‘ABD-Türkiye stratejik ortaklık-dostluk safsatası çökmüştür’!

İki ülke arasında, tarihin hiçbir döneminde iki eşit ortaklık veya dostluk olmamıştır. İlişkiler ABD ve küresel aktörlerin tek taraflı çıkarı ve istekleri çerçevesinde gelişmiştir.

Türkiye, ne zaman ABD ve onu yöneten asıl güç olan ‘küresel aktörlerin’ istek ve emirlerini yerine getirmiş,”eyvallah paşam”, “baş üstüne ağam”,”emrin olur” yaklaşımını göstermiş; ilişkiler olumlu olmuştur. Lakin Türkiye ne zaman kendi çıkarını gözeten bağımsız bir dış politika icra etmiş, o zaman ABD gerçek yüzünü ortaya koymuştur. Elinden gelen tüm düşmanlığını göstermiştir.

  1974’deki Kıbrıs Barış Harekatı buna verilecek en iyi örneklerden biridir. Kıbrıs Barış Harekatı adı altında yaptığımız müdahale ve ardından ABD’nin emrine rağmen askerimizi çekmememiz gerekçesiyle ABD Kongresi silah ambargosu kararı almış ve uygulamıştır.

 1 Mart Tezkeresi’nin meclisten geçmemesi ile ABD büyük bir hayal kırıklığına uğramıştı. Türk hava sahasını, liman ve topraklarını kullanamayan ABD Irak işgali sırasında büyük bir başarısızlığa uğramış ve ağır bir ekonomik ve sosyal fatura ödemek zorunda kalmıştır. ABD bunun intikamını da Süleymaniye baskınında, ABD’liler Türk Özel Kuvvetleri’ne mensup, üçü subay, sekizi astsubay on bir Türk askerini gözaltına alıp; başlarına ‘çuval’ geçirmesi ‘ABD’nin ‘dostluk’ göstergesinin başka bir örneğiydi.

 Sovyetler Birliğin’nin çöküşünden sonra dünyada tek süper güç olan ABD, arkasına aldığı küresel aktörlerle birlikte sadece Türkiye’yi değil tüm dünyayı yaşanmaz hale getirdi. İslam dünyası ve üçüncü dünya ülkelerinin yer altı kaynaklarını sömürdü. Ülkeleri işgal etti. İşgal ettiği ülkelere iç savaş, kaos, kan, gözyaşı, açlık ve sefalet getirdi. Tüm dünyayı tehdit ve şantajla hizaya çekti. Kendisine itiraz edenlere ekonomik ve askeri gücünü kullanarak cezalandırdı.

 Bugün yaşananları da aynı minvalde değerlendirmek gerekir. Geçmişte Kıbrıs Barış Harekatı gibi çok nadir görülen istisnalar dışında çoğunlukla emir alan, ABD’nin çıkarlarını gözeten bir Türkiye vardı. Böyle bir ülke makbul bir ‘ortak’, iyi bir ‘dost’ olarak görülmüştür. Erdoğan’ın ilk yıllarını da bu bağlamda görüyorum.

 Erdoğan’ın “One Minute” çıkışında hedef sadece katil İsrail devletinin Cumhurbaşkanı değildi. Erdoğan’ın bu çıkışı aslında bir isyandır! 

Dünya’nın mazlum coğrafyasında on yıllardır yaşatılanlara bir isyan. Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda ‘dünya beşten büyüktür’ çıkışı da aynı düşüncenin ürünüydü.

Erdoğan’ın “One Minute” çıkışı aslında yeni bir dönemin başladığının işaretiydi. Türkiye, ‘one minute’ ve ‘dünya beşten büyüktür’ çıkışıyla, geçmişteki gibi ABD ve küresel aktörlerin menfaatini gözeten değil, kendi menfaati ve İslam dünyasının çıkarlarını önceleyen yeni bir politika geliştirme kararlığının ilanıydı.

İşte ne olduysa bundan sonra oldu!

ABD, Türkiye’ye yönelik üste belirttiğim hususlar dışında, çoğunlukla ihanet içinde bulunan medyanın katkısıyla kamuoyuna yansımayan, gizli-saklı operasyonlara imza atmıştır. PKK’ya silah verdiği halde inkar etmesi, gemimizi kasıtlı vurduğu halde kaza süsü vermesi, 27 Mayıs, 12 Eylül ve 28 Şubat darbelerin arkasındaki azmettirici olduğu halde ‘asker yönetime el koydu’ şeklinde yansıtılması yüzlerce örnekten sadece bir kaçıydı. 

Adnan Menderes’i astıran, Turgut Özal’ı zehirleten, Erbakan’ı darbe ile alaşağı eden güç de aynı güçtü. Maşa kullandıkları için kendileri hep Türkiye’nin ‘stratejik ortağı-dostu’  algısını yaşatmayı başarmışlardır.

Erdoğan’ın “One Minute” çıkışı ve ‘dünya beşten büyüktür’ isyanı yeni Türkiye’nin ayak sesiydi. Erdoğan kağıt üzerinde olan ancak uygulamada hiç olmayan ‘stratejik ortaklığın’ ve ‘dostluğun’ gerçek anlamıyla hayata geçirilmesini talep etmesi, küresel aktörlerin ve onların kuklası olan Trump’ı çileden çıkardı!

Kontrol edilemeyen, söz dinlemeyen ve kendi ülkesi ile mazlumların menfaati doğrultusunda icraatlar yapan Türkiye ve lideri Erdoğan mutlaka durdurulmalıydı!

