Dinin Yarısı Sabır, Yarısı da Şükürdür

Muhterem Kardeşlerim…

Dinin yarısı sabır, yarısı da şükürdür.

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Öfke, sinirlenme ve stres zamanındayız. Dolayısıyla evimizde olsun, işimizde olsun, insanlardan gelen sıkıntılara sabredelim. “Sabretmek, ferahlamanın anahtarıdır” Hadis-i Şerifini düşünerek sabretmelidir. Kur’an-ı Kerimin birçok yerinde, “Allah sabredenleri sever” buyuruluyor. Sabır dinin yarısıdır. Diğer yarısı da şükretmektir. Yani gerektiği gibi sabredip şükreden, dinini korumuş olur.

Efendim;

Müminin sağlığı da, hastalığı da iyidir. Hasta olsa sabreder, sevab kazanır. Şifa bulsa, sıhhatli olsa şükreder, yine sevab kazanır. Resulullah Efendimiz, “Müminin her hâline hayret edilir. Çünkü müminin başına sevinçli bir durum gelirse şükreder. Dert, bela gelirse sabreder. Her ikisinde de sevab kazanır” buyuruyor.

Muhterem Okuyucularımız;

Her şeye tez kızıyoruz. Herkes kızar. Dinimizde kızmamak değil, öfkesini yenmek istenmiştir. Dinimizin emirlerine uyup yasak ettiklerinden kaçan öfkesini yener, sabra kavuşur. Dinimiz, yapılması imkansız olan şeyi emretmez.

Hadis-i Şerifte buyuruldu ki:

“Hak Teâlâ, kendini sabretmeye zorlayanı sabretmeye muvaffak kılar.” [Buhari]

Sabrın imanla ilgisi vardır. Peygamber Efendimiz, Eshab-ı Kiramdan bazılarına, “İmanınızın alameti nedir?” buyurdu. Onlar da, “Genişlikte şükreder, darlıkta sabrederiz ve Allahü Teâlâ’nın kaza ve kaderine razı oluruz” diye cevap verince, “Yemin ederim ki siz müminsiniz” buyurdu. Başka bir zaman, “İman nedir?” diye sual edenlere, “Sabırdır” buyurdu. Yine, “Sabrın imandaki yeri, başın bedendeki yeri gibidir. Başsız beden olmayacağı gibi, sabırsız iman da olmaz” buyurdu. Sabretmeyenin imanı zayıf demektir.

Hadis-i Kudside, “Takdirime razı olmayan, belaya sabretmeyen, nimetlerime şükretmeyen, kendine başka ilah arasın” buyuruldu.

Namazını kılan, haramlardan sakınan bir kimse, Allahü Teâlâ’nın sevdiği bir kuldur. Hiçbir zaman, hiçbir şekilde hâlimizden şikâyetçi olmayalım. Her zaman hamd edici ve şükredici olalım. Başkasının sonunu düşüneceğimize, önce kendi sonumuzu düşünelim. Hiçbirimizin sonu belli değil. Evliya zatlar bile hep son nefeslerinden korkmuşlardır. Çünkü insanın nefsi ıslah olsa, insan evliya olsa bile, insanda bir de huy vardır. Bu huy ölünceye kadar bizimle beraberdir.

Bir Hadis-i Şerifte, “Küçük cihattan çıktık, büyük cihada gidiyoruz” buyuruluyor. Burada büyük cihad, nefisle mücadele demektir. Hâlbuki Eshab-ı Kiramın nefisleri mutmainne olmuştu, iman etmişti. O hâlde bu söz, “Biz şimdi huyumuzu değiştirmeye gidiyoruz” demektir. Düşünün ki, insanın genlerinde mesela cimrilik huyu yazılı ise, nasıl ıslah edilebilir? Bu huy, her an patlamaya hazır bir bomba gibidir. Dolayısıyla, hiçbir mümin, vücudun genetik yapısındaki bu huyların bir anda patlaması riskinden dolayı son nefesten emin olamaz. Çare nedir? Bu huy, uyuz hastalığı gibi bulaşıcıdır. İyilerle beraber olan iyi huylu, kötülerle beraber olan kötü huylu olur. Kurtulmak isteyen, önce huyunun kötü olduğunu kabullenmeli. “Ben iyi huyluyum” dedikten sonra nereye giderse gitsin, hiç faydasını görmez. Huysuz olduğunu kabul edip sonra da kendisine ihlâslı, sâlih arkadaşlar bulması lazımdır. Bu arkadaşlarındaki güzel huylar yavaş yavaş ona da geçer ve böylece zamanla huyu düzelir.

Sabır üç çeşittir:

1- Belaya sabır,

2- Din bilgilerini öğrenirken ve ibadetlerini yaparken sabır,

3- Günah işlememek için sabır. Hadis-i Şerifte, (Belaya sabredene üç yüz, ibadet yapmaya sabredene altı yüz, günah işlememeye sabredene ise, dokuz yüz derece ihsan edilir) buyuruldu.

Belaya sabır hakkında Hadis-i Şeriflerde buyuruldu ki:

“Allahü Teâlâ buyurdu ki: "Bedenine, evladına veya malına bir musibet gelen, Sabr-ı Cemille karşılarsa, kıyamette ona hesap sormaya hayâ ederim.” [Hakim]

“Nimete kavuşunca şükreden, belaya uğrayınca sabreden, haksızlık yapınca af diler, zulme uğrayınca bağışlarsa, onlar emniyet ve hidayettedir.” [Taberani]

“Hoşlanılmayan şeye sabretmekte büyük hayır vardır.” [Tirmizi]

“Bir gece başı ağrıyan, Allahü Teâlâ’dan geldiği için buna razı olup sabrederse, yeni doğmuş gibi günahlardan temizlenmiş olur.” [İbni Ebiddünya]

“Sevmediklerinize sabretmedikçe, sevdiklerinize kavuşamazsınız.” [İ.Maverdi]

Kur'an-ı Kerimde mealen buyuruldu ki:

“Ey iman edenler, sabredin, sabretmekte birbirinizle yarış edin!” [A.İmran 200]

“Güzel sabret!” [Mearic 5]

Güzel sabır, gelen belaya razı olup, açıklamamak ve şikayette bulunmamak demektir. Güzel sabreden, dünya ve ahirette kurtuluşa kavuşur.

Hadis-i Şerifte buyuruluyor ki:

“Acıya sabredip uğradığı felaketi gizlemesi ve kimseye şikayet etmemesi, kişinin Allahü Teâlâ’yı iyi tanımış olmasındandır.” [İ.Gazali]

Allahu Teâlâ cümlemizi her haline şükreden, her musibete sabreden, Kendisine layık Kul, Habibine layık Ümmet eylesin. (Amin)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Müslüm ABACI - Mesaj Gönder

# KAZA


Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?