İlimsiz Mekanların Yegane Muallimi, Şeytan Laindir...

Evvela fahri kainat efendimiz ve hocaların hocası olan ilk muallimimiz ve yüce dinimizin efendisi Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.)’a binlerce salat ve selam olsun.

İlim ve eğitimin yaş sınırın olmadığını bizlere bildiren atalarımız derdi ki “İlim eğitimi, beşikten başlar mezara kadar devam eder.”

Böyle güzel sözler ile bizlere meşale olan bütün geçmişlerimize rahmet olsun. Zümer suresi, 9. Ayet-i kerimesinde mealen, “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu ?” diye, ilimin ve eğitimin ne kadar önemli olduğunu yüce Allah, ayeti ile bizlere bildirmektedir...

Bakınız, elde edilen her ilim ve eğitimler Allah yolunda eğitilip öğreniliyorsa şayet, bunun ecir bölümündeki hayır ve hasanatın sınırı yoktur. Çünkü o eğitimi veren alimler, Peygamber Efendimizin varisleridirler. Zira ilmin ne kadar önemli bir mecra olduğunu bir çok müfessir ilimin erbaplarından duysakta, Hz. Ali Keremallah’tan rivayet edilen şu söz ne kadar manidar değil mi?

“Bana Bir Harf Öğretenin 40 yıl kölesi olurum” diye rivayet edilen bu söz ne güzel bizi teşvik etmektedir. Çünkü Hz. Ali Keremallah, aynı zamanda Hz. Resulullah'ın şu övgüsüne mazhar olmuştur: “İlmin şehri benim, Ali ise kapısıdır, kim ilim öğrenmek istiyorsa önce Ali'ye gitsin" buyurmuştur...

Bir gün, bir piri fani dede ilim eğitimi gördüğümüz medreseye gelerek, rahmetli hocamıza; geçenlerde bir vaizde dinlemiştim, ilim yolunda çaba sarf eden biri o yolda vefat ederse şehit oluyormuş doğru mu ? diye sorunca, Rahmetli hocamız da "evet Hasan dede aynen öyle." Diye cevap verdi.

"Her kim ki ilim yolunda vefat ederse, onlar şehit oluyor" deyince Hasan dede hiç arkasına bakmadan kalktı ve medreseden ayrıldı, belli bir aradan sonra dedemiz bir elinde Elifba cüzü, diğer elinde bir kutu lokum ile büyük bir coşku içerisinde o ilim dergahına intisab ederek bizimle beraber ders görmeye başladı.

Tabi ki o ilmi öğrenmeye ömrü vefa etmediği için, kısa bir aradan sonra Hasan dedemiz medreseye gelirken yolda vefat ettiğinin haberi gelmesi, hepimizi derinden üzmüştü.

O haber medreseye geldiğinde, hocamız dedi ki "Hasan dede İnşaallah şehittir..." Yüce Allah, her ikisine ve bütün geçmişlerimize de rahmet eylesin...

Evet muhterem okuyucularım ve kıymetli dostlarım, cahil nesiller yerine ehli ilim ve irfan sahibi nesillerin yetişmesinde öncü olursak, Cenab-ı Allah, bizlere ecrini misli ile verecektir. Çünkü ilim ve eğitim gören her muttakinin karşısında, bütün iblisler korkudan tir tir titrer.

Şeytanın en büyük korkulu rüyası kimdir biliyor musunuz ? Tek kelime ile alimler! Çünkü alimler, aynı zaman da cehaletin yok olma sebebidir. İşte tam da bunun için, şeytan lain bile "ben alimin uykusundan dahi korktuğum kadar, bir velinin ayık dolaşmasından korkmam" demiş. Yani sözün hulasası dostlarım, ilmin ve eğitimin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz...

Bakınız, ilmin rengi, dili, ırkı, mezhep ve etnik ayrımı yoktur. Keza ilim Çin'de dahi olsa, gidip öğrenmemiz gerekir. Eğitimini almış olduğumuz branş, dal ve meslek grubu hangisi olursa olsun, kendimize seçtiğimiz o alanda adeta master yapmamız gerekir. Eğer alanımızda en iyi şekilde ihtisas yaparsak, bu aziz millette o ferce sahip çıkacaktır. Her kim ki ilim irfan sahibi olan bütün ilim ve bilim insanlarımıza sahip çıkarsa, Allah Azze ve Celle ona da o ilim derecesince sevap verir.

Onun için bu işin ecri çok büyük kıymetli dostlar. Elinde imkan olan, ilim tahsil eden öğrencilere destek versin ki onların aileleri üzerinde ki yükleri de bir nebze de olsa hafiflemiş olsun. Sizler, o ehli ilim ve irfan sahibi ender şahsiyetlere sahip çıktığında, bu memlekette cahil insan kalmayacaktır. Eğer bir ülkenin çöpçüsü dahi tahsilli ise, hiç korkmayın. Çünkü hiç bir iblisane fikirler o ülkeye girmeye cüret edemez. Şeytanların tek verim aldıkları kişiler, cahil insanlardır...

Bakın şer odaklarına, bütün pis ve çirkin işlerinde kullandıkları insanların çoğu hep cahil okumamış insanlardır. Onun için bol bol sessiz insanları okuyalım. Okuyalım ki ufkumuz açılsın.

Bir Müslümanın evvela tahsil etmesi gereken ilk kitap Kur'an-ı Kerimdir. Sonrasında sünneti seniyeyi aktaran kitaplardır. Akabinde Hayatu sahabe, Siyeri Nebiyi de okuduğunuzda, hiç bir şarlatanın gelipte size dini suistimal ederek yalan algılarla ahkam kesemez. Onun için önce dinimizi, sonra da ne kadar bilim, ilim varsa hepsini öğrenmeliyiz ki başarılı ve ehli vicdan sahibi olmalıyız. Aksi halde şarlatanların maskarası olur gideriz.

Makalemizin hulasasında ki son cümlemizde, Yüce Allah cümlemizi cahil güruhların şerrinden muhafaza eylesin. İla ahiri kelam ile selam ve dualarla huzur içinde kalın selametle...

“SAYGILARIMLA WESSSELAM”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdullah TAŞKIN - Mesaj Gönder

# Dedi


Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?