Türkiye;

- ABD’nin düşman ilan ettiği ve ambargo uygulanmasını istediği İran ile yakınlaşması…

Türkiye’nin Rusya ile iyi ilişkiler geliştirmesi…

- Rusya’dan S-400 füze sistemi alması…

-Suriye’de ABD’nin YPG/PYD terör örgütüne verdiği kapsamlı desteğin Türkiye tarafından düşmanlık olarak ilan edilmesi…

 -Terörist başı Gülen’in iade edilmesi için sürdürdüğü mücadele…

-ABD’nin sınırımızın ötesinde terör koridoru oluşturmak için desteklediği terör örgütlerine yönelik gerçekleştirdiği ‘Fırat Kalkanı’ ve ‘Zeytin Dalı’ operasyonları…

 - 15 Temmuz Darbe girişiminin arkasında ABD’nin bulunduğunun deşifre olması…

-Katar’a yönelik ABD öncülüğünde Arabistan, Bahreyn gibi ülkelerin gerçekleştirmeye çalıştıkları darbe girişimine Türkiye’nin asker göndererek engel olması…

- Suriye’de siyasi çözüm için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin inisiyatif alarak çözüm aramaları…

-Türkiye’nin gerek ekonomik, gerekse askeri olarak güçlenmeye devam etmesi...

VE..

PKK ve FETÖ terör örgütleri ile iş tutarak Türkiye’nin diz çökmesi için mücadele veren sözde rahip ajan Rahip Brunson’un ve ABD konsolosluk çalışanlarının tutuklanması, ABD’nin karizmasının çizilmesine neden oldu.

Fiyakası bozulan ABD, Türkiye’ye ‘haddini’ bildirmek için geçmişte olduğu gibi maşa kullanmayı tenezzül dahi etmedi. ABD, başta başkan Trump olmak üzere devletin tüm kurumları ve yöneticileri ile savaşta aktif olarak sahadalar.

ABD kartlarını açık oynuyor artık. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'e yaptırım uygulama kararı, Senatosu'nun Türkiye'ye F-35’lerin satışının durdurulması kararı, Türkiye’den alınan çelik ve aliminyuma ek vergiler getirmesi ve Dolar’ı rekor seviyede yükselterek Türkiye’yi dize getirmek istiyor.

Rahip Brunson’un iade edilmesi sonucu değiştirmeyecektir. Zira iddia edildiği gibi Türkiye’ye yönelik başlatılan ekonomik ve siyasi saldırıların nedeni Rahip Brunson değildir. Mesele tam bağımsız Türkiye’yi durdurmaktır. Mesele; söz dinlemeyen, küresel aktörlerin menfaatine uygun hareket etmeyen bir ülkenin ve liderinin susturulması meselesidir!

Takke düştü kel görüntü! ABD yıllardır sakladığı gerçek yüzünü açık etti. Domuzdan post, gavurdan dost olmayacağı hakikati bir kez daha ayan beyan ortaya çıktı. Bundan böyle bu gerçeği göz ardı etmeden yolumuza devam etmeliyiz.

Zaten başımıza gelenlerin temel nedeni de bu değil mi?

“ Ey iman edenler!  Mü'minleri bırakıp da, kâfirleri dost edinmeyin; (bunu yaparak)  "-Sen onların dinine tabi olmadıkça ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar senden razı (ve hoşnud) olmazlar.  "-Hepiniz birden Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın, asla ... Sizden kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin kendileridir.” Ayet-i kerimede bize 1400 yıl önce haber verdiği bu gerçeği artık baş tacı edelim ve ABD ile Türkiye arasında stratejik dostluk safsatasını devlet yönetimimizden çıkaralım. 

Evet düşman çok güçlü!

Saldırı çok büyük!

Ama biz bu zor süreçleri hep başarıyla atlatan bir milletiz. Şunu aklımızdan çıkarmayalım. Çanakkale’de de düşman çok güçlüydü, Kurtuluş Savaşı’nda da!

Yakın tarihte 15 Temmuz’da gösterdiğimiz destansı mücadele ruhu bizde var oldukça bize hiçbir güç diz çöktüremeyecektir. Yeter ki bu ruhu kaybetmeyelim.

Düşman er veya geç bu ruhun karşısında yenilecektir. Zafer inananların olacaktır.

MEHMET ZENGİN

18/08/2018

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mehmet Zengin - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

06

Hidayet - ABD-Türkiye ilişkisi anca bu kadar iyi analiz edilebilirdi!

Yanıtla . 0Beğen 19 Ağustos 14:49
03

Türkmen - Gerçekler bu yazıda elinize sağlık

Yanıtla . 1Beğen 18 Ağustos 13:52
04

Mehmet Zengin - @Türkmen 03 nolu yoruma cevabı: Eyvallah kardeşim!

Yanıtla . 0Beğen 19 Ağustos 14:00
01

Ayhan yağız - Dostum yine en güzel yazılarından birini kaleme almışsın. Yazdıklarına imza atıyorum.

Yanıtla . 3Beğen 18 Ağustos 11:22
05

Mehmet Zengin - @Ayhan yağız 01 nolu yoruma cevabı: Eyvallah dostum. İlgin için de ayrıca şükranlarımı iletiyorum.

Yanıtla . 0Beğen 19 Ağustos 14:01

Anket Hangi haber sitesini daha sık takip ediyorsunuz?