Başkanlık Sistemi'nin ilk kabinesinde öne çıkanlar…!

24 Haziran seçimleri ile birlikte fiilen ‘Başkanlık Sistemine’ diğer bir ifadeyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş yaparak Parlamenter Sistemini hayatımızdan çıkarmış bulunuyoruz.

Yeni sistemin ilk kabinesini Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'deki Külliye'de açıkladı. Yeni kabinede beklediğim birkaç ismin yanı sıra sürpriz isimlerle de karşılaştım. Birçok kişi gibi ben de Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu ve İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’nun yeniden kabinede yer alacaklarını bekleyenlerdendim. Zira her iki isim de 65.Hükümet döneminde görevlerini başarıyla yerine getiren bakanlarımız olarak öne çıkmışlardı.

Türkiye’nin, Erdoğan ile birlikte başlattığı kalkınma hamlelerinden ve dünyanın en gelişmiş 10 ülkesi olma yolunda atılan adımlarla birlikte 3. Havalimanı, Sinop ve Akkuyu Nükleer Santralleri, Kanal İstanbul gibi tamamlanan veya önümüzdeki süreçte tamamlanması planlanan onlarca büyük projenin yanı sıra; Savunma Sanayi Müsteşarlığı bünyesinde yürütülen ve içerisinde “Türkiye'nin ilk milli savaş gemi projesi MİLGEM, Altay Tankı, Atak helikopteri gibi bir kısmı başlatılan 600 dev projeden rahatsızlık duyan küresel aktörlerin güdümündeki ülkeler, terör örgütleri ile onların içerideki ‘tetikçileri’ vasıtasıyla uzun zamandır sürdüre geldikleri saldırılara karşı eylem ve söylemleri ile dik duran iki yiğit adam olarak halkın gönlünde taht kurdular.

Başkanlık Sisteminin ilk kabinesinde Erdoğan’ın ‘vazgeçilmezleri’ olan bu iki bakanımız dışında;  64,65 ve 66. Hükümet'lerde Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı görevini ifa eden Berat Albayrak Maliye Bakanı oldu.

Kabinede en dikkat çekici atama 29. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın yeni sistemin ilk Milli Savunma Bakanı olmasıydı. 

Süleyman Soylu, Mevlüt Çavuşoğlu ve Hulusi Akar’ın;  İçişleri, Dışişleri ve Milli Savunma Bakanlıklarına getirilmeleriyle:” Uluslararası aktörlerin ve içerideki işbirlikçilerinin ekonomi, finans ve terör örgütlerini kullanarak devam edecekleri saldırılara karşı amansız mücadeleye devam edeceğiz, geri adım atmayacağız” mesajı verilmek istendi.

Eğitimci olarak yeni bakanlar kurulu üyelerinde en fazla ilgimi ve dikkatimi çeken atama Prof. Dr. Ziya Selçuk’un Milli Eğitim Bakanı olarak atanması oldu. Eğitim camiası içinde en fazla şikayet edilen, rahatsızlık duyulan konuya nihayet el atılmış olmasından memnuniyet duydum. MEB’e uzun bir zamandan sonra bir eğitimciye teslim edilmiş olması olumlu bir gelişmedir.

Erdoğan liderliğindeki AK Parti hükümetleri son yıllarda başta sağlık, ulaşım, dış politika, terörle mücadele ve milli savunma sanayi olmak üzere birçok alanda başarılı projelere imza atmıştır. Lakin bir eğitimci olarak üzülerek ifade etmeliyim ki, 15 yıllık AK Parti İktidarlarının en başarısız olduğu alan maalesef talim-terbiyede olmuştur.

6 farklı bakanın yönettiği Milli Eğitim Bakanlığı 15 yılda 5 sistem değişikliği yapmasına rağmen eğitimde “sistem” sorununa deva olamamıştır. Kültürümüze, yapımıza uygun bir “milli eğitim sistemi” adeta deneme-yanılma yöntemiyle bulunmaya çalışılmıştır.

MEB’de, eski Bakanlar dâhil bakanlık üst düzey bürokratın büyük çoğunluğunun eğitimci kökenli olmadığı bir kurumda eğitimde yıllardır yaşadığımız kronikleşmiş sorunlara çözüm bulunabilmesi ve de eğitime yönelik müspet gelişmelerin yaşanması beklenemezdi elbette.

Bir eğitimci olarak yeni bakanımızdan beklentilerimiz oldukça yüksektir!

 Bundan önceki dönemlerde eğitim-öğretimdeki sorunların baş sorumlusu olarak öğretmenlerin görülmesi yaklaşımının sona erdirilmesi; başta ‘sistem’ sorunu olmak üzere birçok kronikleşmiş soruna çözüm bulma gibi çok zor bir görev kendisini beklediğini biliyoruz.

Yeni Bakanımızın en önemli görevi, önceki dönemlerde uygulamaya geçirilen ve öğretmen camiasında büyük rahatsızlık yaratan, öğretmenin zaten yerlerde sürünen itibarını daha da aşağılara çekecek olan “Öğretmen Strateji Belgesi” adı altındaki uygulamayı; öğrenci, veli, meslektaş ve yöneticinin öğretmene not vermesi ile 4 yılda bir “yeterlilikler” sınavına alınmasını öngören  “performans sistemi” ve ‘Alo 147’ gibi isimsiz ihbar hatlarının kurulması uygulamalarıyla kaybolan öğretmen mesleğinin saygınlığını ve itibarını yeniden yükseltmek olmalıdır.

Yeni Bakanımız, öğretmenlerin günah keçisi muamelesi görme anlayışını ortadan kaldıracağına ve öğretmenlerimizin hak ettikleri itibar ve değeri yeniden kazanmalarına yönelik anlayış içinde olacağına inancım yüksektir.

Ümitli olmamın en büyük nedeni ise kendisinin bu camiadan gelmesi ve konuşmalarında daha önceleri şahit olduğum fikirleridir!

Umarım Sayın Bakan, eğitim camiasının beklentilerini karşılamayı başarır ve sukutu hayale uğratmaz!

Tüm kabine üyelerine yeni dönemde başarılar diliyorum.

MEHMET ZENGİN

10/07/2018

                                                                                       

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mehmet Zengin - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Hangi haber sitesini daha sık takip ediyorsunuz?