İsrafı Kendine Reva Görenlerin Akıbetı Hüsrandır

Yediğimiz her lokmadan tutun, aldığımız nefese kadar her türlü müsrifliğin zerresi dahi haramdır. Yüce Allah, mealen “Yiyiniz İçiniz Ama İsraf Etmeyiniz” diye emretmektedir. Özellikle yeme ve içme konusunda ona müteakiben giyim ve kuşamımıza varana kadar şatafatın her türlüsü olan bütün müsrifliklerin hepsi haramdır. Hangi ailede böyle bir müsriflik hasıl olmuşsa, o aile yüce Allah’ın ya sonsuz rahmetinden uzaktır ya da yok olmasına ramak kalmıştır...

Çünkü küfrün ve haramın binası olmadığı gibi olanında hiç bir saltanatlığı baki olmamıştır. Zira şişirilmiş balon gibi oldukları için bir dikenlik canları vardır. Hatta onların o kadar şatafatlıkları kimsenin iştahını kabartmasın. Bilhassa bu halde olanlar, daima küfrü nimet hükmündedirler. Böyle bir kibriyatın vermiş olduğu her türlü fehaşet, onların yerle yeksan olmalarına sebeptir...

Oysa ki eskiden biz çocukken yerde bir ekmek kırıntısını dahi gördüğümüzde, o kırıntıyı kaldırıp üç defa öpüp başımıza koyduktan sonra yenilecek gibiyse zaten yiyorduk ama değildiyse, ayak altında kalmayacak şekilde hayvanlarında istifade edeceği münasip bir yere bırakırdık. Ama şimdi, ya Hafiz ya Allah, maazallah bırakın o saygıyı göstermelerini her gün tonlarca ekmeği direk çöpe atıyorlar. Durum böylede olunca bırakın ailelerin saltanatlıklarını, her türlü israfı kendine reva gören en güçlü devletler dahi olsalar, Allah'ın gazabı karşısında acizdirler. Keza böyle bir israfın içinde olan nice devletler, milletleri ile beraber başka ülkelerin kırıntısına muhtaç olacak kadar perişan duruma geldiler...

Bakınız, bir yanımızda israfın dibi hat safhada iken, diğer yanımızda çöpteki ekmeklerin feryadı ise arşı alayı sallıyor. Hatta öte tarafta da bir asgari ücret ile geçim sıkıntılarını bertaraf etmenin derdinde olanlar, sessiz çığlıklarıyla feryatları arşı alayı inletiyor. Ama duyan yok ki duyanında işine gelmediği için es geçiyor. Tabiki her alanda olduğu gibi istisnalar hariç, hatta bazı duyanlar ise ya din kisvetine bürümüş simsarlık yapan şarlatanların tuzağına düşüyor ve ya kendi nefislerinin vermiş olduğu kibirlenmelerle egosunu tatmin etme derdinde oluyorlar. Aslında İşin aslına bakacak olursak çok güzel duyuyorlar da sırf Allah’ın rızası olduğu için nefislerine ağır geldiğinden dolayı kabullenemiyorlar. Yoksa kim böyle delalete duçar olmak ister...

Gerçi bir gün anlayacaklar ama umarım o günü iş işten geçmiş olmasın. Çünkü öyle bir an hasıl olduğunda, Allah muhafaza yüce Yaradan’ın büyük bir gazabıyla karşı karşıya kalmış olacağız ki oda Azrail aleyhi selamın göğüs kafesimizden canımızı aldığı anda edeceğimiz tövbenin kabul olmayacağı gibi olacak ama iş işten geçmiş olacak. Öyle bir günün şiddetinden yüce Allah’ın merhametine sığınırım. İla ahiri kelamımızın son hulasası olarak Yüce Allah’ın gazabından korkmalıyız, çünkü O, şedidul ikab’tır. Allah azze ve cel, cümlemizi gazabından korusun ve Salih kulların zümresinden eylesin. Selam ve dua ile huzur içinde kalın selametle...
“SAYGILARIMLA WESSSELAM”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdullah TAŞKIN - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Mercek Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mercek Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mercek Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mercek Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Mercek Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (544) 375 03 30
Reklam bilgi

Anket Bize öğretilen tarihimizin doğru olduğuna inanıyor musunuz?