Şeriatsız Yaşamak Susuz Bir Şehirde Yaşamak Gibidir

Şeriat-ı Muhammediye kelimenin tam anlamıyla bir hukuk nizamı, adalet ve hakkaniyet mizanı demektir. Kim ki Şeriat-ı Muhammediye'nin safından uzaklaşırsa onun ne tadı ne de tuzu kalır. Şer odaklı dış mihraklar her ne kadar İslam’a ve şeriata karşı şeytani fikirler üreterek kötü bir intiba bırakmak için var güçleri ile çalışsalar da, biz Müslüman milleti olarak her zaman uyanık, daima üstün bir ferasetle karşı durmamız gerekir.

Çünkü bunların her fırsatta Şeriat-ı Muhammediye’nin korkunç birşey gibi göstererek itibarsızlaştırmalarının derdinde olduklarını çok iyi biliyoruz. İmanı kamil olan her mümin, bu tarz oyunlara asla gelmeli. Ne yazık ki bu ve buna benzer çalışmalar bütün cahil veya menfaatperestler tarafından benimsenmektedir. Buda her Müslüman evladı gibi bizi de ciddi derecede üzmektedir...

Bakınız, coğrafyası İslam, milleti Müslüman olan ama dinden, diyanetten bir haber olan insanların artık uyanmaları lazım. Daha nereye kadar batıya uşaklık ederek kendi  milletinizi alaşağı edeceksiniz?

Bakın ey kral ve kralcıklar, hepiniz bir Tayyip ERDOĞAN kadar dininizi uluslararası konsorsiyumlarda savunmuş olsaydınız, bu gün İslam alemini ve şeriatını da bu kadar kötü gibi gösteremezlerdi. Oysa ki yüce Allah, Ali İmran suresi, 19. Ayetin mealinde şöyle buyurmaktadır; “Allah indinde en yüce din İslam’dır”. O zaman bunca korkaklık niye?

Bakınız, şu sebepten veya bu sebepten, sebep her ne olursa olsun bir anımızı dahi şeriatsız yaşamamamız gerekir. Aksi halde, ciddi depresyonlarla karşı karşıya kalmış oluruz. Aslında Şeriat-ı Muhammediye'nin bir Kur’an-ı Azimüşşan ve Sünneti Seniye’nin bir ana yasası olduğunu idrak etseler, bütün Anadolu insanı gibi onlarda önce vicdanında yaşarlar, ne demek istediğimizi anlayacaklar da ama nerdee?

Bakın, bu küreyi arz sahipsiz değildir! O zaman sahibinin mülkünde, sahibinin hükmünde yaşarsak hak ve hakikati bulmuş oluruz. Onun için şeriatın hükmettiği her yerde haya ile edep, adaletli bir hak hukuk sistemi sirayet ederek bütün insanlığımıza katma değer katmış olur. İşte tam da bunun için kimse şeriattan korkmasın. Hatta şeriata o kadar sımsıkı sarılsın ki şeriatı öcü gibi gösterenler korksun...

Evet, ulusumuzda Cumhuriyet hakim olduğundan bu yana her ne kadar resmi mecralarımızda şeriat hükmü esas olmasa da bir çok Anadolu insanının vicdanında şeriatın hükmü hep vardır. Zaten o vicdanda olmasaydı, halimiz nice olurdu. Hele bir de şu dinden diyanetten uzaklaşan ve Müslümanlıktan da dem vurarak mangalda kül bırakmayanlar, her ne hikmetse şeriat sözünü duyunca da cin çarpılmışa dönüyorlar...

Ya hu bu nasıl bir Müslümanlık anlayışınız var hala anlamış değilim doğrusu. Bakın efendiler, ne şeriatsız İslam ne de iman edilmemiş din olur. Şayet iman da ettiyseniz, o zaman şeriattın hükümlerini de yerine getirmekten mükellefsiniz. Aksi halde yarın Ruzi mahşerde ilahi adaletin karşısında hesaplar çetin olur...

Bakınız, yaklaşık iki asırdır çeşitli entrika ve senaryolarla türlü türlü fırıldaklar çeviren ve algılar üreterek insanların beynini karıştıranlar, kendini her ne kadar Müslüman gibi tanımsalar da onlar şeriatı Muhammediye'yi kabul etmedikleri sürece kelimenin tam anlamıyla iman etmiş olamazlar...

Çünkü hak ile batıl, necaset ile pak su aynı kapta barınmayacağı gibi, iman ile imansızlıkta aynı kalpte barınmaz. Onun için İslam güneşini balçıkla sıvamaya çalışanları bir kez daha tefekküre davet ediyorum.

İla ahiri kelamımızın son hulasası olarak yüce Rabbim cümlemizi mahşer gününde livanul hamd sancağın altında buluşmayı nasip eylesin. Selam ve dua ile huzur içinde kalın selametle...

“SAYGILARIMLA WESSSELAM”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdullah TAŞKIN - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.

01

Selahaddin Akdemir. - Abdullah bey makalenıizi. Okudum cok etkıilendim. Harka yazmlşsın yrbrik ederim sizi canı gönülden ktlarım sevgilerimle

ölnbeı.zı

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Ekim 12:11


İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?