilen en önemli konu ise;satış parasının nasıl paylaştırılacağıdır.Satış parası;paydaşlara hisseleri oranında dağıtılır.Dava konusu mal miras yoluyla kalmışsa veua elbirliği mülkiyetindeyse  pay tespiti mirasçılık belgesindeki oranlara göre belirlenir.

Davacı açmış olduğu paydaşlığın giderilmesi davasından HMK m. 307 ve devamı maddelerine göre feragat etme hakkına sahiptir. Ancak paydaşlığın giderilmesi davalarında davacı davasından feragat etse bile davalı davaya devam ederek davayı paydaşlığın giderilmesi talebi ile sonuçlandırabilir. Diğer dava çeşitlerinde feragat tek başına hüküm ve sonuç doğurduğundan davalı davaya devam edememekle birlikte paydaşlığın giderilmesi davalarında davalının davaya devam etme hakkı bulunmaktadır;feragatin bu davada bir fonksiyonu bulunmamaktadır. Bu sebeple dava açılırken davacı kendi eliyle durduramayacağı bir hukuki süreci başlattığını bilmek durumundadır

Av. DİLARA ÖZKUL

                                                                                                       av.dilaraozkul@gmail.com



# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Dilara Özkul - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Hangi haber sitesini daha sık takip ediyorsunuz?