Gençliğin Çağrısı

Modern çağın gerektirdiklerince çocuğu gelecekteki hayatta yaşayacağı ataklara alıştırabilmeye, öncelikle ebeveynlere görev düşmektedir. Umumiyetle toplum çerisindeki başarı veya başarısızlıklarıyla ne şekilde baş edebileceğini öğretebilmek tecrübeyle sınansa da geçmişten öğreti almış büyüklerle istişare olası geri dönüşü olmayan hataları önleyecektir. Zamane gençlerimizin global yenilikçi toplumsal fikir ve düşüncelere kapılarak bunu görmezden gelmeleri kendilerince üstünlük gibi algılansa da üzücü bir şekilde takipçisi olmaktayız.

Bazı ailelerce çocuklarına ileride yardımcı olabilecek husumetleri karşılarına alıp anlayacakları uslüble bilgilendirmelerinde geç kalmaları da cabasıdır. Her ne sebeple olursa olsun dünyaya gelen evlatlarımızı sahiplenerek olumlu olumsuz hayatın getireceklerinden haberdar etmek vazifemizdir. Gençlerimizi modern çağın getirdiklerinden istifade edebilmelerini sağlarken gözetim altında tutarak faydalı olabileceklerinin ayrıştırılarak yaşamlarına katmaları gerektirdiğini ve kendilerinin yaşamsal özgünce kullanabileceğinin farkına varmaları sağlanılarak tam bir ciddiyet ve dikkatle sürdürülebilmeleridir.

Her yaşanmışlığın kendince görev ve yetkilendirilmeleri olduğu varsayarak olası zamanın getireceği toplumsal olayların ne şekilde üstesinden gelebileceğini, deneyimli insanlardan öğrenilmelidir. Çevremizde eleştirilsel olsa gençlerimizin öncelikle kendilerine saygısı, çevresine saygısı olmadığını dillendirsek de kanaatim burada biz ebeveynlerin gözden kaçırdıklarımızın peşinde yeterince durmadığımızdır. Gençlik net ortamından anında elde ettiklerini hayal ederek yaşamını sürdürürken olası önüne gelen engellerin fedakarlık, zaman, maddiyat istediğini bir zaman sonra anlasa da maalesef geçmişten süregelen sosyal, ailevi, eğitimsel vb sebeplere dayandırılarak yeterince üzerinde durulmadığından kaynakladığıdır.

Kendisini yetiştirmiş olanların karakteristik hangi eksikliğinin farkında olduklarını gözlemliyoruz. Eksikliğini tamamlama çabası gösterebilenlerin zamane uygun bir şekilde kendisine ve topluma faydalı olabilmeyi başarmasından anlamaktayız. Anne ve Babaların çocuklarının tahsiline verdiği öneminin yanı sıra görgü ve iyi alışkanlıklarının da eğitimcileri tarafından yeterince verildiğinin takipçisi olmalılar. Verilen ahlaki eğitimin duygu ve alışkanlıklarında çok büyük bir katkısı olduğu hatta mesleğinin seçiminde büyük rol aldığı gözlemlenmektedir.

Çağın gençliğinde verilemeyenin, öncelikle ailenin ferdi, toplumun bireyi olduğu mamafih kendisine empoze ettirilerek yaptığı yapacaklarının teminatıyla özgüvene sahip daha fazlasını yapmaya cesaret edebilmeyi öğretmedir. İleride iş hayatına, ailevi hayatına, sosyal hayatına katkı sağlayacak bilgilerle donatılarak verimli olabilmeyi öğrenmiş gençlik elde edebilmektir elzem. Eğitimin her şeyin başı olduğu kanaatiyle var olan içerisindeki cevherin boşa olmayıp dolu dolu dışa vurmasına imkan vermeleri sağlanılmalıdır. İçimizdeki o keşfedilmeyi bekleyeni paslanmadan, islenmeden, bozulmadan hem bedenimizi hem zihnimizi çalıştırmamız gerektiğidir.

ARAŞTIRMACI/YAZAR
ÖZLEM DAĞLI

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özlem DAĞLI - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?